ZORBALIĞIN YAŞI YOKTUR
Günümüzde zorbalık denince akla hep çocukların kavga etmesi, birbirini aşağılaması geliyor, öyle değil mi?
Ama sadece bunlardan ibaret değil maalesef; bazı yetişkinler de bunu yapabiliyor. Tabii ki zorbalayan kişinin de yaşı yoktur, zorbalananın da. Bence bu çok acı. Örnek verelim: Saçına ak düşmüş bir erkeğin veya kadının kendinden yaşça küçük biriyle dalga geçtiğini düşünün; bence oldukça komik. Ve böyle insanlara "yaşlı" (büyük) deniliyor. Evet, yaşlı olabilirler ama bu, insanları zorbalayabilecekleri anlamına gelmez; sadece saçına ak düşmüş veya gençler arasında olan şeyler değil maalesef.
Bu okullarda da çok olan bir şey. Bir öğrencinin başka bir öğrenciyi zorbalaması, fiziki görünüşüyle dalga geçilmesi; mesela "Şuna bak benden cüsseli" veya "Şuna bak zürafa gibi" diye dalga geçildiğini düşünün. Ve bunun sizin olduğunuzu düşünün,oldukça kırıcı olabiliyor.
Maalesef bu okullarda olunca, ikinci evimiz dediğimiz yerde böyle şeyler olması oldukça üzücü olabiliyor.
Bunu bir çocuğa yaptığınızda, onun üzerinde bıraktığı izi tahmin bile edemezsiniz; aynı şekilde bir gence de yaşlıya da aynı etkiyi bırakır. Belki de yaptığınız kişinin travması olursunuz. Ama tam olarak burada devreye giren şey, "İnsan insanın düşmanıdır" sözüdür her açıdan diyemesek de çünkü bazı istisnalar var insanlar düşmanımız olabilir ama yine onlarsız yapamayız.
Bazı insanlar bunu samimiyet göstergesi olarak görebilirler, "Ya ben şakasına dedim" diyebilirler. Zorbalığın şakası yoktur, bu bir sınır ihlalidir. Birisi senin boyun ya da kilonla dalga geçmiyorsa sen de geçemezsin, öyle değil mi?
Bu dünyada insanlar istedikleri şekilde yaşayabilir, buna kimse karışamaz. İster bir insan 100 kilo olur, isterse çok cüsseli olur; bu kimseyi ilgilendirmez. Peki bunun çözümü var mı? Var ama pek etkili olur mu, bu biraz da kişinin kendi kişiliğine bağlı bir şey. Gelin bakalım:
İnsan olmayı öğrenmek:
İlk önce siz karşınızdakini "insan" olarak görürseniz, karşınızdakinin bir kalbi olduğunu fark ederseniz, bunun çok büyük bir etki yaratacağını düşünüyorum. Bence tek denilebilecek madde bu; sizin aklınıza gelenler varsa paylaşabilirsiniz.
Son olarak:
Sakın "Ay yok, o benim en yakın arkadaşım, o şakasına demiştir" diyerek susmamamı, lazım. Bir insanın kalbi, duyguları, ruhunun güzelliği yerine fiziksel görünüşü yargılanıyorsa; buradaki şey sevgi değil, sevgisizliktir,ve bencilliktir...
Unutmayın:
Kaktüs de dıştan güzel gözükür ama dokununca can acıtır. Kimi, ne kadar, tek bir kelimeyle bile nasıl etkilediğinize dikkat edin...