VİCDANLARIN SESSİZLİĞİ VE ÖDÜLLENDİRİLEN SUSKUNLUKLAR
Hayatın akışında bazen öyle anlar yaşanır ki, o anlarda sergilenen tavır bir insanın karakter aynasıdır. Yıllar önce; tehdit, korku ve derin bir yalnızlık sarmalındayken adaletin kapısını çaldığımda, yanımda olacağına dair söz verenlerin o en kritik eşikte gelmeyişini hiç unutmadım. Ben kaybettiklerimi tek başıma toplamaya çalışırken, o gün susmayı tercih edenler bugün toplumun önünde birer "örnek" gibi sunuluyor.
Bugün karşımıza çıkan tablo şudur: Geçmişin sessiz tanıkları, şimdinin ödüllü rehberleri haline gelmiş. Bu yazı, kişisel bir kırgınlığın ya da kıskançlığın dışavurumu değildir. Bu, bir kadının başka bir kadına, bir insanın bir insana karşı duyduğu sorumluluk ve vicdan meselesidir.
Eğitim Bilgi Değil, Güven Taşımaktır
Toplum önünde eğitim veren, rehberlik eden veya ödüllendirilen isimlerin üzerine düşen en büyük yük, aktardıkları bilginin ötesinde bir "güven" inşa etmektir. Gerçek bir güven ise ancak geçmişle dürüstçe yüzleşilerek kurulabilir. Bir insan, geçmişte bir başkasının hayatını doğrudan etkileyen bir haksızlık karşısında sükutu seçmişse; bugün başkalarına yol gösterirken o günkü sorumluluğunu hatırlıyor mudur?
Vicdanların sessizliğine ödül verildiği bir düzende, gerçekler neden hep geride bırakılıyor? Sorumluluk sustuğunda gelen ödülün, toplum nezdinde hükmü nedir?
Gerçek Hak Sahibi Kim?
Toplumun bilme hakkı kutsaldır. Eğitimin temeli dürüstlüktür. Eğer bir ödül, vicdanın sustuğu yerden yükseliyorsa o ödül tüm değerini kaybeder. Bizler, gerçekten hak edenle etmeyeni nasıl ayırt edeceğiz?
Bir kadın, haksızlık karşısında konuşmayı seçtiğinde sadece kendi hakkını aramaz; aynı zamanda gelecek nesillerin daha sağlam temeller üzerine kurulmasına vesile olur. Sessizliğin ödüllendirildiği yerde adalet işlemez, sadece maskeler değişir.
Ödül verenlere, eğitim alanlara ve tüm topluma sormak gerekir: Gerçeği görmek yerine vicdanın susmasına ortak mı olacağız, yoksa adaletin işlemesini mi talep edeceğiz? Unutulmamalıdır ki; vicdanın sustuğu yerde verilen hiçbir ödül, o sessizliğin bedelini ödemeye yetmeyecektir.
Nagihan Akargeçer
Fısıltı Haberleri Köşe Yazarı