KADINA ZULÜM, CİNSKIRIM
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günüdür.
Dünyanın yaradılışından bu yana üzerinde yaşayan kadınlar ve erkekler arasındaki eşitlik dengesi ne zaman bozulmuştur? Kadın üstünlüğü herhangi bir dönemde yaşanmış mıdır?
Aile içi kararların kadınlarca verildiği Anaerkil toplumdan Ataerkil topluma geçildiğinde denklik bozulmuştur.
Araştırmalar; cinsiyetler arasındaki denksizliğin avcı toplayıcı toplumdan MÖ 10.000 li yıllarda tarım toplumuna geçilmesiyle ve insanların ilk defa kaynakları biriktirebilmesiyle başladığını öne sürüyor.
“Erkekler birkaç eş almaya başlıyor, ve kadınlardan daha çok çocukları oluyor. Erkekler için kaynak biriktirmek ve erkek akrabalarıyla ittifak kurmak daha avantajlı hale geliyor” diyor. Dyble.
Tarım toplumlarında ana üretici olan kadın toplumsal mülkiyetten ve üretimden uzaklaştırılarak saygınlığını kaybetti. Özel mülkiyetin doğuşu kadını ataerkil aileye hapsetti.
Dolayısıyla insanlığın yarısını oluşturan kadınlar tarihi çağlardan beri toplumsal yaşamda hakettiği dengeli yeri alamamış, toplumda cinsiyet eşitliği sağlanamamıştır.
Her toplumun kadın algısı, kendi inanışları, gelenekleri ve yaşam biçimi doğrultusunda şekillenmiş, toplumlar yarattıkları algılarıyla kadının üzerine abanıp, haklarını çiğnemiş hatta ezip geçmişlerdir. Ayrımcılık kadınlara ölüme kadar giden şiddet uygulamasını getirmiştir. Şiddet bireysel, ailesel ve toplumsal olarak kadını toplumdan ayrıştırıp ötekileştirip, toplumsal yaşamdan uzaklaştırmıştır.
Toplumun yarısı olan çok önemli bir güç pasiflestirilirken yaşanan ekonomik, siyasi, sosyal, askeri gelişmelerin doğurduğu ihtiyaçlar kadın haklarının gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.
Kapitalist üretim biçimi devleti kültür,hukuk, din gibi araçlarla kadının ezilmişiğini pekiştirir. Neoliberalizm hakimiyetinde aile ücretlerinin kaldırılması, esnek ve güvencesiz işlerin kadınlara verilmesi, taciz ve şiddetin devlet eliyle özendirilmesi, kadın haklarına yapılan çeşitli saldırılar (İstanbul sözleşmesinin kaldırılması, eksik koruma tedbirleri, kürtaj yasası, doğal doğum baskısı, kreşlerin kapatılması, kadınlar aleyhine yasa çıkarılma çabaları, soyadı, boşanmada nafaka vs. iş konusunda erkek alım önceliği, maaşlarda denksizlik ) ayrıca ev içi angaryanın kadınların üzerine yüklenmesi ile Kapitalizmin aileyi kendi devamı için kullanması ailenin yıkılışını da ortaya çıkarmaktadır.
Kadınlara hakları verilmeli, yaşamın zorlukları kadın - erkek birlikte yenilmeli, kadının gücü gözardı edilmemeli, yaşam savaşı birlikte verilmelidir. Tek elin sesi çıkmaz, Çift el ses getirir, toplumsal cinsiyet eşitliği mutlaka sağlanmalıdır. Kadın hakları ile ilgili yapılan çalışmalar eşitlik sağlanıncaya kadar aralıksız sürdürülmelidir.
Atatürk'ün de dediği gibi ;
*" Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın. "
* Dünyada her şey kadının eseridir.
En önemli konu kadının YAŞAM HAKKI dır. Kadın yaşamazsa hiçbir hakkı konuşulamaz, önce yaşamalıdır.
Erkek-Devlet Şiddetine Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü 25 Kasımda kadınlar alanları, sokakları dolduracaklar.
2024’ün ilk on ayında 296 kadın cinayeti, 184 şüpheli kadın ölümü toplam 480 kadın ölümü basında ve kadın örgütlerinin raporlarında yer aldı.
Kadın cinsiyeti nedeniyle doğumdan mezara kadar kadınlar cinskırıma uğratılıyor. Yaşama sevinci ve gelecek hayalleri köreltilip yeteneklerini ve kapasitelerini geliştirme imkanı ellerinden alınıyor. Cinskırım kavramı böylesi geniş bir şiddet alanı kadar, çaresizleştirilmiş kadınlık halini de içermektedir.
Kadınlar her 25 Kasım'da öldürülmelere, şiddete uğratılmalara, kısıtlanmalara karşı dayanışmayla güçlenir, meydanlara çıkmak , yürümek ister, devlet ise her 25 Kasım'da kadınların protesto ve dayanışma eylemlerini kolluk şiddetiyle baskılar, cinskırımın, fail şiddetiyle sınırlı kalmayıp siyasi irade ile beslenen bir politika olduğunu da ispatlar.
Bırakın kadınlar maruz kaldıkları şiddeti haksızlıkları meydanlarda anlatıp farkındalık yaratsınlar! Engel olmayın!
Dolayısıyla öncelik kadınların öldürülmemesi cinskırıma uğramamaları için gerekenlerin acilen yapılmasındadır.
Kadın , Yaşam , Özgürlük !
Esma Müjgan Çelikkol/ 25.11.2024
#25Kasım
#Kadınayönelikşiddetleuluslararasıdayanışmavemücadelegünü
#cinskırım
#Toplumsalcinsiyetesitliği
#İstanbulSözleşmesi