EMEKLİYE BAKIŞ, EMEKLİ NASIL KURTULUR 


Emekli neden ve nasıl bu sefaletin içine sürüklendiğinin gerçeklerini bilmek zorundadır. Bilgisizce bu bataklıktan çıkmak için verdiği mücadele ile kendisini bataklığın daha da dibine çekebilir. İşte gerçekler!
SOSYAL GÜVENLİK 
19. Yüzyılın sonlarına doğru, yaşlılık ve malûllük nedeniyle çalışma gücünü ve yeteneğini kaybetmiş insanların gelir kaynaklarını da yitirmesi üzerine sosyal güvenlik hakları olması gerektiği fikri uygulamaya geçirilerek, hizmet karşılığı olmaksızın gelir sağlamaları yasayla verilmiş bir hakka dönüştü. 
Böylece kamusal ve kuşaklar arası bir dayanışma sistemi olan Sosyal Güvenlik Sistemi ortaya çıktı. Emeklilik hakkı her ülkede ve zaman diliminde değişik şartlara uyarlanmış, yasalarla uygulanmaktadır. 
Ülkemizde emekliler çeyrek asır önce uygulanan sosyal güvenlik yasalarıyla daha mutlu yaşam sürerlerken ,  gelirlerine göz dikildi. Çalışırken aldıklarının %70-75ini emekli olunca almaları çok görüldü. Çıkarılan yasalarla gelirlerini azaltma formülleri üretildi, şeytanın aklına gelmeyen bu karmaşık formüllerle bugün emekliler dilenecek hale getirildiler. Emeklilerimizde gelirlerinden çalınanın farkında bile olmadan maaş artışı yapılıyor diye şükrettiler.

Nihayet son  3-4 yılda farkındalığı artan emekliler, kendilerine bu kötülüğü yapanlara durumları düzeltilsin diye yalvarır hale geldiler. Bıcak kemiğe dayanınca sendikalar, gruplar, dernekler, siyasetçiler sokaklara döküldü ve ellerinden alınan haklarının  geri verilmesini istiyorlar. 
" İnsanca yaşamak istiyoruz!"
diye haykırıyorlar.   Ancak  nafile, gücü elinde tutanlar hiç duymuyorlar bile.....
EMEKLİ BİLEREK FAKİRLEŞTİRİLDİ
Emekliler birdenbire fakirleşmedi. İktidarın uyguladığı planlı, programlı, bilinçli, kasıtlı fakirleştirme politikaları ile 86 milyonun en fakir kesimi haline getirildiler. Oysa ülkemizin  GSYH sı her vatandaşa adaletli, dengeli ve insanca bir emekli aylığı verebilecek düzeyde olup, kaynak sorunu yoktur. Yani yeterli kaynak vardır, uygulanan politik paylaşım ve bölüştürmede  hata değil kasıt vardır. GSYH da emeklilere ayrılan pay % 7,4  olup,  bu oran arttırılmak zorundadır.

* Emeklilere fakirleştirme yolunda ilk darbeyi; 1999 da 4447 sayılı kanun ile emeklilik yaşını aşırı yükselterek, ABO aylık bağlama oranı ve aylık alt sınırını düşürerek, EYT yi getirerek MHP-DSP-ANAP Koalisyonu vurdu. 

* İkinci darbe; Emekliyi bilerek, isteyerek sefaletin kucağına atanlar AKP- MHP ortaklığında ekonomiden sorumlu Kemal Unakıtan, Ali Babacan, Mehmet Şimşek  " Emekliler bütçede Kara delik yaratıyor, emekliye çok para ödeniyor, emekliler mali yük " dediler. TBMM de 2008 de 5510 sayılı kanuna kabul oyu verenler sayesinde:
-  ABO ,  % 75 den 50 ye düşürüldü,  hizmetin 25 yıl sonrası için yıllık ekleme % 3 ten 2 ye indirildi.
- Aylık alt sınırı %70 den 35 e düşürüldü.
- Güncelleme Katsayısı ( enflasyon+%100 büyüme oranı) ; (enflasyon+ %30 büyüme oranı) olarak değiştirildi.

* Emekliye bir başka düşmanlık gerçek dışı belirlenen enflasyon oranlarına (TÜİK) dayanarak maaş artışı (enflasyon farkı, güncelleme) yapılması,  bu nedenle her yıl verilmesi gerekenin altında maaş artışı yapılması, sonuçta ilk bağlandığında yüksek gibi görünen aylıklar; yıllar itibariyle gerçek enflasyon oranında arttırılmadığından, büyümeden pay verilmediğinden,  dibe vurmuştur. 

* Dibe vuran emekli aylıklarına hazinede göstermelik ilavelerle en düşük emekli aylığını arttırma gösterisi yaparak emekli maaşları yelpazesini daraltıp, herkesi en düşük emekli aylığı alır hale getirmeyi de başardılar.  Son taban belirleme yama uygulamasında Kök aylığı 10.000₺ olanlar %100 artış , kök aylığı 17827₺ ve üzeri olanlar  ise %12, 19 artış almış oldular. Bu haksızlık her yıl yapılmaya devam ediliyor. Dolayısıyla taban tavan arasındaki yelpaze kapatılarak büyük haksızlıklara neden olunuyor. 

* Son haksız, adaletsiz  uygulamaları ise Temmuz 2023 te memura verdikleri 8077₺ seyyanen ödemeyi emekli memura vermemeleri. Bugün 22.150 ₺ ye ulaşan ilave ödemenin ödenmeyen toplam tutarı 437.596 ₺ olup sadece iki yıl altı ayda emeklinin cebinden aşikâr çalınan tutardır. 
 En cabbar mali müşavirin bile 24 yıldır emeklinin cebinden çalınan paranın hesabını yapamıyacağını düşünüyorum. Ayrıca emeklinin kaybettiği sadece para dersek yanılırız, o para sayesinde yakalıyacağı refah, sağlık düzenli yaşam nerede? Dayanamayıp hayatını kaybedenlerin ışıklar yoldaşı olsun. 

Şimdi emeklilere soruyorum; iyi düşünün 24 yıllık iktidarlarında bunca  ince hesap yaparak, bilerek, isteyerek, kötülük yapanlar emeklinin ağlama, sızlamalarını  duyup değerlendirip onları refaha çıkaracak bir karar alır mı? Bunu yapması için beyin travması geçirmesi gerektiğini düşünüyorum. Hiç beklemeyin bu iktidar emekliye kendi eliyle aldığı haklarını geri vermez. 
İşte bu nedenle emekli bu iktidardan hak istemekten vazgeçmeli. Bütün gücünü emekliye kulak veren , derdini de dinleyen , haksızlıkları giderecek yeni bir iktidar için çaba göstermeli , seçim istemelidir. 
"Tek çare bu iktidardan kurtulmaktır." Demokrasilerde bunun yolu  seçimden geçer. Çare hemen seçim! Emekliler için daha fazla kamu kaynağı ayıracak adaletli  iktidar gereklidir.
Emekli kardeşim bu defa yanılma! Celladına aşık olmaktan vazgeç, kendini bu sefaletten kurtar. 
Esma Müjgan Çelikkol/ 2.02.2026