
KUTUP YILDIZI SÖNMEZ, YÖN KAYBOLMAZ
Kutup Yıldızı, dünyanın ekseni ile hemen hemen aynı doğrultuda olduğundan, diğer gök cisimlerinin aksine gün boyunca yer değiştirmez ve gece gündüz hep kuzeyi gösterir. Bu özelliği nedeniyle insanlarca tarih boyunca yön bulma ve yol gösterme amacıyla kullanılmıştır.
Uğur Mumcu Sağduyulu yön buluculuğu, derin öngörüsüne dayanan yol göstericiliği ile, Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin parlayan kutup yıldızı oldu.
Tükenmek bilmez akıl ve bilime dayalı çalışma azmi , gözü karalığı, dürüstlüğünden gelen cesareti ve enerjisi ile birilerine korku saldığı için hedef tahtası oldu.
Kara gün 24.Ocak 1993!
Uğur Mumcu , Atatürk düşmanlarının, vatan hainlerinin, soyguncuların, dolandırıcıların, hırsızların, kaçakçıların, din tacirlerinin , ahlak yoksunlarının, fırsatçıların bu ülkeye vereceği zararları önceden görmüş , hepsini dile getirmekten çekinmemiştir.
O kendisini Cumhuriyetten yana, ulus devletten yana, bağımsızlıktan yana, milli egemenlikten yana, Atatürk devrimlerinin ve laikliğin, çağdaş Türkiye'nin vazgeçilmez savunucusu görüyor, bu yönde de tavır alıyordu.
Uğur Mumcu ömrünü adadığı bu Aydınlanma yolunda şehit olmuş çok değerli gazetecimizdir. Aynı yolda şehit olan Turan Dursun, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Cavit Orhan Tütengil, Onat Kutlar, Ahmet Taner Kışlalı ve Necip Hablemitoğlu da unutulmamalıdır.
“Kalpaksız Kuvayı Milliyeci” Uğur Mumcunun Berlin konuşması: (1992)
“Terör, bir insanlık suçudur, bu terör kim tarafından yapılırsa yapılsın, devlet tarafından da yapılırsa yapılsın, PKK gibi, DevSol gibi ya da ülkücü gruplar gibi ya da İslamcı terör grupları gibi. Terörün bir tanesinden yana olmak ya da bir tanesine hoşgörüyle bakmak ya da bu olayları suskunlukla geçirmek, bir insanlık suçudur.”
Harp Akademileri konferansı konuşması:(13 Ocak 1993)
“Silahlı sağ eylemciler de silahlı sol eylemciler de PKK örgütü de uyuşturucu madde satmakta, buna karşılık silah sağlamaktadır ve bu çokuluslu siyasette, birtakım ülkelerin sınırlarından silahlar vızır vızır geçerek Türkiye’ye sokulmaktadır. 12 Eylül öncesi ülkeye 822 bin silah, milyonlarca mermi sokulduğu anlaşıldı.”
..............
“Emperyalizmin Kürt siyaseti çok tehlikeli bir oyundur. Kürt sorununda bütün yollar Roma’ya değil, bütün yollar Kerkük’e; Ankara’ya değil, bütün yollar Washington’a, Paris’e, Berlin’e çıkıyor.”
........
Uğur Mumcunun, dünyadaki ve ülkemizdeki tarikat-siyaset-ticaret üçgeni üzerinde yazdıkları bugünde tamamen gerçekliğini ve güncelliğini koruyor.
Adeta tarikatlerle idare ediliyoruz, her yerde onlar var. İzmir gibi Atatürkçü bir kentte bile güvenlik güçlerimiz tarikatlerin toplu tövbe ayini yapmasına izin veriyor.
Uğur Mumcu, 50 Yıl Önceden Bugünü Öngörmüştür.(Rabıta; Müslüman ülkelerin “şeriat” ile yönetilmesini amaçlayan örgüt.)
Rabıta kitabında, 1976’da Pakistan’da Rabıta örgütü tarafından düzenlenen Uluslararası Şeriat Kongresi’nde alınan kararları da gündeme getirmiştir. O günlerde alınan kararlar bugünlere kadar uygulamada bir bir yerine getirilmiştir.
Ancak bu yerine getirmeler toplumda büyük olaylar çıkmasına neden olmakta çığ gibi büyüyen devrimci , Kuvayı Milliyeci bir gençlik ortaya çıkmaktadır. 100 yıl önce bu vatanı bataklık olmaktan kurtaranların torunları görevi devralmak üzere şahlanma aşamasındadır.
Kara gün kararıp kalmaz, şafak sökmek üzeredir. Rahat uyu kalpaksız Kuvayı Milliyeci Uğur Mumcu. Fikirlerin yetişen yeni nesil tarafından değer buluyor. Kutup Yıldızımız ışık saçtıkça biz yolumuzu, yönümüzü kaybetmeyiz!
Esma Müjgan Çelikkol/ 24.01.2026
#UğurMumcu
#Tarikatlar
#Cumhuriyet
#AtatürkDevrimleri