25 KASIM  KADINA YÖNELİK  ŞİDDETLE ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ 
FEMİNİST, kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olması gerektiği görüşünü savunan kişidir.
FEMİNİST KİŞİLİK, kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olması gerektiği görüşünü benimseyen, bu düşünceye inanan ve savunan kişidir.
FEMİNİST TAVIR, toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan ve kadınların her alanda erkeklerle eşit haklara ve fırsatlara sahip olması gerektiğini savunan düşünce ve davranış biçimidir. Bu tavır, yalnızca düşünsel bir duruş değil; aynı zamanda da eşitlik için ses çıkarma, eyleme geçme ve farkındalık yaratma halidir. 
İşte bu amaçlarla eylem yapan kadınlarımız meydanlarda şiddet görmektedir.
Feministler;  kadınların toplumda oy hakkı, eşit ücret hakkı, çalışma hakkı ve yaşama hakkı için mücadele eden kişilerdir, dolayısıyla feminizm erkek düşmanlığı değil cinsiyet eşitliğini savunan ve bunun için mücadele eden bir düşünce biçimidir.  

1830’lar – 1840’larda: ‘’ Özellikle, kadınların oy hakkı istemeleri ve eşit eğitim hakları konusundaki mücadeleleri ile feminist hareket ortaya çıktı. 1920’lerde ve 1930’larda kadınlar oy hakkına kavuştular. 1960’lar – 1980’lerde: İkinci Dalga Feminizm döneminde , cinsel özgürlük, kürtaj hakları, iş yerinde eşitlik gibi konular öne çıktı. Feminist hareket, toplumun farklı alanlarındaki cinsiyet eşitsizliklerine de odaklandı. 
 1990’lar – Günümüzde: Üçüncü Dalga Feminizm, cinsiyet kimliği, çoklu cinsiyetler ve kültürel çeşitlilik gibi konulara odaklanarak feminizmi daha da genişletti. Bu dönemde, internet ve sosyal medyanın da etkisiyle feminist mesajlar uluslararası alanda yayılmaya başladı.
Feminizmin temel amacı her zaman;  toplumsal cinsiyet eşitliği yani yaşamda her yerde, herşeyde kadın erkek eşitliği ve kadın özgürlüğü ,  kadın haklarına duyarlı bir toplumun oluşturulması oldu.
     "KADIN , YAŞAM, ÖZGÜRLÜK"
dünya kadınlarının her dilde söyledikleri sloganı haline geldi.

Günümüzde, feminizm hala evrimini sürdürmekte ve toplumsal değişim için çeşitli platformlarda da sesini duyurmaya çalışmaktadır. 
Çünkü koşulların daha da geriye götürülme çabası vardır. Kadınların daha önce elde ettikleri haklarının da ellerinden alınmaya çalışıldığı bir gerçekle, ortamla karşı karşıya kaldıkları, yaşamdan koparıldıkları apaçık ortadadır.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) ve BM Kadın Birimi'nin yeni raporuna göre, dünyanın bir yerinde her 10 dakikada bir kadın veya kız çocuğu, partneri, kocası ya da bir aile üyesi olan, tanıdığı biri tarafından öldürülüyor.
BM Raporunda Kadınlar için en tehlikeli yerin kendi evleri olduğu, her gün 137 kadının hayatını kaybettiği ve dünyanın bütün kadınlarının şiddetten etkilendiği  belirtiliyor.

Ülkemizde , ilk imzacısı olmamıza rağmen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede anahtar olan İstanbul Sözleşmesi ne yazık ki iptal edildi. 
#İstanbulsözleşmedindenvazgecilemez

Bu Mücadele kadınlar eşit, özgür bir yaşama ulaşıncaya kadar sürecektir. 
Esma Müjgan Çelikkol /25.11.2025
#Kadınhakları
#Toplumsalcinsiyeteşitliği
#Kadınaeşiteğitimhakkı
#Kadınaeşitücret
#Kadınaeşitçalışmahakkı
#Kadınaeşitmedenihaklar
#KadınaYasamHakkı