UNUTAMAYIZ !
6 ŞUBAT ÇOK CANIMIZI ALDI!
6 Şubat 2023 Depremleri çok büyük bir bölgeyi etkilemiştir.
6 Şubat 2023 tarihinde yerel saat ile 04.17’de ve 13.24’de merkez üssü Pazarcık (Kahramanmaraş) ve Elbistan (Kahramanmaraş) olan Mw 7.7 (8.6 km derinliğinde) ve Mw 7.6 (7.6 km derinliğinde) büyüklüğünde iki deprem meydana gelmiştir.
Depremin doğrudan etkilediği açıklanan 11 ilimiz ; Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfadır. Ancak bu illere Haziran 2023 itibarıyla depremlerden etkilenen Batman, Bingöl, Kayseri, Mardin, Niğde, Sivas, Tunceli de eklenerek hasar gören il sayısı 18e yükselmiştir.
Ülkemizde 1900 yılından günümüze değin yaşanan depremlerden can kaybı ve ağır hasar bakımından büyükten küçüğe sıralandığında ilk üçü 2023 Kahramanmaraş (53.537can kaybı), 1939 Erzincan (32.962 can kaybı) ve 1999 Marmara (17.479 can kaybı) depremlerinin olduğu görülmektedir.
İlk sıraya yerleşen, asrın felaketi olarak ifade edilen deprem; 53.537 can kaybına neden oldu, 107 binden fazla yaralı vardı , 300 binden fazla bina yıkıldı, yörede 14 milyon kişi etkilendi, 2 milyon kişi barınma sorunu yaşadı, 5 milyon kişi göç etmek zorunda kaldı, 4 trilyon lira zarara yol açtı.
Yer bilimciler; felaketin bu boyutlara ulaşmasında depremlerin 9 saat arayla aynı bölgede gerçekleşmesinin bir etmen olduğunu ayrıca , alanda ölçülen bazı maksimum ivme değerlerinin Türkiye deprem tehlikesi haritasında tahmin edilen değerlerin üzerine çıktığını da belirttiler.
İnşaat mühendislerinin değerlendirmelerinde ise; oluşan yıkım ve ağır hasarın nedeninin yapılaşmanın yürürlükteki yapı yönetmeliklerine uygun olmamasından kaynaklandığı yönündedir.
Yani suçlular vardır.....Yönetmeliklere uymayan yapılaşmaya izin verenler ve o yapıları yapanlar.
Sadece doğal felâket diyerek bu kadar büyük kayıpları açıklayabilirmiyiz ? Hayır!
Deprem öncesi işlenen suçların yanı sıra deprem sonrası kurtarma çalışmalarındaki duyarsız ve yetersiz müdahale de kayıplarımızın maddi ve manevi olarak artmasına neden olmuştur.
Yaşanan büyük felaketin üzerinden 3 yıl geçti....
Suçlular cezasını bulmuşmudur? Adalet yerine gelmiş midir? Acılı insanlarımızın yüreğine bir nebze su serpilmiş midir? Kayıp ve kaçırılan yakınları bulunmuş mudur? Barınma sorunu çözülebilmiş midir?
Bütün bu soruların cevabı ne yazık ki HAYIRdır. Geciken adalet adalet değildir.
Can kayıplarının acıları ile mahvolan ayrıca evlerini , işlerini umutlarını yaşam kalitelerini kaybeden bu insanlarımızı nasıl ayağa kaldırabiliriz diye düşünmemiz gerekirken konteynerden çıkarmaya calışmak insanlığa sığmamaktadır. Kendi insanlarımız aç ve açıkta sefalet içinde yaşarlarken başka ülke insanlarına yardım yapmak da insanlığın doğasına aykırıdır.
“Kendi başını bağlayamayan gelin başı bağlarmış" atasözü burada yerini buldu.
6 Şubatta kaybettiklerimize rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır dilerim.
Son olarak söylemek istediğim ise; depremler hep olacaktır, umarım bundan sonrakilerde kayıplarımız olmayacak veya en az olacak şekilde önlemler akıl ve bilim yolunda alınmış olur.
Esma Müjgan Çelikkol/ 6ŞUBAT2026