DÜŞÜNCE GÜCÜMÜZE SALDIRI VAR

Nagihan AKARGEÇER (KUANTUM VE ŞİFA UZMANI)

18-09-2026 11:22

DÜŞÜNCE GÜCÜMÜZE SALDIRI VAR

Çünkü düşünen insanın yapamayacağı şey yoktur.

Düşünce gücümüzü nerede kaybetmeye başladık?

Belki de daha çocuklarımız kreş sıralarındayken başlayan bir ayrışmanın içerisindeyiz. 

İlkokulla birlikte eğitim hayatında farklı imkânlara sahip çocuklar yetişiyor. Zaman içinde bu farklılıklar yalnızca eğitimde değil; hayata bakışta, özgüvende, sorumlulukta ve birbirlerini algılama biçimlerinde de derinleşebiliyor.
Bir tarafta çocuğunun eğitimine kendi emeğiyle yetişmeye çalışan anne ve babalar var.
Çalışıyorlar, evlatlarının peşinden koşuyorlar. Okulun eksiklerini tamamlıyor, gerektiğinde çocuğunun masasını, sandalyesini bile kendileri karşılıyorlar. Çocuğunun başına bir şey gelmesin diye onu gözlemliyor, dinliyor, takip ediyor ve hayatın içinde ona rehber olmaya çalışıyorlar.
Diğer tarafta ise ekonomik imkânları çok daha geniş olan aileler var.

Çocuklarına daha iyi eğitim, daha fazla dil, daha fazla imkân sunabiliyorlar. Bunların hiçbiri elbette kötü değil. Aksine, bir çocuğun iyi eğitim alması büyük bir fırsattır.

Fakat benim sorum başka:
Çocuk dört dil öğrendiğinde, hayatın dilini kim öğretecek?
Beş dil konuşabilir.
En iyi okullarda okuyabilir.
En pahalı eğitimleri alabilir.

Ama hayatın sorumluluğunu ne kadar öğrendi?
Bir başarısızlıkla karşılaştığında ne yapacak?

Bir emek verdiğinde onun değerini bilecek mi?

Kaybettiğinde yeniden ayağa kalkabilecek mi?

İşte benim baktığım yer burası.

Çünkü eğitim yalnızca diploma değildir.
Eğitim; karakterdir.
Eğitim; sorumluluktur.
Eğitim; vicdandır.
Eğitim; başkasının emeğine saygıdır.
Ve eğitim, hayatın kendisiyle karşılaştığımızda ne yaptığımızdır.

PARA HER ŞEYİ ÖĞRETEMEZ

Bazen çocuklarımızı koruduğumuzu düşünürken onları hayatın gerçeklerinden uzaklaştırabiliyoruz.

Her sorun para ile çözüldüğünde çocuk, çözüm üretmeyi öğrenemeyebilir.

Her başarısızlık başkası tarafından telafi edildiğinde mücadele etmeyi öğrenemeyebilir.

Her kapı onun için açıldığında, kapalı bir kapının önünde ne yapacağını bilemeyebilir.

Hatta zaman zaman çocuklardan, “Babam parasını verir, diplomayı alırım” gibi sözler duyuyoruz.
Ben bunları duyduğumda bir anne olarak değil, yıllardır çocuklarla ve insanlarla iletişim içerisinde olan biri olarak düşünüyorum:
Biz çocuklarımıza ne bırakıyoruz?
Bir diploma mı?
Bir servet mi?
Yoksa güçlü bir kişilik mi?

Elbette bütün varlıklı aileleri aynı kefeye koymuyorum. Çok büyük imkânlara sahip olup çocuklarını emek, sorumluluk ve vicdanla yetiştiren aileler de var.
Ama paranın eğitimin önüne geçtiği yerde ciddi bir soru işareti oluşuyor.

Çünkü para çocuğun önüne imkân koyabilir.
Fakat karakteri satın alamaz.

ASIL UÇURUM NEREDE?

Bugün belki fark etmiyoruz.
Ama gelecekte farklı eğitim ve yaşam deneyimleriyle yetişen gençler aynı iş hayatında karşılaşacak.

Bir tarafta zorluklarla mücadele ederek okuyan, belki okuldan sonra çalışan, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için emek veren bir genç...

Diğer tarafta hayatının büyük bölümünde ekonomik engellerle karşılaşmadan yetişmiş başka bir genç...

İkisi aynı işyerinde buluştuğunda ne olacak?

Biri yönetici, diğeri çalışan olduğunda aralarındaki fark yalnızca maaş mı olacak?

Yoksa geçmişten gelen hayat deneyimleri, özgüvenleri, birbirlerine bakışları ve güç ilişkileri de bu karşılaşmanın içine girecek mi?

İşte beni düşündüren asıl mesele bu.
Çünkü burada yalnızca ekonomik bir uçurumdan söz etmiyoruz.

Psikolojik bir uçurumdan söz ediyoruz.

Eğer çocuklarımız birbirlerini yalnızca sahip oldukları paraya, okudukları okula veya ailelerinin statüsüne göre değerlendirmeyi öğrenirse, yarının çalışma hayatında bunun sonuçlarını hep birlikte görebiliriz.

Mobbing, küçümseme, dışlama, değersiz hissettirme...

Bunların hepsi yalnızca işyerinde başlamaz.
Bazen çocuklukta öğrenilen bir üstünlük duygusunun devamı 
olarak karşımıza çıkar.

ÇOCUĞUNUZA NE KADAR PARA DEĞİL, NE KADAR HAYAT VERDİNİZ?

Şimdi kendimize dürüstçe soralım.
Çocuğumuza ne kadar para harcadık?

Bunun yanında ona ne kadar zaman ayırdık?
Onu kaç kez gerçekten dinledik?

Kaç kez kendi emeğiyle bir şey başarmasına izin verdik?

Kaybettiğinde yanında olduk ama onun yerine mücadele etmedik mi?
Çünkü siz paranızı kamyonlarla yığsanız bile çocuğunuz ondan ancak alabildiği kadarını alacaktır.

Ama ona düşünmeyi, sorgulamayı, üretmeyi, çalışmayı, paylaşmayı, kaybettiğinde yeniden başlamayı ve insanın değerinin sahip olduklarıyla ölçülmediğini öğretirseniz, o çocuk hayat boyunca taşıyabileceği bir servete sahip olur.
İşte benim “düşünce gücümüze saldırı var” derken anlatmak istediğim tam da budur.

Çocuklarımızın düşünme gücünü, sorgulama yeteneğini ve hayatla kurduğu gerçek bağı kaybetmesine izin vermeyelim.
Çünkü geleceği yalnızca zengin çocuklar ya da yoksul çocuklar kurmayacak.
Geleceği; nasıl yetiştirildiğini unutmayan çocuklar kuracak.

Ve belki de asıl sorumuz şu olmalı:

BİZ ÇOCUKLARIMIZA BİR HAYAT Mİ HAZIRLIYORUZ, YOKSA HAYATIN YERİNE BİR VİTRİN Mİ
KOYUYORUZ?

DİĞER YAZILARI TAŞIMA SUYLA PSİKOLOJİMİZ DÜZELMEZ; ÇOCUKLARIMIZIN RUHUNU KİM GÖRECEK? 01-01-1970 03:00 ÜLKEMİZİN YAŞAM SUYU ÇEKİLİRKEN, YAŞAMA GÜVENİMİZ DE Mİ ÇEKİLİYOR? 01-01-1970 03:00 HAKKINI ARARKEN KENDİNİ SUÇLAMA:  RUHUN AYNASINDA MAĞDURİYET 01-01-1970 03:00 BODRUM BODRUM…  SEN KİMLERİ YUTTUN? 01-01-1970 03:00 BODRUM'U KİM KORUYACAK? YEL DEĞİRMENLERİNİN SUYU MU ÇEKİLDİ? 01-01-1970 03:00 KURALLAR KİMLERE GÖRE HAZIRLANIYOR? 01-01-1970 03:00 DÜRÜSTLÜK SATILIK DEĞİLDİR.  01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZI KİMLERE EMANET EDİYORUZ?  01-01-1970 03:00 BİZİM İNSANIMIZI KİM KORUYACAK?BİZİM ÇOCUKLARIMIZI KİM KORUYACAK?  01-01-1970 03:00 DEPREMDE YALNIZCA BİNALAR DEĞİL, HAKLAR DA KORUNMALI 01-01-1970 03:00 SİZ KİMİ KANDIRIYORSUNUZ? 01-01-1970 03:00 SON OYUNCAĞINIZ BU NESİL Mİ KALDI? 01-01-1970 03:00 BİR EMEKLİYİ KAYBETMEK, BİR KÜTÜPHANEYİ KAYBETMEKTİR. EMEKLİ ÖLSÜN MÜ İSTENİYOR, YOKSA BİLGİLERİ VE TECRÜBELERİYLE BİRLİKTE SESSİZCE YOK OLMALARI Mİ?  01-01-1970 03:00 EMEKLİLERİN DİKKATİNE: BU HESABI BİRLİKTE SORALIM.  01-01-1970 03:00 AKADEMİ KURMAK BU KADAR KOLAY MI? 01-01-1970 03:00 TOPRAĞIN KAYGISI, SOFRAMIZIN GELECEĞİ.  01-01-1970 03:00 GÜNEŞİ DE Mİ KİRALADINIZ? DENİZ HEPİMİZİN, SAHİLLER DE.. 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZA BIRAKACAĞIMIZ EN BÜYÜK MİRAS BAŞARIDIR...  01-01-1970 03:00 “BEN KONUŞAMAYANLARIN AVUKATIYIM: ÇİÇEĞİN, AĞACIN VE CANLARIN SESSİZ HAKKI" 01-01-1970 03:00 KAYBOLAN EVRAKLAR DEĞİL, KAYBOLAN GÜVEN.  01-01-1970 03:00 SINAV GÜNÜNDE KAYBEDİLEN ŞEY SADECE ZAMAN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 DEVLETİN GÖREVİ: VATANDAŞIN RUH SAĞLIĞINI,BÜTÇESİNİ VE GELECEĞİNİ KORUMAKTIR. 01-01-1970 03:00 VATANDAŞIN BORCU MU, SİSTEMİN YÜKÜ MÜ? YAŞLILARIMIZ DİJİTAL SİSTEMİN NERESİNDE? 01-01-1970 03:00 DEVLET KAPISINDA VATANDAŞIN AKLINA TAKILAN SORULAR,. VATANDAŞA YAŞATILAN PSİKOLOJİK TRAVMALAR,.  01-01-1970 03:00 BAYRAMLARDA UNUTULANLAR… 01-01-1970 03:00 MOBBİNG ALTINDA YIKILAN GÜVEN: CUMHURİYET VE ADALETİN SINAVI 01-01-1970 03:00 MAKAMLARI KORUMAK MI? GELECEĞİ YETİŞTİRMEK Mİ?  01-01-1970 03:00 RUHLARIMIZDA BIRAKTIĞINIZ YIKINTILAR 01-01-1970 03:00 TÜM İNSANLARIN ÇIĞLIĞI.  ASIL SORUMLULAR NEDEN KORUNUYOR? 01-01-1970 03:00 İNSAN PSİKOLOJİSİNİ YOK SAYAN BU DÜZENİ KİMLER KORUYOR? 01-01-1970 03:00 BİR NESLİ BİZ Mİ DÜŞMANA ÇEVİRDİK?     Kendi Ellerinizle Düşman mı Yetiştirdiniz? 01-01-1970 03:00 "BU 23 NİSAN'DA HİÇ BOĞAZINIZ DÜĞÜMLENDİ'Mİ?  01-01-1970 03:00 ERKEKLER KADINLARINI NEDEN ÖLDÜRÜYOR? 01-01-1970 03:00 TOPLUMUN, GENÇLİĞİN, EMEKLİNİN PSİKOLOJİSİ NASIL BOZULUR? 01-01-1970 03:00 KREŞLERE MAHKÛM BIRAKILAN BEBEK RUHLAR 01-01-1970 03:00 KELEPÇELİ RUHLAR “TOPLUM OLARAK NEYİ KAÇIRIYORUZ?” 01-01-1970 03:00 VİCDANLARIN SESSİZLİĞİ VE ÖDÜLLENDİRİLEN SUSKUNLUKLAR 01-01-1970 03:00 Bir önceki yazımın devamı.. BAĞ MI, GARANTİ Mİ? 01-01-1970 03:00 VİCDAN CİNSİYET TANIMAZ SLOGAN: KADIN GÜÇTÜR; AMA ADALET OLMAZSA GÜÇ YARAYA DÖNÜŞÜR.  01-01-1970 03:00 HAPLA SUSTURULAN BİR TOPLUM MUYUZ? 01-01-1970 03:00 "NARSİSTLER."Sizi Sessizce Nasıl Kontrol Eder? 01-01-1970 03:00 8 MART: KUTLAMA DEĞİL, EMEKÇİ KADINLARI ANMA GÜNÜDÜR!  01-01-1970 03:00 AİLELER TARAFINDAN NARSİST BİR ÇOCUK NASIL YETİŞTİRİLİR? 01-01-1970 03:00 SENİN GÖLGENİN NARSİST OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN? 01-01-1970 03:00 "BİR ÇORBA 200 LİRA, VİCDAN KAÇ LİRA?  01-01-1970 03:00 Kadın konuşur, toplum olgunlaşır 01-01-1970 03:00 KADIN SUSARSA, DÜNYA YAVAŞLAR. 01-01-1970 03:00 KADIN SUSTUKÇA DÜNYA YOLUNU KAYBEDER: Sessizlik Erdem Değil, Bir Toplumun Çöküşüdür! 01-01-1970 03:00