HARFLERLE YENİDEN DOĞMAK
1 Kasım 1928...
Bu tarih, yalnızca alfabe değişikliğinin değil, bir ulusun düşünme biçimini değiştiren büyük bir devrimin tarihidir. Latin harflerine geçiş, Atatürk’ün öncülüğünde, toplumun okuma-yazma ufkunu genişleten bir aydınlanma hareketidir.
Yeni Türk alfabesi, halkın dilini halkın kendisine verdi. Artık dil, saraylardan, medreselerden çıkıp halkın eline geçti. Herkesin anlayabileceği, öğrenebileceği bir yazı sistemiyle; köydeki çocuk da, şehirdeki işçi de aynı harflerle okumayı öğrendi.
Bu devrim, yalnız bir harf değişimi değil, bir bilinç devrimiydi. Çünkü her harf, bir duygunun , bir düşüncenin kapısını aralıyordu. Yeni alfabe, geçmişle geleceği buluşturan bir köprü oldu.
Bugün kitap raflarında gördüğümüz her Türkçe yapit, o gün atılan cesur adımın ürünüdür.
Harf devrimi, bir uludun kalemle yeniden doğuşunun öyküsüdür. Bu devrim, ulusun cumhuriyet ile bulunmasıdır.
Başöğretmen Atatürk'ümüzü ve aydınlanma ışığını yakan herkesi özlemle ve saygıyla anıyorum.
Işıklar içinde uyusunlar.
Zeki BAŞTÜRK