DEVLETE DESTEK, TOPLUMA NEFES, İNSANIMIZA ŞİFA

Nagihan AKARGEÇER (KUANTUM VE ŞİFA UZMANI)

28-09-2026 15:14

DEVLETE DESTEK, TOPLUMA NEFES, İNSANIMIZA ŞİFA

Bazen bir toplumun ruhunu anlamak için sadece hastanelere, psikologlara ya da ilaç kullanım oranlarına bakmak yetmez.

Bir de insanların mutfağına bakmak gerekir.

Emeklinin ay sonunu nasıl getirdiğine…
Asgari ücretle çalışan annenin, babanın çocuğunun okul masrafını nasıl karşıladığına…

Evladını okutmak için kendi ihtiyaçlarından vazgeçen anne babalara…
Pazarda fileyi dolduramadan eve dönmek zorunda kalanlara…

Çünkü insanın ekonomik yükü arttıkça, ruhunun taşıdığı yük de artıyor.
Ve bugün belki de en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri, “Sizi görüyoruz.” diyebilmektir.

BİRİ DE BİZİ GÖRDÜ NİHAYET…

Türkiye'de 90 binin üzerinde camimiz bulunuyor. Diyanet İşleri Başkanı'nın açıklamasına göre cami ve Kur'an hizmetlerinde çalışan hoca sayısı da yaklaşık 150 bin civarında. Ancak bu rakamın tamamının imam olmadığını, farklı görevlerdeki personeli de kapsadığını özellikle bilmemiz gerekiyor.

Bizler çıplak sesle ezan dinlemek istiyoruz. 

Tam da burada vatandaş olarak bazı sorular sormak istiyorum:

Her yapılan kamu yapısının kullanım durumu nedir?

Kullanılmayan ya da çok sınırlı kullanılan camiler varsa bunların neden yapıldığı, nasıl denetlendiği, bakım ve güvenliklerinin nasıl sağlandığı düzenli olarak kamuoyuna açıklanıyor mu?

Camilerin yalnızca yapılması değil, yaşatılması ve gerçekten ihtiyaç doğrultusunda kullanılması da önemli değil mi?

Çünkü kamu kaynağı hepimizin kaynağıdır.
Bir başka önemli konu da camilerdeki görev dağılımıdır.

Ezan, imamet, vaaz, Kur'an öğretimi, cenaze hizmetleri ve diğer din hizmetleri elbette birbirinden farklı görevlerdir. 

Dolayısıyla herhangi bir görevlinin yalnızca ezan üzerinden değerlendirilmesi doğru olmaz. Ama vatandaşın da şu soruyu sormaya hakkı vardır:

Kamu kaynaklarıyla yürütülen her hizmetin karşılığı, görevi ve denetimi açık ve anlaşılır biçimde ortaya konuluyor mu?
Bence bu soruların sorulması devlete karşı olmak değil, tam tersine devlete yardımcı olmaktır.

MUHTARLIKLARDA DA AYNI SORU

Türkiye genelinde 50 bini aşkın köy ve mahalle muhtarı bulunuyor.
Muhtarlarımız vatandaşla devlet arasındaki en yakın temas noktalarından biri.

Onlar da mahalledeki insanın sorununu ilk gören kişiler.
Peki bütün bu kamu görevlerinde;

Görev nedir?
Sorumluluk nedir?
Ücret nedir?
Denetim nasıl yapılmaktadır?
Kamu kaynağı ne kadar verimli kullanılmaktadır?
Bu soruları sormak neden yanlış olsun?
Tam tersine, vatandaşın vergisinin ve devlet bütçesinin nereye harcandığını bilmesi, vatandaşın devlete olan güvenini güçlendirebilir.

MESELE SADECE PARA DEĞİL

Burada çok önemli bir noktaya geliyoruz.
Bir emekli, yıllarca çalıştıktan sonra bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa…
Bir anne baba, çocuğunu okutabilmek için kendi hayatından vazgeçiyorsa…

Bir genç geleceğini kurmak için yıllarca mücadele ediyor ama ekonomik nedenlerle hayallerini erteliyorsa…
O zaman devletin bütün harcamalarını ve bütün ücret dengelerini yeniden düşünmek üzerine konuşmak gerekir.
Benim burada ortaya koyduğum düşünce şudur:

Kamu kaynaklarından ücret alan herkes için, ülkenin ekonomik şartlarıyla toplumun yaşam koşulları arasındaki denge daha fazla tartışılsın.

Milletvekili ücretlerinden kamu görevlilerinin gelirlerine kadar bütün alanlarda, toplumun genel ekonomik şartlarıyla daha uyumlu bir ücret politikası konuşulabilsin.
Hatta bazı yüksek kamu gelirlerinin asgari ücret seviyesine çekilmesi ve oluşabilecek kaynağın emeklilere, dar gelirli ailelere ve çocukların eğitimine aktarılması da bir seçenek olarak toplumun önüne konulabilsin.

Bu benim ortaya attığım bir tartışma önerisidir.
Amaç kimsenin emeğini değersizleştirmek değil.

Toplumun tamamında daha adil bir denge kurulup kurulamayacağını düşünmektir.

Çünkü bugün insanlarımızın ihtiyacı yalnızca daha fazla para değil.

Biraz da “Devlet benim yaşadığım sıkıntıyı görüyor.” duygusuna ihtiyacımız var.

RUHUMUZA DA BİR NEFES GEREKİYOR.. 

Toplumun ruhsal sağlığını konuşuyoruz.
Ama ruhsal sağlığın yalnızca ilaçlarla, terapilerle veya güzel sözlerle düzeleceğini düşünmek yeterli değildir.

İnsan kendisini güvende hissetmek ister.

Adalet görmek ister.
Hakkının gözetildiğini bilmek ister.
Çocuğunun geleceğinden korkmamak ister.
Yaşlandığında yalnız bırakılmayacağını bilmek ister.

Ve en önemlisi…
Görülmek ister.
Belki de bugün emeklinin, asgari ücretlinin, çocuğunu okutmaya çalışan annenin babanın ihtiyacı olan en önemli cümlelerden biri şudur:

“Seni görüyoruz.”

İşte ben bu yazıyı bunun için yazıyorum.
Birilerini suçlamak için değil.

Devletin yaptığı çalışmalara köstek olmak için değil.
Tam tersine, vatandaşın gördüğü eksikleri, soruları ve çözüm önerilerini ortaya koyarak daha güçlü bir sisteme katkı sunabilmek için.
Çünkü herkes her şeyi göremeyebilir.
Herkes aynı ayrıntıyı fark etmeyebilir.
Bazen bir vatandaşın gördüğü küçük bir ayrıntı, binlerce insanın hayatına dokunabilecek büyük bir düzenlemenin başlangıcı olabilir.
Ve belki bir gün emekli maaşını alan insanımız, asgari ücretle çalışan annemiz, babamız, çocuğunu okutmaya çalışan ailemiz şöyle diyebilir:

“Oh be… Biri de bizi 

gördü nihayet.”
İşte o zaman yalnızca ekonomik bir rahatlama yaşamayız.
Biraz da ruhumuz rahatlar.

Çünkü adalet duygusu da bir şifadır.
Devlete destek, topluma nefes, insanımıza şifa olsun.

DİĞER YAZILARI PARA KAYBININ ÖTESİNDE: BU İNSANLARIN RUHLARINI KİMLER TOPARLAYACAK? 01-01-1970 03:00 RUHUN KAÇ PARÇAYA BÖLÜNDÜ? 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCE GÜCÜMÜZE SALDIRI VAR 01-01-1970 03:00 TAŞIMA SUYLA PSİKOLOJİMİZ DÜZELMEZ; ÇOCUKLARIMIZIN RUHUNU KİM GÖRECEK? 01-01-1970 03:00 ÜLKEMİZİN YAŞAM SUYU ÇEKİLİRKEN, YAŞAMA GÜVENİMİZ DE Mİ ÇEKİLİYOR? 01-01-1970 03:00 HAKKINI ARARKEN KENDİNİ SUÇLAMA:  RUHUN AYNASINDA MAĞDURİYET 01-01-1970 03:00 BODRUM BODRUM…  SEN KİMLERİ YUTTUN? 01-01-1970 03:00 BODRUM'U KİM KORUYACAK? YEL DEĞİRMENLERİNİN SUYU MU ÇEKİLDİ? 01-01-1970 03:00 KURALLAR KİMLERE GÖRE HAZIRLANIYOR? 01-01-1970 03:00 DÜRÜSTLÜK SATILIK DEĞİLDİR.  01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZI KİMLERE EMANET EDİYORUZ?  01-01-1970 03:00 BİZİM İNSANIMIZI KİM KORUYACAK?BİZİM ÇOCUKLARIMIZI KİM KORUYACAK?  01-01-1970 03:00 DEPREMDE YALNIZCA BİNALAR DEĞİL, HAKLAR DA KORUNMALI 01-01-1970 03:00 SİZ KİMİ KANDIRIYORSUNUZ? 01-01-1970 03:00 SON OYUNCAĞINIZ BU NESİL Mİ KALDI? 01-01-1970 03:00 BİR EMEKLİYİ KAYBETMEK, BİR KÜTÜPHANEYİ KAYBETMEKTİR. EMEKLİ ÖLSÜN MÜ İSTENİYOR, YOKSA BİLGİLERİ VE TECRÜBELERİYLE BİRLİKTE SESSİZCE YOK OLMALARI Mİ?  01-01-1970 03:00 EMEKLİLERİN DİKKATİNE: BU HESABI BİRLİKTE SORALIM.  01-01-1970 03:00 AKADEMİ KURMAK BU KADAR KOLAY MI? 01-01-1970 03:00 TOPRAĞIN KAYGISI, SOFRAMIZIN GELECEĞİ.  01-01-1970 03:00 GÜNEŞİ DE Mİ KİRALADINIZ? DENİZ HEPİMİZİN, SAHİLLER DE.. 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZA BIRAKACAĞIMIZ EN BÜYÜK MİRAS BAŞARIDIR...  01-01-1970 03:00 “BEN KONUŞAMAYANLARIN AVUKATIYIM: ÇİÇEĞİN, AĞACIN VE CANLARIN SESSİZ HAKKI" 01-01-1970 03:00 KAYBOLAN EVRAKLAR DEĞİL, KAYBOLAN GÜVEN.  01-01-1970 03:00 SINAV GÜNÜNDE KAYBEDİLEN ŞEY SADECE ZAMAN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 DEVLETİN GÖREVİ: VATANDAŞIN RUH SAĞLIĞINI,BÜTÇESİNİ VE GELECEĞİNİ KORUMAKTIR. 01-01-1970 03:00 VATANDAŞIN BORCU MU, SİSTEMİN YÜKÜ MÜ? YAŞLILARIMIZ DİJİTAL SİSTEMİN NERESİNDE? 01-01-1970 03:00 DEVLET KAPISINDA VATANDAŞIN AKLINA TAKILAN SORULAR,. VATANDAŞA YAŞATILAN PSİKOLOJİK TRAVMALAR,.  01-01-1970 03:00 BAYRAMLARDA UNUTULANLAR… 01-01-1970 03:00 MOBBİNG ALTINDA YIKILAN GÜVEN: CUMHURİYET VE ADALETİN SINAVI 01-01-1970 03:00 MAKAMLARI KORUMAK MI? GELECEĞİ YETİŞTİRMEK Mİ?  01-01-1970 03:00 RUHLARIMIZDA BIRAKTIĞINIZ YIKINTILAR 01-01-1970 03:00 TÜM İNSANLARIN ÇIĞLIĞI.  ASIL SORUMLULAR NEDEN KORUNUYOR? 01-01-1970 03:00 İNSAN PSİKOLOJİSİNİ YOK SAYAN BU DÜZENİ KİMLER KORUYOR? 01-01-1970 03:00 BİR NESLİ BİZ Mİ DÜŞMANA ÇEVİRDİK?     Kendi Ellerinizle Düşman mı Yetiştirdiniz? 01-01-1970 03:00 "BU 23 NİSAN'DA HİÇ BOĞAZINIZ DÜĞÜMLENDİ'Mİ?  01-01-1970 03:00 ERKEKLER KADINLARINI NEDEN ÖLDÜRÜYOR? 01-01-1970 03:00 TOPLUMUN, GENÇLİĞİN, EMEKLİNİN PSİKOLOJİSİ NASIL BOZULUR? 01-01-1970 03:00 KREŞLERE MAHKÛM BIRAKILAN BEBEK RUHLAR 01-01-1970 03:00 KELEPÇELİ RUHLAR “TOPLUM OLARAK NEYİ KAÇIRIYORUZ?” 01-01-1970 03:00 VİCDANLARIN SESSİZLİĞİ VE ÖDÜLLENDİRİLEN SUSKUNLUKLAR 01-01-1970 03:00 Bir önceki yazımın devamı.. BAĞ MI, GARANTİ Mİ? 01-01-1970 03:00 VİCDAN CİNSİYET TANIMAZ SLOGAN: KADIN GÜÇTÜR; AMA ADALET OLMAZSA GÜÇ YARAYA DÖNÜŞÜR.  01-01-1970 03:00 HAPLA SUSTURULAN BİR TOPLUM MUYUZ? 01-01-1970 03:00 "NARSİSTLER."Sizi Sessizce Nasıl Kontrol Eder? 01-01-1970 03:00 8 MART: KUTLAMA DEĞİL, EMEKÇİ KADINLARI ANMA GÜNÜDÜR!  01-01-1970 03:00 AİLELER TARAFINDAN NARSİST BİR ÇOCUK NASIL YETİŞTİRİLİR? 01-01-1970 03:00 SENİN GÖLGENİN NARSİST OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN? 01-01-1970 03:00 "BİR ÇORBA 200 LİRA, VİCDAN KAÇ LİRA?  01-01-1970 03:00 Kadın konuşur, toplum olgunlaşır 01-01-1970 03:00 KADIN SUSARSA, DÜNYA YAVAŞLAR. 01-01-1970 03:00 KADIN SUSTUKÇA DÜNYA YOLUNU KAYBEDER: Sessizlik Erdem Değil, Bir Toplumun Çöküşüdür! 01-01-1970 03:00