6 Şubat: Unutursak Yeniden Yaşarız
6 Şubat 2023 sabahı Türkiye, tarihinin en büyük felaketlerinden biriyle uyandı. Kahramanmaraş merkezli depremler sadece şehirleri değil, hayatları, hayalleri ve güven duygumuzu da yerle bir etti. On binlerce insan yaşamını yitirdi, yüz binlercesi evsiz kaldı. Ama asıl soru hâlâ önümüzde duruyor: Bu felaketten gerçekten ders çıkardık mı?
Deprem bir doğa olayıdır; afete dönüşmesi ise tamamen insan eliyle olur. 6 Şubat’ta yıkılan binaların çoğu bize acı bir gerçeği bir kez daha gösterdi: Bilim yok sayıldığında, denetim kağıt üzerinde kaldığında, rant güvenliğin önüne geçtiğinde bedeli çok ağır oluyor.
Bugün hâlâ “deprem ne zaman olacak?” sorusunu soruyoruz. Oysa doğru soru şu olmalı: Depreme ne kadar hazırız?
Türkiye bir deprem ülkesi. Bunu değiştiremeyiz. Ama depremin sonuçlarını değiştirebiliriz. Bunun için atılması gereken adımlar da yıllardır belli.
Her şeyden önce güvenli yapılaşma bir tercih değil, zorunluluktur. Deprem yönetmelikleri kağıt üzerinde kalmamalı; denetimler gerçek, bağımsız ve tavizsiz olmalıdır. Eski ve riskli binalar tespit edilmeli, kentsel dönüşüm gerçekten “insan odaklı” yapılmalıdır. Betonun kalitesi, demirin standardı, projenin doğruluğu pazarlık konusu olmamalıdır.
İkinci olarak bireysel farkındalık hayati önemdedir. Deprem çantası hazırlamak, ev içinde güvenli alanları bilmek, aile afet planı yapmak basit ama hayat kurtaran adımlardır. Deprem anında ne yapacağını bilmeyen bir toplum, en sağlam binalarda bile risk altındadır.
Bir diğer önemli konu eğitimdir. Okullarda deprem eğitimi göstermelik değil, uygulamalı olmalıdır. Tatbikatlar “ders aksamasın” diye geçiştirilmemeli; çocuklara korku değil bilinç kazandırılmalıdır. Çünkü bilinç, panikten daha güçlüdür.
Ve elbette devletin sorumluluğu büyüktür. Afet sonrası değil, afet öncesi hazırlık esas olmalıdır. Arama-kurtarma kapasitesi, lojistik planlama, koordinasyon ve şeffaflık hayati öneme sahiptir. 6 Şubat’ta yaşanan gecikmeler, kaybedilen her dakika ile birlikte hafızalara kazındı.
6 Şubat bize sadece büyük bir acı bırakmadı; aynı zamanda büyük bir sorumluluk da bıraktı. Bu felaketi sadece yıldönümlerinde anıp sonra unutursak, bir sonraki depremde aynı cümleleri yeniden kurarız.
Unutmayalım: Deprem öldürmez, ihmal öldürür.
İhmali kader diye adlandırmak, kaybettiklerimize yapılabilecek en büyük haksızlıktır.
Unutma unutturma
Hayrettin bulut