NEREDE BİZİM ESKİ DOKTORLARIMIZ?

Nagihan AKARGEÇER (KUANTUM VE ŞİFA UZMANI)

07-10-2026 15:04

NEREDE BİZİM ESKİ DOKTORLARIMIZ?

Nerede bizim eski doktorlarımız?

Hani torpilin geçmediği…
Herkesin sırasını beklediği…
Ama insanların doktoruna güvendiği o günler?

Eskiden insan doktora gittiğinde yalnızca bedenine bakılacağını düşünmezdi.
Doktor, insanın yüzüne bakardı.
Gözlerine bakardı.
Sesini dinlerdi.
Hatta bazen hastalığın kendisinden önce insanın ruhundaki yarayı görürdü.

“Ne yaşadın teyze sen?”
“Neden bu hale geldin?”
“Seni kim üzdü?”

Belki de tedavi, daha reçete yazılmadan orada başlardı.
Çünkü eski doktorlarımız bilirlerdi:

İnsan yalnızca bedenden ibaret değildir.
Bugün ise ne yazık ki birçok insan birkaç dakikaya sığdırılmış muayenelerin içinde kendisini bir insan değil, adeta bir işlem olarak hissediyor.
Dört-beş dakikada muayene…
Birkaç soru…
Birkaç tahlil…
Bir reçete…
Sıradaki!
Elbette bütün hekimleri aynı kefeye koyamayız. Mesleğini büyük bir özveriyle yapan, hâlâ hastasına insan gibi yaklaşan çok değerli doktorlarımız var.
Ama sistemin insanı giderek robotlaştırdığı da inkâr edilemez.

Ve burada çok önemli bir şeyi unutuyoruz:

İnsanları robot gibi görmeye başlayan meslekler, bir süre sonra kendileri de robotlaşır.
Oysa doktorluk, öğretmenlik, hemşirelik, avukatlık, hâkimlik, mühendislik ve daha birçok meslek yalnızca diploma ve teknik bilgiyle ayakta kalmaz.

Mesleklerin ruhu vardır.
Mesleğin vicdanı vardır.
Mesleğin insan tarafı vardır.
Bir doktor, karşısındaki insanın yalnızca kırık kemiğine değil, korkusuna da bakabilmeli.

Bir trafik olayından sonra insanın yaşadığı kaygıyı, paniği, yürürken yeniden araç çarpacakmış gibi hissetmesini de sorgulayabilmeli.

Çünkü bazı yaralar röntgende görünmez.

Bazı travmalar rapora birkaç kelimeyle sığmaz.
Bir insanın yaşam kalitesinin düşmesi de bir sonuçtur.
İşini kaybetmesi de bir sonuçtur.

Planlarının bozulması da bir sonuçtur.

Günlerce hastane, karakol ve adli süreç arasında sürüklenmesi de bir sonuçtur.

Bütün bunların sonunda insanın ruhunda oluşan yara da bir sonuçtur.

Peki biz bunları ne zaman değerlendirmeye başlayacağız?

Ne zaman insanı yeniden insan olarak göreceğiz?
Belki de asıl mesele burada.
Eğer birbirimize gerçekten insan gibi davranabilseydik, belki kaybetmek üzere olduğumuz değerlerimize de birlikte sahip çıkardık.
Mesleklerimize sahip çıkardık.

Mesleklerin itibarına sahip çıkardık.

Birbirimize sahip çıkardık.
Çünkü toplum dediğimiz şey, yalnızca aynı şehirde yaşayan insanların topluluğu değildir.

Birbirinin hakkını, emeğini ve onurunu koruyan insanların birlikteliğidir.

Bugün ise ne yazık ki giderek daha fazla yalnızlaşıyoruz.
Kimse kimseye destek olmak istemiyor.

Kimse başkasının sorununu kendi sorunu olarak görmüyor.

Herkes kendi derdine düşmüş durumda.
Oysa bir gün herkesin doktorun kapısında hasta, adliyenin kapısında mağdur, okulun kapısında veli, işyerinde çalışan olabileceğini unutuyoruz.
Bugün başkasının yaşadığı haksızlığa sessiz kalırsak, yarın aynı sessizlik bizim kapımızı çaldığında yanımızda kimseyi bulamayabiliriz.
Belki de artık kendimize şu soruyu sormanın zamanı geldi:

Biz ne zaman bu kadar insanlığımızdan vazgeçtik?
Ve daha önemlisi:
Kaybettiğimiz değerleri yeniden kazanmak için daha ne kadar bekleyeceğiz?
Çünkü insanlığımızı kaybedersek, elimizde diplomalarımız, makamlarımız, unvanlarımız ve mesleklerimiz kalsa bile…
Asıl mesleğimizi kaybetmiş oluruz.

Nerede bizim eski doktorlarımız?

Belki de cevap çok basit:
Onlar hâlâ aramızdalar.
Ama onları yeniden hatırlamaya, onların temsil ettiği vicdanı, merhameti, adaleti ve insanı merkeze alan meslek anlayışını yeniden yaşatmaya ihtiyacımız var.

DİĞER YAZILARI KAÇINIZ AVUKAT MAĞDURU? 01-01-1970 03:00 KUANTUM SIÇRAMASINI KİMLER YAPIYOR? SOSYAL HİZMET KİMLER İÇİN?  01-01-1970 03:00 DEVLETE DESTEK, TOPLUMA NEFES, İNSANIMIZA ŞİFA 01-01-1970 03:00 PARA KAYBININ ÖTESİNDE: BU İNSANLARIN RUHLARINI KİMLER TOPARLAYACAK? 01-01-1970 03:00 RUHUN KAÇ PARÇAYA BÖLÜNDÜ? 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCE GÜCÜMÜZE SALDIRI VAR 01-01-1970 03:00 TAŞIMA SUYLA PSİKOLOJİMİZ DÜZELMEZ; ÇOCUKLARIMIZIN RUHUNU KİM GÖRECEK? 01-01-1970 03:00 ÜLKEMİZİN YAŞAM SUYU ÇEKİLİRKEN, YAŞAMA GÜVENİMİZ DE Mİ ÇEKİLİYOR? 01-01-1970 03:00 HAKKINI ARARKEN KENDİNİ SUÇLAMA:  RUHUN AYNASINDA MAĞDURİYET 01-01-1970 03:00 BODRUM BODRUM…  SEN KİMLERİ YUTTUN? 01-01-1970 03:00 BODRUM'U KİM KORUYACAK? YEL DEĞİRMENLERİNİN SUYU MU ÇEKİLDİ? 01-01-1970 03:00 KURALLAR KİMLERE GÖRE HAZIRLANIYOR? 01-01-1970 03:00 DÜRÜSTLÜK SATILIK DEĞİLDİR.  01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZI KİMLERE EMANET EDİYORUZ?  01-01-1970 03:00 BİZİM İNSANIMIZI KİM KORUYACAK?BİZİM ÇOCUKLARIMIZI KİM KORUYACAK?  01-01-1970 03:00 DEPREMDE YALNIZCA BİNALAR DEĞİL, HAKLAR DA KORUNMALI 01-01-1970 03:00 SİZ KİMİ KANDIRIYORSUNUZ? 01-01-1970 03:00 SON OYUNCAĞINIZ BU NESİL Mİ KALDI? 01-01-1970 03:00 BİR EMEKLİYİ KAYBETMEK, BİR KÜTÜPHANEYİ KAYBETMEKTİR. EMEKLİ ÖLSÜN MÜ İSTENİYOR, YOKSA BİLGİLERİ VE TECRÜBELERİYLE BİRLİKTE SESSİZCE YOK OLMALARI Mİ?  01-01-1970 03:00 EMEKLİLERİN DİKKATİNE: BU HESABI BİRLİKTE SORALIM.  01-01-1970 03:00 AKADEMİ KURMAK BU KADAR KOLAY MI? 01-01-1970 03:00 TOPRAĞIN KAYGISI, SOFRAMIZIN GELECEĞİ.  01-01-1970 03:00 GÜNEŞİ DE Mİ KİRALADINIZ? DENİZ HEPİMİZİN, SAHİLLER DE.. 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIMIZA BIRAKACAĞIMIZ EN BÜYÜK MİRAS BAŞARIDIR...  01-01-1970 03:00 “BEN KONUŞAMAYANLARIN AVUKATIYIM: ÇİÇEĞİN, AĞACIN VE CANLARIN SESSİZ HAKKI" 01-01-1970 03:00 KAYBOLAN EVRAKLAR DEĞİL, KAYBOLAN GÜVEN.  01-01-1970 03:00 SINAV GÜNÜNDE KAYBEDİLEN ŞEY SADECE ZAMAN DEĞİLDİ 01-01-1970 03:00 DEVLETİN GÖREVİ: VATANDAŞIN RUH SAĞLIĞINI,BÜTÇESİNİ VE GELECEĞİNİ KORUMAKTIR. 01-01-1970 03:00 VATANDAŞIN BORCU MU, SİSTEMİN YÜKÜ MÜ? YAŞLILARIMIZ DİJİTAL SİSTEMİN NERESİNDE? 01-01-1970 03:00 DEVLET KAPISINDA VATANDAŞIN AKLINA TAKILAN SORULAR,. VATANDAŞA YAŞATILAN PSİKOLOJİK TRAVMALAR,.  01-01-1970 03:00 BAYRAMLARDA UNUTULANLAR… 01-01-1970 03:00 MOBBİNG ALTINDA YIKILAN GÜVEN: CUMHURİYET VE ADALETİN SINAVI 01-01-1970 03:00 MAKAMLARI KORUMAK MI? GELECEĞİ YETİŞTİRMEK Mİ?  01-01-1970 03:00 RUHLARIMIZDA BIRAKTIĞINIZ YIKINTILAR 01-01-1970 03:00 TÜM İNSANLARIN ÇIĞLIĞI.  ASIL SORUMLULAR NEDEN KORUNUYOR? 01-01-1970 03:00 İNSAN PSİKOLOJİSİNİ YOK SAYAN BU DÜZENİ KİMLER KORUYOR? 01-01-1970 03:00 BİR NESLİ BİZ Mİ DÜŞMANA ÇEVİRDİK?     Kendi Ellerinizle Düşman mı Yetiştirdiniz? 01-01-1970 03:00 "BU 23 NİSAN'DA HİÇ BOĞAZINIZ DÜĞÜMLENDİ'Mİ?  01-01-1970 03:00 ERKEKLER KADINLARINI NEDEN ÖLDÜRÜYOR? 01-01-1970 03:00 TOPLUMUN, GENÇLİĞİN, EMEKLİNİN PSİKOLOJİSİ NASIL BOZULUR? 01-01-1970 03:00 KREŞLERE MAHKÛM BIRAKILAN BEBEK RUHLAR 01-01-1970 03:00 KELEPÇELİ RUHLAR “TOPLUM OLARAK NEYİ KAÇIRIYORUZ?” 01-01-1970 03:00 VİCDANLARIN SESSİZLİĞİ VE ÖDÜLLENDİRİLEN SUSKUNLUKLAR 01-01-1970 03:00 Bir önceki yazımın devamı.. BAĞ MI, GARANTİ Mİ? 01-01-1970 03:00 VİCDAN CİNSİYET TANIMAZ SLOGAN: KADIN GÜÇTÜR; AMA ADALET OLMAZSA GÜÇ YARAYA DÖNÜŞÜR.  01-01-1970 03:00 HAPLA SUSTURULAN BİR TOPLUM MUYUZ? 01-01-1970 03:00 "NARSİSTLER."Sizi Sessizce Nasıl Kontrol Eder? 01-01-1970 03:00 8 MART: KUTLAMA DEĞİL, EMEKÇİ KADINLARI ANMA GÜNÜDÜR!  01-01-1970 03:00 AİLELER TARAFINDAN NARSİST BİR ÇOCUK NASIL YETİŞTİRİLİR? 01-01-1970 03:00 SENİN GÖLGENİN NARSİST OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN? 01-01-1970 03:00 "BİR ÇORBA 200 LİRA, VİCDAN KAÇ LİRA?  01-01-1970 03:00 Kadın konuşur, toplum olgunlaşır 01-01-1970 03:00 KADIN SUSARSA, DÜNYA YAVAŞLAR. 01-01-1970 03:00 KADIN SUSTUKÇA DÜNYA YOLUNU KAYBEDER: Sessizlik Erdem Değil, Bir Toplumun Çöküşüdür! 01-01-1970 03:00