İSTİKLÂL BAYRAKLA İSTİKBAL MAARİFLE

Milli Eğitim Bakanlığı genelgesiyle 2025-26 eğitim ve öğretim yılının ikinci yarısı dün tüm okullarımızda bayrak temalı etkinlikler ile başlatıldı. 

Amaç ise, hafta boyunca sürecek olan resim, şiir, kompozisyon, afiş gibi sanat ve kültür etkinlikleri vasıtasıyla milli değerlerimize dönük maarif modeline uygun farkındalık oluşturmak...

Milli Eğitim Bakanı Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin'i göstermiş olduğu bu duyarlık nedeniyle alkışlıyor ve kendisine buradan hassaten teşekkürlerimi iletiyorum. 

Eğitim ailede başlar. Çocuklarımıza daha çekirdekten vatan-bayrak sevgisi aşılamak, millî değerler inşasıyla yetiştirmek ve devamlılığında öğretim ile idame ettirilmesi esas olandır.

İlgili Bakanlıklarımızın çalışması ile her yeni doğan Türkiye Cumhuriyeti bebeklerine Türk  bayrağı verilmesi ne kadar güzel ve manidar olur, değil mi? 
Her Türk asker doğar şiarıyla Al Bayraklı kundak.

20 Ocak 2026 tarihinde terör örgütü destekçisi bir grubun Nusaybin Kamışlı ilçe sınırında göndere çekili olan bayrağımızı indirmiş olması tüm yurtta büyük bir infiâl oluşturmuş  ve bu konudaki millî hassasiyetimizi ayağa kaldırmıştır.

Bayrağımıza yapılan bu alçak saldırı sonrasında güvenlik güçlerimiz failleri teker teker tespit edip yakalayarak yargıya teslim etmiş ve haklarında gereken hukukî işlemler başlatılmıştır. 
Hukuk, elbette ilgili şahıslar hakkında gereğini yapacak; hakettikleri cezai işlemi yerine getirecektir.
Ancak, bu konu sadece hukukun yürüteceği adli işlemlere bırakılmamalıdır.

Terör örgütü, devletin ve milletin egemenlik sembolü olan bayrağımıza saldırmak suretiyle, bu topraklar üzerindeki binlerce yıllık varlığımıza kastetmiştir.
Dolayısıyla konu, sadece hukuk ve adli işlemlerin dışında olarak doğrudan bir bütün halinde hepimizi içine alan bir boyut kazanmıştır. 

Yapılan bu küstah saldırı neticesinde, kadim yurt topraklarımız üzerinde atalarımızın asırlar boyunca kan ve can bedeli tesis etmiş olduğu millî egemenliğimizin ve varlığımızın teminatı ve alâmeti olan bayrağımızı bizler de her koşulda bedeli ne olursa olsun, müdafaa etmek ile yükümlüyüz. 

Öte yandan, bu mübarek bayrak sadece 
Türkiye Türklerinin istiklâlini ifade etmez. 

Bu öyle bir bayraktır ki; sadece bizi değil, Afrika'nın sömürge zincirlerini kırmakta olan ülkelerinden, Gazze'de soykırım ve katliamlara direnen Filistinlilere; Balkan ülkelerinden, terör yapılanmalarına karşı mücadele eden Irak ve Suriye'deki Arap ve Türkmenlere; Türkistan coğrafyasındaki soydaş ülkelerden, Pakistan'a ve hatta Latin Amerika'da emperyalizme ve onun küresel soygun düzenine karşı mücadele etmekte olan ülkelerine kadar dünyanın birçok yerinde yaşayan milletlerin de âdeta millî sembolüdür.

Bu şanlı bayrak ki; tarihin derinliklerinden taşıyarak getirdiği asaleti ile yerküre üzerinde adaletin ve barışın da güvencesi ve sembolüdür. 

Dalgalandığı her yerde hak ve adaletin kalesi olarak emperyalist saldırganlığa geçit vermeyerek meşum tüm tertip ve planları bozmaktadır.
Yerküre üzerindeki hesapları bozulan emperyalistler, taşeron örgütlerini devreye sokarak işte bu imaja saldırmaktadırlar. 

Lâkin, ne yapsalar boş!

Türkiye, son çeyrekteki atılımları ile dünyanın savunma kapasitesi yüksek sayılı birkaç ülkesinden biridir.
Dolayısıyla, hem bölgesinde hem de küresel ölçekte oyun kuran ve kuralları koyan bir ülkedir Türkiye...
Ve hiçbir gücün zorbalığına boyun eğmeyecek kadar da güçlü...

Bayrak namustur şiarıyla, Türk bayrağı şerefle dalgalansın diye canını vatan toprağına seren aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin mübarek destanıdır...

Asker ninnileriyle yiğit yetiştiren kadınların duasıdır... 
Bayrağa kutsal marş yazan Mehmet Akif Ersoy'un gönül bestesidir... 
Uğruna şiirler yazılan millî kalemlerin imgesidir... 
Gurbetten dönenin vatan toprağındaki can suyudur.. 

Âdeta bir sosyal deney yaparcasına bayrağımıza el uzatmaya çalışan alçaklar bir defa daha net olarak gördüler ki, bu milletin millî gen hafızası hâlâ dipdiri...
Ergenekon'dan Malazgirt'te, Kurtuluş savaşından Sakarya Meydan Muharebesine, Çanakkale'den 15 Temmuz'a kadar ilelebet maziden atiye, mahşere kadar da öyle olacaktır. 
Dünyada tarih olmayan tarih yazan Türk milleti, 
"Hattı Müdafaa Yoktur Sathı Müdafaa Vardır." şiarıyla vatanı için maddî ve manevî her zerrece ne gerekiyorsa yapmıştır, yapmaya da devam edecektir. 

Kadınlarının dahi cephede mermi taşıdığı, köprüde tanklara meydan okuduğu bir ülkede varın gerisini siz düşünün. "Ölürsek şehit kalırsak gaziyiz" imanıyla cenk eden yiğitlerimizi hayal bile edemezsiniz. 

Hey kalleşler! 
Hey hainler! 
Bilesiniz ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar kalacaktır. 

Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe!
                                                        
 Filiz Toklu