KURU FASULYEDEN
"Kuru fasulye gibi kendini nimetten saymak" sözünü bir türlü anlayamamışımdır. Bal gibi de nimet işte.
Etin olmadığı yerde vekaleten de protein...
Osmanlı sofrasına 16. yüzyılda İspanyollar tarafından getirildiği düşünüle dursun nâmı değer kuru fasulye tescilli bir Türk yemeğidir.
Hem yerli, hem milli, hem de ekonomik olması sebebiyle bayramlarda, düğünlerde sofraların vazgeçilmez demir başıdır.
Kuru fasulyeyi taşralı yer, avam yer, fakir fukara yer algısı da ayrı bir sıkıntı. Anası babası belli olan soylu zâde yemek listesinde olmak fasulye için ayrıca şereftir.
Garip gureba yemeği diye hor görmeyin sakın! Kuzu etli ve pastırma ile zenginleşiyor. Zeytin yağlı olunca da (piyaz) sosyete oluyor.
Kendi içinde cins isimleri dahi var.
Seksen kadar türü olduğu söylensede; tombul, horoz, Selanik, çalı, şeker, dermason, battal, Bombay gibi türler ün yapmış olan rütbeli fasülye cinsidir.
Ülkemizde en çok tercih edilen dermason olsada Erzincan fasulyesi olarak bilinen şeker cinsi benim favorimdir. Tıpkı yöre insanın merhameti gibi yumuşacık lokum kıvamındadır.
Ağzını büze büze sipariş edilen ve batılı isimli yemekleri yiyince mertebe yükseliyor mu? İsraf kokan restorantlara yolunuz düşerse sakın yemeğinizi bitirmeyin! Görgüsüz etiketini yersiniz. Sonra bu yaftayla insan nasıl yaşar dimi? Allah muhafaza....
Bundan bir kaç yıl önce Anadolu'da sofranın vazgeçilmezi olan kuru fasulye ve ekip arkadaşları olan; bulgur pilavı, ayran bir de yanına soğan yurdum insanı için ziyafetti.
Metropole göç eden insan; kendi ürettiği ilaçsız, zamsız mis gibi yediği nimeti; şehirde ki market rafında astronomik rakamlara görünce; "vay bizim fasulyeye bak sen, şehire gelince efendi olmuş" demesi tam bir trejikomik vaka.
...
Bir ailenin bir öğün doyacağı bir kilo fasulye fiyatına, "kiremitte kuru" gibi ticari amaçlı isimler fasulyeyi uçurmuş. Zannedersiniz ki uzaya mekik fırlatacak.
Fasulyenin işletmelere faydası bunlarla da bitmiyor. Kuru üstü pilav var. Pilav tam kuru! Kutsal sayı adeti gibi üzerinde bir kaç tane fasulyecik. Bırakın doyumluk olmasını tadımlık bile değil, sadece sayımlık...
...
Âh canım yurdum insanı; bereketli topraklarını terk ederek, fasulyeni yetiştirmeyi bırakırsan, yemeği de bırakırsan. Yemek istersende böyle yedirirler. Afiyet olsun!
.......
Yöresel yemek şefi Gülsen Yıldız'dan Türk mutfağından kuru fasulye reçetesi:
Fasülyeyi ıslama suyunuz sıcak veya soğuk nasılsa pişirirken kullanılacak su dereceside öyle olmalıdır.
Fasulye üzeri beyaz köpük olana kadar haşlanır. Bu köpükler kevgir ile temizlenir. Biraz suyu süzülür. Soğan ve yağ çiğden ilave edilir. Kavrulmuş soğan mideye zararlı olduğundan böylece tüketilmesi daha sağlıklı. Biber salçası, tuz, şeker, kimyon, pul biber, küçük boy kabuk tarçın ilave edilir. Orta ateşte biraz pişirilip demlenmeye bırakılır. Yemeğe yakın fırına alınarak on beş dakika pişirilir. Güveç tencere kullanmak yemeğin lezzetini arttıracaktır.
.........
Benim yazarken karnım acıktı sizlerinde bir çoğunun okurken açlık hissettiğini düşünüyorum. Fasulye sevmeyen var mıdır? bilmiyorum. Fakat canım fasulyeyi çatalla yiyenler olduğunu biliyorum. Bırakın ekmek bandırmayı kaşık sürmek bile yasak hatta mübah.
Fasulye bereketinde ve şifasıyla sağlıcakla kalın.