Oyun Bozan - Düzen Kuran Akıl 

Yaklaşık yarım asır süresince vermiş olduğumuz on binlerce şehit ve tahminen 1 trilyon dolar civarındaki maliyeti ile ülke gündemimizin yakıcı baş meselesi olan terör dönemi, son bir yıl içinde atılan müspet adımlarla nihayet kapanmış olacak. 

Süreci buraya taşıyan başlıca dinamik ise, ülkemizin özellikle son on yıl içinde dostlarına güven, düşmanlarına ise korku veren savunma sanayi alanındaki katetmiş olduğu olağanüstü mesafedir.

15 Temmuz'dan sonra devlet yapılanması içine sızarak yuvalanmış bulunan kirli odakların bürokratik mekanizmalardan, yargı ve KHK'lar ile arındırılmış olunması neticesinde özellikle güvenlik ve istihbarat alanındaki zaafiyet ortadan kaldırılmış ve akabinde gerek yurt içinde gerekse de sınır ötesinde yürütülen terörle mücadele operasyonlarında başarılı sonuçlar ardı ardına gelmeye başlamıştır.

Vizyoner ve Misyoner Türkiye ;

Hedeflenen noktaya doğru süreci ilerleten başlıca diğer bir etken ise, Türkiye'nin uluslararası mecralarda elde etmiş olduğu politik ve askeri güç ve buna bağlı oluşan diplomatik prestijinin yükselmiş olmasıdır. 

Neredeyse tüm emperyalist güçlerin ve terör örgütlerinin at koşturduğu Suriye'de 24 saat içinde rejim değiştiren bir güç olarak ortaya çıkan Türkiye'nin sadece bölgesel bir aktör olmadığı, dünya siyaset arenasın da dizayn edebilecek, yerleşik yapay paradigmaları bozacak, akıl ve strateji sahibi etken bir devlet olduğu, muhataplarına net olarak gösterilmiştir. 

Sıralamış olduğumuz tüm bu verilerin kümülatif toplamı, terör örgütünü sahada etkisiz duruma getirmiş ve fiilen yok olma seçeneği ile karşı karşıya bırakmıştır.

Yaptırım- Caydırıcı Güç Millî Savunma Sanayi;

Türk devleti, Orta Doğu'da emperyal tasarımların ve kurulan denklemlerin çıkmaza girdiği bu karmaşık süreçte, senkronize edilmiş bir zamanlama ile tam da kendi gücünün ve kapasitesinin zirvesinde olduğu bir aşamada duruma müdahale ederek terör örgütüne silahları bırakması yönünde bir çağrı yapmıştır. 

Arkasını dayadığı küresel güçlerin, Türkiye'nin politik ve askeri kapasitesi karşısında geri çekilmek durumunda kalmaları ile işlevini kaybetmiş bir cihaza dönüşen terör örgütünü, bu çağrıya olumlu  karşılık vermekten başka bir yol bırakmamıştır.
 Zira, bilinen akıbetin yaklaşmakta oluşu ile topyekün bir imha yaşanacağının ayırdına varmış olarak silah bırakma kararı vermiş oldular.

Sürecin ilk safhası böylece tamamlanmış olsa da, önümüzde son derece dikkatli ve rakik olunması gereken yeni bir süreç açılmış durumdadır.

Gelinen aşamayı sabote edecek her türden provokasyonun deneneceği ve kurulacak sinsice tuzaklar ile döşenmiş engebeli bir yol üzerinde ilerleneceği bilinmelidir. Devlet aklı, "Tilkiden dost, ayıdan post olmayacağını" aşikar olarak bilir. Huyu çıkmayanların canını alır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. 

Bu ay itibariyle TBMM'de yer alan siyasi partilerin temsilcilerinden teşkil edilen bir komisyon, konuyu ele alarak "Terörsüz Türkiye" için gereken yol haritasını oluşturacaklar.

Durumun halen nazik bir yerde durmakta olduğunu, buna mukabil olarak; devletin ilgili birimlerinin de bu süreci başarılı bir biçimde tamamlayacak tüm önlemleri almış olacağından eminiz.

Terör örgütü, süreci çıkmaza sokacak iki dil, yerel özerklik gibi taleplerinin bir karşılık bulamayacağını, kadim devlet aklının ve Türk milletinin bu türden girişimlere asla  izin vermeyeceğini bilip, buna göre bir tutum geliştirmesi gerekiyor. 
Devletimiz, anlaşmaya değil aldığı kararı uygulamaya gitmiştir. Kurulan komisyonun, sürecin uhulet ve suhulet ile geçmesi yönünde alınacak kararlara arabuluculuk yapacak olmasıdır. 

Sonuç olarak, sürecin başarıyla tamamlanması halinde bundan 86 milyon insanımızın maddi-manevi kazançlı çıkarak ve yaşam standartlarının yükseleceği Türkiye hedefi, bir hata yapılmaz ise, karşımızda durmaktadır.

Gözü yaşlı analar babalar, bağrı yanan kardeşler, dağa kaçırılan çocuklar, peşmergeye nimet gibi sunulan kız evlatlar, kocası hâin olmuş kadınlar, Türk devleti -askeri- polisi düşmandır yalanıyla taş attırılan masum çocuklar, talan edilen yöre esnafı, okulları taranan öğrenciler, teröristi hayata döndürmek için müdahale etmek zorunda  kalan sağlıkçılar müjdeler olsun! 

Terörsüz Türkiye Yüzyılı, ülkemize,, milletimize ve
gelecek nesillere hayırlı olsun. Bu, cesurca karara öncülük eden saygıdeğer Devlet büyüklerimize ve katkısı olan her bir kişiye minnet ve şükranlarımıı sunuyorum. 
Tarih, sizi, altın harflerle yazacak. Vvar olun! 

Filiz Toklu