Millî Savunma Sanayimiz Namustur.
Yerkürenin en fazla askeri ve siyasi kriz üreten parçası kuşkusuz orta doğu dediğimiz alandır. Bunun böyle olmasının başlıca iki sebebi var: Birincisi bu bölge üç büyük dinin ortaya çıktığı yerdir; ikincisi de sahip olduğu zengin petrol ve doğalgaz rezervlerinin varlığı...
Bu iki faktör nedeniyle tüm dünyanın ilgisi de burada yoğunlaşmaktadır.
Asırlar boyunca Osmanlı Devletinin idaresinde kalmış olan bu coğrafya, özellikle 19. yüzyıldan itibaren emperyalist saldırganlığın askeri biçimler alması ile paramparça edilerek, günümüze kadar süren siyasal ve askeri krizleri kalıcı hâle getirmiş oldu.
Yaşanan bu krizlerin diplomatik yollarla çözümünün yetersiz kaldığı durumlarda ise, devreye hemen askeri güç kullanımının ikame edilişi artık sıkça yaşadığımız bir olgudur.
Türkiye anılan bu bölgenin en kadim devletidir. Ve Birinci Dünya Savaşı ile parçalanmış olan bu orta doğu coğrafyanın da varisidir.
Ancak, buradaki tarihsel hakları emperyalist saldırganlık ve işgal politikaları sonucunda ilga edilerek, neredeyse bir asır süresince siyasal konumu pasifize edilmek suretiyle sadece kendisine verilen rolün gereklerini yerine getirmekle iktifâ etmek durumunda kaldı.
Bu edilgen statüko ve buna bağlı siyasal pozisyonun oluşmasını elbette sadece dış dinamiklerin varlığı ile açıklamak yeterli olmayacaktır. Meseleyi tüm boyutları ile kavrayabilmemiz için bu sebeplerinin yanına iç dinamikleri de koymak lüzumu vardır.
Kendi içinde istikrarsızlık ve kaos üreten bir politik tercih, ne yazık ki Türkiye'yi uzun yıllar boyunca küresel denklemin dışında bırakmıştır.
Bölgemizin emperyalistler eliyle biçimlendirilerek dizayn edilişi (Sykes-Picot) karşısında soruna müdahâle edebilecek ve lehimize değiştirebilecek olanakları kaybetmiş olarak, oluşturulan fiili duruma katlanmak zorunda bırakılmıştık.
Zira, ekonimisi zayıf, askeri imkânları ise yetersiz ve dışa bağımlı bir ülkenin bu bölgede kendi iradesini tesis edebilmesi elbette mümkün olamazdı.
Bu yöndeki iyi niyetli bazı çabaların da yine içimizdeki işbirlikçi yapılanmalar eliyle sabote edilerek akâmete uğratıldığı artık hepimizin mâlumudur.
Türkiye'nin tarihsel birikimi ve bu birikimin ürettiği kimlik bilincini açığa çıkarabilmesi ancak son çeyrek yüzyılda inşâ edilen zihinsel devriminin eseridir.
Zihinlerdeki prangalardan kurtulan Türkiye, giderek kendisini küresel denklemin belirleyici ülkesi konumuna taşıyabilmiş oldu.
Bunun yolunun en başta savunma sanayisini güçlendirmekten geçtiğini tespit eden siyasal irade, gerekli adımları hızla atarak bugünkü güçlü siyasal etki seviyesine çıkarabilme başarısını gösterebilmiş oldu.
Kendi uçağını, gemisini, silahlı insansız hava ve deniz araçlarını, uydusunu, kıtalararası füzesini, radar sistemlerini ve sair tüm savunma araç ve gereçlerini üstelik yüksek oranda yerli ve milli kaynaklar ile imâl edebilen bir Türkiye, bugün küresel sistemde rol verilen değil, rol dağıtan ülke haline gelmiştir.
Savunma sanayisini daha ileri düzeye taşıyabilecek olan ve hâlen devam etmekte olan ARGE çalışmalarının önümüzdeki asrı bir Türkiye Yüzyılı yapacağı artık çok belirgindir.
Bunun siyasal sonuçlarını daha şimdiden toplamaya başladığımızı söylememizde artık bir sakınca da yoktur.
Bugün savaş uçağı dâhil savunma sanayi ürünleri ihraç edebilen sayılı birkaç ülkeden biri de Türkiye'dir.
Bu tablo, Türkiye'yi dünya jeo-politik sisteminin kurucu ve belirleyici ülkelerinden biri olarak masanın başına oturtmuştur.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'nın “Kimsenin bize efelenemeyeceği bir savunma kapasitesine ulaşacağız. ” İfadesi Türkiye Yüzyılı inşasına realist bir ışık tutmaktadır.
Yaklaşık bir asır boyunca devam etmiş olan mâli ve askeri esaret dönemlerinden, şu son çeyrek yüzyılda bugünün küresel ölçekte bağımsız, güçlü ve lider ülkesi Türkiye'yi inşâ etmiş olan, millet iradesine ve bu iradeyi reel-politik düzleme taşımış bulunan başta Cumhurbaşkanımız ve devlet büyüklerimize, bu uğurda şehit olanlara, karınca misâli maddî manevi zerrece katkıda bulunan herkese şahsım ve okuyucularım adına dua ve minnettarlığımı iletiyorum. Herşey Türkiye için!
Filiz Toklu