Taşeron Firma ABD

.Devletler arası ilişkilerde sürgit kalıcı bir dostluk olamayacağı gibi sürgit bir düşmanlık da olmayacaktır. Dün savaş ortamında kıran kırana çarpıştığınız bir ülke ile daha sonra nesnel/maddî şartların değişmesi hâlinde müttefik dahi olabilirsiniz. Buradaki temel kriter karşılıklı menfaatlerin verili/cari koşullarda uyuşması hâlidir. 

Devletler arası ihtilâfların çatışma ya da uzlaşma ile aşılması durumu ise, öncelikle mevcut küresel konjonktüre sonra da iç dinamiklerin ideolojik-politik tercihlerine, sahip oldukları iktisâdi ve askerî kapasitelerine göre biçimlenir. 

Buraya kadar kısaca belirttiklerim devletler arası hukuk ve diplomatik ilişkilerdeki genel teamüllerden oluşan ön kabullerimiz...

Çağımız, konvansiyonel savaş ve çatışma usüllerinin ileri teknoloji ürünü siber/robotik/yapay zekâ ürünü sofistike araçlar ile yer değiştirdiği bir çağdır.

2020 yılında Dağlık Karabağ'ı başta İran ve batılı ülkeler olmak üzere neredeyse tüm dünyanın itirazlarına rağmen otuz yıllık Ermeni işgalinden bir ay içinde kurtaran siyâsi irâde, bu başarısı ile bir anlamda konvansiyonel dönemi kapatarak yeni dönemin de savaş konseptini yapılandırmış oluyordu.

Sonuç itibariyle Ermenistan'ın savaş kapasitesinin yaklaşık % 80'i imha edilerek savaş kazanılmış ve ardından ateşkes koşulları için diplomasi devreye sokularak bir mutabakata varılmıştır. Bu ateşkes mutabakatının 9. maddesi uyarınca Azerbaycan ile Nahçıvan arasında kesintisiz kara bağlantısını ilgili tarafların kabülü ile teminat altına alan bir hükmün bulunmasıydı.

Ancak, ateşkes sonrasında Kelbecer, Laçin ve Ağdam Azerbaycan'a iade edilirken, Nahçıvan'ı Azerbaycan'a ve buradan da Türkiye'yi  Türkistan'a yani diğer Türk devletlerine karadan bağlayacak olan Zengezur Koridoru ile ilgili hüküm beş yıl boyunca askıda bırakılmıştır. 

Türkiye bu süreçte, Zengezur Koridoru boyunca gerek otoyol ve gerekse de demiryolu hatları ile kesintisiz ulaşım ağını oluşturmak üzere bazı somut projeler bile hazırlamış, lâkin mevcut tıkanıklık bir türlü aşılamadığından söz konusu projeler uygulama safhasına geçirilememiştir.

Nihayet bugüne gelindiğinde 8 Ağustos 2025 günü Washington D.C.'de ABD Başkanı Donald Trump, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında bir protokol oluşturularak Zengezur Koridoru için yeni bir statü belirlenmiş oldu. 

İlgili anlaşma gereğince Zengezur'un kontrolü Ermenistan'a ait gibi ifade edilse de fiilen ABD'ye bırakılmış olup, Azerbaycan'a da Nahçıvan'a geçişlerde kısıtlama olmayacağı konusunda güvence verilmiştir.

Öte yandan varılan bu anlaşmanın Türk Dışişleri ve TDT Genel Sekreterliği'nce olumlu bulunması ile anlıyoruz ki, sürecin arka planında bahse konu her iki kurumun da bilgisi ve onayı ile bu protokol imza edilmiştir.

Elbette tüm uluslararası anlaşmalarda olduğu gibi bunda da tarafların imza edilen protokole ne ölçüde sadık kalacakları belirsizdir. 

ABD zaten sicili bozuk sömürgeci bir haydut devlet... Bu bölgeyi kendi stratejik hedefleri için bir sıçrama tahtasına dönüştürmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. 

Esasen bu anlaşma bana göre 2020'de kazanılan Dağlık Karabağ zaferinin hakettiği adil bir anlaşma da sayılamayacaktır. 

Zira, Zengezur bir asır öncesinde zaten Azerbaycan toprağıydı ve burayı faşist diktatör Stalin'in Türk dünyası ile Türkiye'nin kara bağlantısını koparmak üzere Ermenistan'a bırakmasıyla elimizden çıkmış bulunuyordu.

Adil bir anlaşma ancak bu hakkın iadesi ile mümkün olacaktı, ne yazık ki bu, uluslararası konjonktür nedeniyle başarılamadı. 

İran, Rusya ve  Çin'in biriken enerjisi ABD'nin  üzerine yoğunlaşırken Zengezur kolidoru kırılma noktası olacaktır. 

Eminim günün birinde küresel koşullar Türkiye ve Türk dünyası için elverişli bir iklim oluşturacak ve Türk yurdu olan Zengezur, yeniden üzerinde Türk bayrağının dalgalanacağı bir belde olarak tarihteki asli yerine geri dönecektir. Turan yolu Türklerindir! 

Filiz Toklu