ÖZGÜRCE YAĞMURDA ISLANMAK

Ahmet KOÇAK ( YAZAR )

13-09-2024 11:51

ÖZGÜRCE YAĞMURDA ISLANMAK
Suudi Arabistan-Cidde kent merkezinde Uluslararası Türk Okulunda çalışıyordum. 1999 2001 arasında üç yıl görev yaptım o okulda.  Beş yıllığına görevlendirilmeme rağmen, dayanamayıp üç yıl sonunda dönüş dilekçemi verip; insanı güzel, iklimi güzel, özgürlüğü güzel, sanatı güzel… ülkeme döndüm.
Orası üç yüz altmış gün güneşli ve sıcak bir ülke. Yılın sadece beş günü bulutlu ve yağmurlu olur. Ailemi son yılımda Türkiye’ye gönderip yalnız yaşadım. 
Her zamanki gibi klima gürültüleri arasında uyumuşum.  Gece yarısı saat dörtte gök gürültülerine uyandım. Yağmur yağıyordu. Ben de bir sevinç! Türkiye’de de yağmur ve kar yağışını seyretmeyi çok severdim. Bura gibi yağmur kıtlığı olan bir ülkede olağanüstü bir olaydı benim için. 
Lambayı yakmadan perdeyi ve camı açıp yağmurun şakır şakır yağışını izlemeye başladım. Biraz izledikten sonra, karşıdaki bir evden bir anne ile kızının da benim gibi yağmuru sevip mutlu olduklarını ve hatta benden de ileri giderek evlerinin bahçesinden sokağa çıkıp ıslandıklarını gördüm. Kadın ve çocuk gecelikleri ile çıkmışlar, ikisinin de başları açık. Bu ülkede, kadınların başları açık sokağa çıkmaları yasak ve suçtur. Yağmurla birlikte bu ikiliyi de izlemeye başladım. Onlar beni göremedikleri için yağmurda ıslanmanın ve özgürlüğün tadını çıkarıyorlar. Beş dakika sonra ne olduysa yılan görmüş mir ketler gibi acele evlerinin avlusuna kaçıştılar. Ben,” acaba neden kaçtılar?” diye düşünürken yanıt birazdan geldi, sokaktan geçti gitti. Taksi ışığını görüp kaçtıklarını anladım. Yine bu ülkede kadınların araba sürmeleri de yasak. Şoför erkek, kadının da başı açık olduğundan kaçmışlardı. Araba tehlikesini atlattıktan sonra yine çıktı ikili. Hoplayıp zıplıyorlar, o yana, bu yana kaçışıp yağmurda ıslanmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Tekrar bir araba ışığı görmüş olmalılar ki üç, dört yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim kızıyla yine evlerinin bahçesine kaçtılar. Taksi geçtikten sonra bir daha çıkıp gösterilerine devam ettiler. Biraz sonra anne evin örtmesine gitti. Küçük kız sokakta oynamaya devam etti. 
Bir süre oynayan çocuk araba farı görünce birden evlerine, annesinin yanına kaçtı. Araba ışığı görünce içeri kaçılacağını öğrenmişti. O arabada erkek var. Bu erkekler kaçılması gereken canavarlardır. Taksi gitti. Küçük kız yine çıkıp oynamaya, ıslanmaya devam etti. Taksi ışığını görünce yine içeri kaçtı ve bir daha çıkmadılar. Yorulmuşlar ve adam akıllı ıslanmışlardı besbelli. Ergenlik çağına gelmeyen kız çocukları bu ülkede de başlarını kapatmak zorunda değillerdi.
Üzülerek izlediğim manzaradan sonra ülkemde yaptığı devrimlerle kadın ve erkeği eşitleyen, başlarını kapama ve açma özgürlüğü veren, karma okullarda okuyarak erkeklerle omuz omuza çalışmalarını, özgür olmalarını, erkeklerden kaçmadan sokaklarda özgürce gezmelerini sağlayan Büyük İnsan Atatürk geldi aklıma. O zavallılara üzülmeden edemedim.  
O küçük kız büyüyüp bir erkeği sevebilecek mi? Evlendiğinde mutlu olabilecek mi? Kim korktuğu, kaçtığı bir canavarla evlenip mutlu olabilir ki? Kendisine yasak olmadığını bilemeden erkelerden kaçması, saklanması gerektiği öğretiliyor körpecik yaşında. Okullarında da kız ve erkekler ayrı okullara gittiğinden, yabancı erkeklerin de kendi gibi eli ayağı olduğunu, güçlü, zayıf yönleriyle etten kemikten bir canlı olduğunu anlayabilecek miydi? Erkekler de kızların ellerine iğne batırılınca acıdığını anlayabilecek miydi? Yoksa kızlar bizim gibi değiller, onlara her türlü işkence yapılsa da acı çekmezler diye mi düşünüyorlardır.
                                                                        …
Saçlarım uzamıştı. Her zaman gittiğim İskenderunlu berber Ali’nin iş yerine gittim.  Berber koltuğuna oturdum. Tıraşa başladı. Berberlerin sohbetleri tatlıdır. Gece saat on bir olduğundan benden başka müşteri de yoktu. Her zamanki gibi sohbet etmiyordu. Ali başından geçen kötü bir olayın etkisindeydi. Yüzünden acı çektiğini anlayıp sordum:
- Ali ne oldu kıvranıp duruyorsun?
- Sorma hocam! Üç gün önce başıma bir felaket geldi? 
- Hayırdır ne oldu?
- İki hafta önce içkili yakalandım. Hapse attılar. On beş gündür iş yerim kapalıydı. Yargılandım. Kadı bana iki yüz kırk kırbaç cezası verdi. Üç gün önce seksen kırbaç vurdular. Seksen kırbaçtan sonra bayılmışım. Hayatımda öyle bir acı çekmedim. Bu kırbaçlardan sonra ölürüm sandım. Ama ölmedim. Cezamın infazından sonra beni serbest bıraktılar. İki ay sonra yaralarım iyileşince seksen kırbaç daha vuracaklar. Dört ay sonra cezamı bitirmiş olacağım. Evde üç gün yüz üstü yattım. Aslında hiç gelmemem lazımdı ama evde usandım da bu akşamüstü dükkanı açtım. Soranlara hastayım deyip geçiştiriyorum. Eğer Arap müşteriler duysa bir daha bana selam bile vermezler. Sen yabancı değilsin diye sana anlattım. Aman kimseye söyleme hocam, dedi.
Ben kırbaç cezası, kelle kesme cezası verildiğini, namaz vakitlerinde asker zoruyla camiye götürülüp zorla namaz kıldırdıklarını biliyordum ama cezayı çekmiş canlı bir kişiyi görmemiştim. Tıraş bitince
-Ali usta sakıncası yoksa yaralarını görmek istiyorum, dedim. O da:
-Burada olmaz da iş yerinin arkasındaki odaya geçelim göstereyim, dedi.
Kapıyı kilitledi. Yabancı ve Arap esnafın namaz vakitlerinde camiye gidiyormuş gibi kapıyı içeriden kilitleyip mutavvadan (denetçi imam) saklandıkları arkadaki odaya geçtik. Ali sırtını açtı. Zaten kırbaç cezası yediğini anlattığında gözlerim fal taşı gibi açılmıştı, yaralarını görünce temelli hayretler içinde kaldım. Sırtında, baldırlarında kahverengi, kırmızı, mor renklerde kırbaç izleri, gri ve beyaz renkli iltihap izleri vardı. Çok üzüldüm. Yaralarının resmini çekmek istediğimde kabul etmedi. 
-Olmaz hocam. Bu ülke çok tehlikeli! Çektiğin resimler herhangi bir yerde çıkarsa bu kez benim kellemi alırlar, dedi. Ben de hassasiyetini anlayıp ısrar etmedim ama resim hafızama kazındı.
Biraz sonra,
- Hocam sen burada yenisin. İçki falan da bulamıyorsundur. İstersen sana rakı ikram edebilirim! dedi.
 - Ya Ali daha yeni kırbaç yemişsin daha akıllanmadın mı? Ne rakısı? 
-Hocam bunlar bana ceza verdiler ama içki içmeyi bırakmayı düşünmüyorum. Daha da kızgınım. Türkiye de suç olmayan bir eylem burada suç. Ben Türkiye’ye de, Atatürk’e de kurban olurum. Orada iş bulsam buraya adımımı atmazdım. Hadi getireyim de içelim, dedi.
 Bir litrelik pet şişede rakıyı getirdi sehpaya koydu. Ben sarhoş olurum da yakalanırım diye korktum içmedim. Ona,
-Ya Ali sen de içme yine yakalanırsın! dedim.
- Bu kırbaç acısının bedenimde ve ruhumda açtığı acıları ancak rakı ile azaltabiliyorum.
Birkaç kadeh içti.
-Hadi seni evine bırakayım. Sarhoş oldun. Yine yakalanırsın!” dedim. Yarım litrelik pet su şişesine rakı doldurup, dışarıda içerek arabaya bindi. 
-Ali hala akıllanmadın mı sokakta bile içiyorsun? 
- Hocam ben böyle pet şişeleri yanıma alırım yolda yürürken içerim. Herkes su içtiğimi sanır, dedi. Yolda giderken;
 “Yasağa rağbet çok olur” derler doğruymuş. Bir suça kırbaç, kelle kesme, yarı beline kadar toprağa gömüp taşlayarak öldürme cezası bile verilse insanlar o suçları işlemeye devam ediyorlar. İnsanlık dışı ceza vermek yerine insanlar eğitilseler, ülkeler arasında göreceli suçları önlemek daha etkili olur” diye düşündüm.
ahmet.kocak16@hotmail.com

DİĞER YAZILARI ÇARESİZLİĞİN ADI: IRMAK ÖĞRETMEN 01-01-1970 03:00 YEDİ UYURLAR GİBİ 01-01-1970 03:00 KARPUZ GİBİ İKİYE BÖLÜNDÜK 01-01-1970 03:00 BEN CEZA EVİNDEYKEN 01-01-1970 03:00 KARLARIN ALTINDAN ÇIKAN YAŞAM    01-01-1970 03:00 EĞİTİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER Yunan filozofu Platon der ki: 01-01-1970 03:00 HASTABAKICI ÖĞRENCİM 01-01-1970 03:00 AYDINLARIN DEĞERİNİ BİLELİM 01-01-1970 03:00 ANJİYO OLDUM 01-01-1970 03:00 ANJİYO OLDUM 01-01-1970 03:00 ÇAĞRIŞIMLAR- 2 01-01-1970 03:00 ÇAĞRIŞIMLAR-1 01-01-1970 03:00 BAĞ-KUR EMEKLİSİ NİYAZİ 01-01-1970 03:00 SİYASET TEHLİKELİ Mİ? 01-01-1970 03:00 GEZMELİ Mİ GEZMEMELİ Mİ? 01-01-1970 03:00 TARİKATÇILAR DİNİ ÖĞRETİYOR 01-01-1970 03:00 UYGARLIK TEHLİKEDE Mİ ?  01-01-1970 03:00 DEMİRBANK İYİ GÜNLER DİLER 01-01-1970 03:00 SARI TİLKİ 01-01-1970 03:00 BAŞA DÖNÜŞ 01-01-1970 03:00 YOKSULLUĞU YÖNETMEK Mİ, YOK ETMEK Mİ? 01-01-1970 03:00 YOKSULLUĞU BİTİREN ADAM 01-01-1970 03:00 ÇETİN YOLCULUK 01-01-1970 03:00 HASTANE RANDEVUSU 01-01-1970 03:00 BAREZ 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 CAN SIKINTISI 01-01-1970 03:00 ACI BİBER YEME ŞAMPİYONU-2 01-01-1970 03:00 ACI BİBER YEME ŞAMPİYONU-1 01-01-1970 03:00 ÖNERME / KARŞI ÖNERME / UZLAŞIM 01-01-1970 03:00 YOKSULLUK YARIŞI 01-01-1970 03:00 ARKADAŞIM KANGAL 01-01-1970 03:00 YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN! 01-01-1970 03:00 NEDEN BULUŞ YAPAMIYORUZ? 01-01-1970 03:00 SAF (TEMİZ) İNSANLAR 01-01-1970 03:00 ANA YURDUMDA BİR AY 01-01-1970 03:00 ÇOK ÇOCUK 01-01-1970 03:00 BURSA ZEKİ MÜREN’İ ANDI        01-01-1970 03:00 PARAYLA İMANIN KİMDE OLDUĞU BELLİ OLMAZ Emekli Seyfi Bey anlatıyor; 01-01-1970 03:00 OKUMAZSAN ÇOBAN OLURSUN! 01-01-1970 03:00 DİJİTAL ALANDAN İNSAN MANZARALARI 01-01-1970 03:00 KERTENKALE  01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLERİN GÖLGESİNDE BÜYÜYEN BİR ÜLKE 01-01-1970 03:00 ÖZDE YOSUL, SÖZDE YOKSUL 01-01-1970 03:00 YAŞLI BİREYLERE BİRKAÇ SÖZ… 01-01-1970 03:00 YİRMİ BİR YÜREK GÖKYÜZÜNDE KALDI 01-01-1970 03:00 BURSA’DA ATATÜRK NASIL ANILDI? 01-01-1970 03:00 Saat Dokuzu Beş Geçe… Bir milletin kalbi aynı saatte yeniden atıyor. 01-01-1970 03:00 KÖZ YAŞLARIM (Hatice Türkmen YURTSEVEN) 01-01-1970 03:00 REHBER ÖĞRETMEN CEMAL AKYÜREK ANLATTI 01-01-1970 03:00 ERKEN SÖNEN BİR YAŞAM; MEMİŞ 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET İLAN EDİLMESEYDİ 01-01-1970 03:00 LODOS 01-01-1970 03:00 BUSA EMLAK DÜNYASI 01-01-1970 03:00 ŞANSSIZLIK VE EZİLMEK İYİDİR (!) 01-01-1970 03:00 BURSA’NIN SU SORUNSALI 01-01-1970 03:00 TÜRKTELEKOM’LA SINAVIM 01-01-1970 03:00 17. BURSA EDEBİYAT GÜNLERİ 01-01-1970 03:00 YUMURTACI DAYI GELMİŞ 01-01-1970 03:00 ERKEKLER AĞLAMAZ 01-01-1970 03:00 DAYAN EY DİŞLERİM DAYAN 01-01-1970 03:00 ŞAİR, YAZAR, ÇEVİRMEN NİHAT ALTINOK 01-01-1970 03:00 OTUZ BEŞ YIL SONRA YERİNE OTURAN TAŞLAR 01-01-1970 03:00 SEKSEN YILLIK ÖMRÜN ALTMIŞ YILI SANATLA GEÇEN BİR ULU ÇINAR; HAFİZE BEYİM GÜN 01-01-1970 03:00 BURSA’DA SANAT VE SANATÇILAR Bursa’da sanat deyince; 01-01-1970 03:00 BENMERKEZCİ 01-01-1970 03:00 BİR YAZAR NELER YAŞAR? 01-01-1970 03:00 YIRTILAN BOT 01-01-1970 03:00 OKULLAR AÇILIRKEN… 01-01-1970 03:00 ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN! 01-01-1970 03:00 KARŞIT ADAM 01-01-1970 03:00 YAKASI KÜRKLÜ PALTOM 01-01-1970 03:00 AFİFE JALE’DEN TOPUKLU EFE’YE 01-01-1970 03:00 SOY SÜREN YOKSULLUK 01-01-1970 03:00 BURSA KENT KONSEYİ EDEBİYAT ÇALIŞMA GRUBU TOPLANDI 01-01-1970 03:00 YAPAY ZEKÂ İLE TANIŞTIM 01-01-1970 03:00 YAPAY ZEKÂ İLE TANIŞTIM 01-01-1970 03:00 TUTUMLU OLMAK ZORUNDAYIZ 01-01-1970 03:00 NİHAL CEVHER ŞİİR KİTABINI TANITTI 01-01-1970 03:00 YEŞİL BURSA YANIYOR 01-01-1970 03:00 BUDAPEŞTE GEZİM-2 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 ÇÖPTE EKMEK VAR! 01-01-1970 03:00 GENÇLER EVLİLİĞE NASIL BAKIYOR? 01-01-1970 03:00 GAZİ YAKUP ERGEN 01-01-1970 03:00 VASFİ BEY- 2 01-01-1970 03:00 VASFİ BEY -1 01-01-1970 03:00 BİRAZ DA GÜLELİM 01-01-1970 03:00 BİR YILDIZ DAHA KAYDI (MİKDAT YILDIZ) 01-01-1970 03:00 DOLAR MİLYONERLİĞİ FIRSATLARINI KAÇIRDIM 01-01-1970 03:00 DİŞTEN ARTANLAR 01-01-1970 03:00 ALMANYA BİZİ KISKANIYOR 01-01-1970 03:00 BİR GÜNLÜK HASTANE SERÜVENİM 01-01-1970 03:00 BULGARİSTAN VE TÜRKİYE YILDIZI - 2 01-01-1970 03:00 BAYRAMDA BURSA’YI GEZDİM 01-01-1970 03:00 COŞKULU YÜREKLER ÇABUK YORULUR 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 KIRILAN AYAK BİLEĞİM 01-01-1970 03:00 HOMO SAPİENDERTAL 01-01-1970 03:00 KAPLIKLAYA CAZİBE MERKEZİ 01-01-1970 03:00 BURSA’DA SABAH 01-01-1970 03:00 LİYAKAT Mİ DEDİNİZ? 01-01-1970 03:00 DEPREM 01-01-1970 03:00 KORONAVİRÜS GÜNLÜĞÜ 01-01-1970 03:00 MAZİDE BİR 23 NİSAN 01-01-1970 03:00 YOZGAT’TA MİTİNG BURSA’DA YÜRÜYÜŞ 01-01-1970 03:00 CAHİL CESARETİ 01-01-1970 03:00 SUZAN SUZİ -3 01-01-1970 03:00 SUZAN SUZİ -2 01-01-1970 03:00 SUZAN SUZİ-1 01-01-1970 03:00 MUSTAFA EFENDİ 01-01-1970 03:00 CHP ÖN SEÇİM İZLENİMLERİ 01-01-1970 03:00 ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ SAYGIYLA ANIYOR, ZAFERİMİZİ KUTLUYORUM! 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLER HER ŞEYİ BİLİR 01-01-1970 03:00 GENÇ ÖĞRETMEN TANJU OĞUZ 01-01-1970 03:00 EDİP AKBAYRAM’I KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 HAYALLER, GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 NEYİN NESİ? 01-01-1970 03:00 EBE HANIM 01-01-1970 03:00 GİDER MİYİM? 01-01-1970 03:00 KADIN GÖZÜYLE YAŞAM ZORLUĞU 01-01-1970 03:00 İŞSİZLİĞİ VE PAHALILIĞI NASIL ÇÖZMELİ? 01-01-1970 03:00 İŞSİZLİĞİ VE PAHALILIĞI NASIL ÇÖZMELİ? 01-01-1970 03:00 TAYİN NASIL YAPTIRILIR? 01-01-1970 03:00 MÜLAYİM HULUSİ 01-01-1970 03:00 SİYASETÇİLER VE VATANDAŞLAR 01-01-1970 03:00 UĞUR MUMCU’YU ANDIK 01-01-1970 03:00 BURSA’YA GİT DE ADAM GÖRSÜNLER 01-01-1970 03:00 CHP YILDIRIM’DA NELER OLUYOR? 01-01-1970 03:00 MEMUR EMEKLİSİ KARINCA 01-01-1970 03:00 BURSA’NIN AYDINLARI TOPLANDI-2 01-01-1970 03:00 BURSA’NIN AYDINLARI TOPLANDI -1 01-01-1970 03:00 HIZLI YAŞADIM-2 01-01-1970 03:00 HIZLI YAŞADIM-1 01-01-1970 03:00 ÇAĞDAŞ BEY’İN YILBAŞI GECESİ 01-01-1970 03:00 AH YALAN DÜNYA! 01-01-1970 03:00 SERPME KAHVALTI-2 01-01-1970 03:00 SERPME KAHVALTI-1 01-01-1970 03:00 DÜDÜKLÜ TENCERE 01-01-1970 03:00 ŞARKILAR SÖYLEYİP HALAY ÇEKMEKVARKEN… CEYLAN: 01-01-1970 03:00 SUBARU SEVGİM NASIL GELİŞTİ? 01-01-1970 03:00 ESKİLERDE AŞK… 01-01-1970 03:00 HAYRET BİR ŞEY! 01-01-1970 03:00 TRAFİKTE SABIR 01-01-1970 03:00 ÖĞRENCİM HATUN 01-01-1970 03:00 BURSARAY PENCERESİNDEN… 01-01-1970 03:00 KİTABI OKULLA, OKURLA BULUŞTURANLAR 01-01-1970 03:00 İKİ AVUÇ LEBLEBİ 01-01-1970 03:00 MUSTAFA BOZBEY’İ ZİYARETİM 01-01-1970 03:00 SEÇİM VE GEÇİM -2 Söyleşi devam ediyor; 01-01-1970 03:00 SEÇİM VE GEÇİM-1 01-01-1970 03:00 BANKA PROMOSYONU İLE SINAVIM 01-01-1970 03:00 İKİZLER 01-01-1970 03:00 MAHALLEMDEN MANZARARLAR 01-01-1970 03:00 SATILIK ARABA 01-01-1970 03:00 Z KUŞAĞI KALEMİNDEN CUMHURİYET 01-01-1970 03:00 78 KUŞAĞI KALEMİNDEN CUMHURİYET 01-01-1970 03:00 68 KUŞAĞI KALEMİNDEN CUMHURİYET “CUMHURİYET ERDEMDİR. 01-01-1970 03:00 KUDUZ 01-01-1970 03:00 KANATLI HAYVAN PAZARI 01-01-1970 03:00 YETİMİN BAŞI NASIL OKŞANIR? 01-01-1970 03:00 TREN YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 PSİKOLOJİKTİR CANIM 01-01-1970 03:00 HERKES SUSSA BİZ SUSMAYIZ 01-01-1970 03:00 DOYDUĞUN YERDEN DOĞDUĞUN YERE GİTMEK 01-01-1970 03:00 BANA AMCA DEME... 01-01-1970 03:00 DESİNLER, NE DERLER, KEŞKE… 01-01-1970 03:00 DİJİTAL ÇAĞDA OKUMA, GAZETECİLİK 01-01-1970 03:00 BURSA, SANATÇISI ZEKİ MÜREN’İ ANDI 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLER ODASINDA NELER KONUŞULUR? 01-01-1970 03:00 BUNLARI YAPMAYANIMIZ YOKTUR 01-01-1970 03:00 YORUMLU… 01-01-1970 03:00 BABASININ BİRİCİK “BAKAN” I 01-01-1970 03:00 FAKİRİN KAYAK KEYFİ! 01-01-1970 03:00 BİLGİLİ İNSAN 01-01-1970 03:00 ZAFER BAYRAMI BURSA’DA COŞKUYLA KUTLANIYOR 01-01-1970 03:00 İĞNEYİ KENDİNE BATIRMAK 01-01-1970 03:00 HAYALLER GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 ARKADAŞIM MEHMET RÜZGÂR 01-01-1970 03:00 GEÇİM SIKINTISI YENİ DELİLER ÜRETİYOR 01-01-1970 03:00 YUMURTACI DAYI GELMİŞ 01-01-1970 03:00 FİNLANDİYALI ERNO GAZZELİ EMİR 01-01-1970 03:00 OYUNCAK ÖRDEK 01-01-1970 03:00 ÖZGÜR ÖZEL BURSA’DAYDI 01-01-1970 03:00 YEŞİL MERCİMEK 01-01-1970 03:00 KOCA SAVAR 01-01-1970 03:00 GEL DE UYU! “Soylar Neden Devam Etmedi? 01-01-1970 03:00 EYVALLAH! 01-01-1970 03:00 OSMANGAZİ HALK LOKANTASI ZİYAERTİM 01-01-1970 03:00 BOZKURTİŞARETİ VE EĞİTİM 01-01-1970 03:00 İKİ AVUÇ LEBLEBİ 01-01-1970 03:00 İZZET ŞADİ SAYAREL HUZUREVİ ZİYARETİM 01-01-1970 03:00 EYLEM İNSANLARI 01-01-1970 03:00 ÜLKE GÜNDEMİ 01-01-1970 03:00 YOLCU UÇAKLARI 01-01-1970 03:00 İSTİLA 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 İYİ BAYRAMLAR Arife Günü; 01-01-1970 03:00 BABALAR GÜNÜ  01-01-1970 03:00 ÇEMBERİMDE GÜL KAYNAK 01-01-1970 03:00 AYAĞI KIRILAN ATLARI VURURLAR 01-01-1970 03:00 ALİ İLE ALİYE ÖĞRETMEN 01-01-1970 03:00 ELİN KLAVYESİ TORBA DEĞİL Kİ BÜZESİN 01-01-1970 03:00 YARIM ZEYTİN 01-01-1970 03:00