Rasulullah'la Yarışma, Yarıştırma yerine Resulullah'a Uymak

İç dünya yolculuğu.
İçtimai şartlar ve duruş tutumlar. 
Yaratılış kapasitesi; biyolojik sosyolojik, zihinsel duygusal, fiziksel ruhsal haliyle biricik olan her insan. 
Kendine mahsus sınırlarında farklılıklar oluşturur. Farkına vararak varmayarak. Bir yol yürür.

Rabbiyle irtibatını. 
Resulullah Hz. Muhammet SAV. örnekliğinde. O'nu anlama ve O'na uyma noktasında. 
Her birey kendi yaratılışından ve biricikliğinden kaynaklanan farklılılıkları oluşur.  Kendisine verilen bu farklılık, emanetiyle, nimetleriyle yetkilendirilmesinden. Yani takdir edilmiş ve en güzel surrttte yaratılmasından kaynaklanan sorumlulukla doğar, değer alır. 
Bu sorumluluğunu yerine getirilmesinin veya getirilmemesinin bir de karşılığı olur. Buna da ilahi adalet deniliyor.
Bugün yaşarken ilahi adaket bir şekilde de. Kesin, görünür haliyle ahirette mutlaka gerçekleşecektir. 

Bu sorumlulukları.
Farzı ayın ve farzı kifaye sorumluluklar olarak da nitelendirilmekte. İnsan aciz ve hata yapmayana müsait, ölümlü bir varlık olması da dikkate alınır ise.
Farzı ayınlarını tam yapamayan bir Müslüman. Sınırlılıklarını da dikkate almadan. Sosyal hayatta farzı kifaye sorumluluğunu da üstlenemez, üstlenmemeli yaklaşımı. Ne kadar doğru olur. Ayrı bir yazı konusu. Erbabına soralım da.

Bir de, eksiğiz günahkarız ya. Bu hali unutarak, sanki herkes. 
Farzı ayın ibadetlerini. 
Resülüllah'ın ikame ettiği gibi yerine getirebilecekmiş iddiasıyla ki. Getiremez. Ancak onu örnekleyebilir. Onun gibi ikame etmeye yakın ikame gayesinde olabilir. 
Bu durumda. Kendine ve  diğer insana karşı.

Günüm insanı ve müslüman. Eksik bilgi alışkanlıklar ve duygu durum bozukluklarının, İletişim sıkıntılarının yaşandığı zorluklar. Mahalle baskısı, İnternet sosyal medya sanal medyada. Yolda sokakta işte evde. Bir sürü uyaranlarla uğraşır iken. 

Bir Müslümanı.
Farzı ayın ibadetinin, farzından mustehab'ına kadar tam yerine getiremiyorsun. Veya Farz, sünnet, nafile ibadetlerinde aksaklıklar yapıyorsun denilerek. İdamesinde eksiklerin var diyerek, olduğundan fazla büyüterek. Maksada zarar verici şekilde. 

Kişilik değersizleştirmesi.
Artık senden birşey beklenmez. Senden adam da müslüman da olmaz gibi hızı  tavırlar ki. 

Bunu söyleyen sanki kendisi de tam Resulullah gibi yapabiliyor da. İyinin dd iyisi var tabi. Müslümann kardeşini dışlıyor, zorluyor ayrı konu. Bu meseleler için belkide binbir tasavvuf yolu ve nefis mücadelesi ve tezkiyelerine gerek olmuş. Halen yeni oluşumlar çözüm aramalar yapılıyor iken.

Herkes kendi çapında, ne yapabilir ise, yapabildiği kadar yapıyor yaşıyor. Eksisiklikleri gidernesi çalışmalarını kendince, becerebildiğince telafiye uğraşıyorsa. Bu az veya çok olsa da.
Öncelikle.
Çok değerli bir şeydir.  Elinden tutmayı da gerektirir. Birliktelik gerektirir.

Bunun yerine.
Yoklukla, eksikliklerle hatta neredeyse tükenmişliklerle boğuşan müslüman kardeşini. Suçlayarak, horlayarak, ötekileştirerek. Sonra da herşeyi ondan beklemesi şaşılacak durum. Bu durumda dahi   sürekli eleştirerek. Tebliğ ettiğini, onu yola getirdiğini falan sanmak. Yazık oluyor.

Birbirinden beklentileri Resulullah ile yarışarak, yarıştırarak değil. Resulullah'ı òrnek alarak.  En münasip şekilde, anlayarak, tamamlayarak kabullenerek. Şefkatli ve yapıcı olarak. Beklentide itidal yolunu tutarak davranmakla vazifelidir. 

Beklentide itidalin hem kendini hem de karşı tarafı rahatlatan bir durumu vardır. İtidalden sapma kadar eziyete. Farklı şekillerde ve seviyelerde, zulme şiddete dönüşmeye başlar ki. Toplumsal huzuru bozar birliği bozar.

Leş olmuş bir köpekte dışlerindeki güzelliği gören bir Resulullah'ın ümmeti olarak.
Müslüman. Müslüman kardeşini bu leş kadar damı görmez.  Haydi öyle gördü. Kardeşi o kadar zor durumda ise. Ondaki küçücük bir güzellik diş kadar detay bir iman pırıltısı da mı göremez de. Olumsuz. Hüsnüniyetten uzak yorumlar tavırlar yapar. Abartılı beklentiler içine girer.

Bu halde bir Müslüman veya insan. Peygamberini tanısa.  Peygamberiyle kıyaslayarak örneklense. Kendine, Peygamberinin baktığı gibi, diğer insankara merhametle bakarak. O'nun bu sünnetini. Zor durumda kardeşine de uygulaması gerekmez mi!

Sürekli kardeşlerinden şikayet etmek. Ailesinden, devletinden, milletinden. İdarecisinden hocasından şikayet te, nereye kadar. Onları horlama yerine. Onları Resulullah'la yarıştırmak yerine. Hatta kendini Resulullah yerine koyma yerine. 
Kendine ve kardeşine karşı bu merhametsizliğe, haksızlığa düşürmemek lazım iken. Daha bir ileriye taşıyıp. 

Kendi şahsi hedeflerini. Ümmetin bilgi eksikliğinden de faydalanarak. Din bilgisini, haksız kazanç menfaatleri için kullanarak. İkbal peşine dönüştürme yoluna gitmesi. Kardeşini kandırmasın. Kendi görüşünü din haline getirmesi ayrı bir konu. 

Buna mukabil
Günün ihtiyaçlarını görerek dini temel ilkeleri üzerinden. İhtiyacı iman ışğında görerek, çözecek şekilde hükümler çıkarmak, farklı bir şey. Bunları hayata yasıtmak sa daha farklı bir şey. Birbiri ile karıştırmadan.

İhtiyaç, hatta, aceleci,  zorunlu şiddetli ihtiyaç durumu karmaşasında iken. Yani bulanık sudan dini bilgiyi kullanarak. Dini ucuza satmak. Haksız menfaat gereği haktan uzaklaşmak, uzaklaştırmak. Hakkı örterek kötücül insanlarla birlikte olmak. Onlara hizmete dönüştürmek se daha  farklı şey. Bunun yanında.

Hüsnü niyetle çözüm üretmek için verilen bir fetvada. Yanlışta Bir sevap.  İsabette on sevap belkide bereket üzerine bereket bilemeyiz. Bu bilinçle sorumluluk duygusuyla. İhtiyacı görmeye teşvik etmedeki değerliliği de görmek, kıymetlendirmek lazım. 

Resulullah'la yarışmak, yarıştırmak yerine. Resulullah'a uyarak. Onun gibi olmaya çalışmak en güzel davranış olacaktır. Bu bizi  birleştirecek rahatlatacak daha üretken yapacaktır. 
Rabbimizin rızasına doğru İnşaallah. 

Mehmet Ali Turhal
15 Şubat 2026
Serdivan / SAKARYA