Meyve olunca dibine düşer.

Lise arkadaşları buluşma kararı bilgilendirmesi olur olmaz. Sultanlardan bir Sultan ,hevesi, ilgisiyle. İmam Hatip Lisesi genç kızlık hatıraları depreşir.  Elindeki hamuru hemen yıkar gider. Bey mi, herif mi, hoca mı, şeyh ml  aksakal mı, koca mı? Hitabet noktasında ne diyeceğine net karar veremediği kocasını sanki hiç duymaz. Şu hamuru ekmek yapta ondan sonra git demelere aldırmaz. Sevdiği arkadaşlarından mesaj gelmiştir. İmam Hatip Liselilik hatıraları. Mücadeleleri bağlılıkları. Candan buluşma arzuları. Ağır basar. Duymadan dinlemeden sevgiyle aşkla gider buluşurlar.
Sultanlardan Can Sultan aralarındaki  konuşmalarda tam sırdaş. Anlatmada ketun da.Testi işte. Kendince sır olarak görmediği bazı ders verici konu fikir fayda beklentisi sızdırır.

Arkadaşlarından birisi. Sultan'a sorma der. Dünya fani. Bir komşumuz vardı. Evini, arabasını aldı. Evini cıncık gibi düzmüş, döşemiş. Emekli de olmuş. Keyfinin zamanı gelmiş. Çocuklar yerini bulmuş. Hatunu ile yaşayacak bir ortam. Rahatlamışlar olmuşlar. Ne oldu bil bakalım. Ne oldu kız. Hayalleri bitti, kanser oldu.
Ne olacak adam öldü.

Karı koca üzülürken. Allah Şafi ismiyle şifalar versin, rahmet etsin derler.  Bu durumda emri hak vaki olunca kalanlarına görev. Sessiz yolcuyu uğurlama namaz dua vs.den hemen sonra. Meftanın dünya bağından kurtarılması gerekir. Mirasının paylaşılması ilk vazifelerden dir. Rasül ölürken emanet gömlekle Hak'ka kavuştu diye rivayet edilir.. Mirasını  manevi miras olarak bıraktı derler 
Buna benzer yaşanmışlıktan başka bir hikaye de ben anlatayım der. 

Müzisyen yaratılışlı bir kişi. Müzikle  profosyenel meslek icra etme imkanı bulamayan. Müzikle ilgili  iç içe ortam bulup, bir hayat kuramadığında. İyi bir müziksever, dinleyici olur. Kasetler, sidiler, plaklar biriktirir. konserler takip eder. Mizacına uygun türküler şarkılar ilahiler, dinler, kendi halince söyleyip Dinlemelerden zevk alarak, dinlenirmış. 

Her meslek ve mizaç içinde bununla ilgili hikayeler vardır diyen beyefendi. 

Sen,de İstanbul'da, Sakarya'da. Ben diyeyim, Konya'da Serdivan'da. 
İlmi derinliklerine dalmak. Ne diyelim Sahabe hayranı, kütübü tis'a alimleri ve takipçileri gibi.  Ebu Hanife, İmam Şafi, Buhari, Maturidi, Eşari, Gazali. Gibi gibi. Allah onlardan razı olsun daha nice alim ve Allah dostları hayranı bir alim olmak isteyen birisi. 

Bu ortamı yakalayamayıp.  Onlar gibi olamadığını, olamayacagını idrak. edince Onları seven onların manevi mirasına sahiplenme adına. Onlarla ilgili anlatımları dinleyen. Bilgilenme adına kitaplarını hiç değilse onları destekleme olur diye düşünerek satın alan. Fırsat buldukça öğrenmeye uğraşan. Kitaplık kütüphane derken. Kaset, dergi, tesbih koleksiyonu cinsinden. Onlarla hemhal olmaya uğraşan adam. gibi bir adamSevdiği kişiler boyutunda olamayacağına göre. Onları seven, onları sevenleri, onlar hakkında yazanları sohbet edenleri dinleyen. Onlarla ilgilenen, bir şeyler öğrenme,  yazma,boyutunda insan. Belki kütüphanesinden şimdi veya gelecekte birileri faydalanır da sevaba geçer babından.

Güzel bir aile kütüphanesi kurar. Kendince bir dizayn. Konular. Önem sırası yerleştirme. Küphaneye ihtiyaç teminleri, araştırmalar. Şimdilerde ve gelecekte okuyacaklardan sevap beklentisi yanında. 

Her kitap ismi, konusu hakkında haberdar olma. Giriş indeks, arka kapak yayıncı yazar falan derken. Diyelim on bin kitap. Her kitaptan ön söz, son söz. Beş on  yaprak. Ettimi sana ellibin sayfa. Akademik kariyer profosyonel meslek te değil. Amatör heyecan ruh. Zihin, dıngır dıngır, tık tık tık saat
Allah hanımına sabırlar versin. 

Bir gün ölür. Daireler satılır banka parası paylaşılır. Mirasçılar ayrı dünyalarda. Adamın son yaşadığı yerde satılarak.  Herkes kendi dünyasına gidecek. Mirasçılar, bir baltaya sap olmamış kardeşlerine. Bu evin içindekiler senin olsun. Evi sat paylarımıza düşeni havale et derler. Adam  evi boşaltıp temizleyip satacaktır. Koltuk kanepe televizyonn dolap önemli gördüklerini. Titizce taşıtır. Kitaplar ortada dağınıktır. Bir an önce kurtulmak hissiyle.

Kitap kurdu kişilerin. Kitap görmek satın almak için girdiği. 
Yolda önünden geçtiği bir sahafa ilk defa girer. 
Sahibini bulur. Bizim evde kitaplar var. Ne verirsen ver. Onları al çöpe atmayalım der. Çay sohbet sahafı sever.  Eve giderler. Anahtarı sahafa verir. Ben bu adresteyim. İşin bitince anahtarı hemen getir. Evi almak isteyenlere göstereceğim der. Gider. 

Sahaf. Kitaplara dokundukça gözlerinde bir şaşkınlık. Nadide eserler. Çok değerli  kitaplar. Yayından kalkmış basımı olmayan, kıymette kitaplar.. Bir mücevher sandığının içine düşmüş gibi hisseder. 
Bir taraftan adama üzülür. Bir taraftan kitapların çöpe gitmesinden kurtulduğuna sevinir. 
Kolileri nakliye aracına taşır. Son koliyi kucaklar evden çıkacaktır. Kapı zili çalar. 

Hayırdır,  Kitapları vermekten vazgeçmemiştir inşaallah diyerek kapıyı korkuyla açar.
Yayın evlerinin özel baskı kitaplarının gönderimi. Yaşı kemale ermiş tam olgun meyve kabilinden. Kibar bir beyin kütüphanesiymiş. Kendilerini gerçekleştirmış yazarlardan. Nitelikli yayınrevlerinden  gelmiş.olmuş meyve, beyi'n aile kütüphanesine koliler.
Evet buyurun. 
Kolileri teslim edip kargo gider. 
kitapseverin yeni sipariş kitapları gelmiştir. Sahaf. 

Allah rahmet eylesin. İnşaallah bu kitapları millet memleket. Vahyi İnanç kültürü, medeniyet hayatına katkı, layıklarına ulaştırırım. İyiy ki sahaf olmuşum memnuniyet hisleriyle Kitapları alır gider. 

Ne demiştık.
Inşaallah kitaplarla oluşacak medeniyet için layığını bulur. Rabbimizin tabiyat kanunu. 

Meyve olunca dibine düşer. 

Sahabenin manevi mirasına talip.
Devleti Al'i Osmaninin maddi manevi mirası.
Yeni dünyada daha gür çınar olur duasıyla. 

Mehmet Ali Turhal
27 Aralık 2024
Serdivan /SAKARYA