İnanan, İnanmayan, İnandığını Sanan

Biraz genel, hatta çok genel konulardan  düşünelim. Zihinden dökülenleri doğaçlama ifade edelim.

Geleneksel kültürümüz içinde. Vahiy medeniyetinin korunmasında yükümlü olduğu değerleri öncelikle ifade edersek. 

Can, akıl, din, mal, nesil-onur gibi değerler. Öncelikli korunması gereken. Olmazsa olmaz değerlerdir. 
Bu değerler, sonlu yaratılmış evren içindeki insan içindir. Bu beş temel değeri bir bütünsellik içinde değerlendirmek gerekir. Yoksa eksik kalır.
Bütünsellik çerçevesinde her değer için daraltılmış konu ile ifade edilecek değerlendirmeler ayrı bir yazı konusu. 

Burada yaratılmış kavramı ve Yaratan'a inanma temeldir. Bu beş değerin bütünsel yaklaşımla sosyal hayat yansıması hakkında farklı bakışlar sözkonusudur. Bunlar,

Barış, huzur, adalet, eğitim, ekonomi, güvenlik, idare. Bunları kapsayan siyaset ve idari işlerin görülmesi için, mücadele ederek uygulamalar üzerinde. Temelde iki farklı anlayışta toplanabilir.

İlk olarak,
Yaratıldığına inanan Yaradan'ın varlığını kabul eden insanlar. 
Bunlar 
Bilinçli inananlar yanında.Tabiyatı gereği, bilinç dereceleri, kabiliyet farklılıkları icabı değişiklik gösterir. 
Buna kültürel yaklaşımla inananlara kadar gidilebilir.
Bunlar vahiy medeniyetini, eksikleriyle de olsa temsil ederler ve inananlardır. Vahiy medeniyetinin hakikatine ulaşmaları açısından. Eksiklerini güçleri yettiğince tamamlamaya uğraşmaları imanları gereğidir. 

İkinci kısım, 
Allah'a inanmayan. Ona ortak koşan. Veya kendi aklını ve isteklerini tanrılaştıran. Beşerin kendi anlayışıyla. 

Yukarıdaki beş değeri. Siyasetten sosyal ve kişisel unsurlara kadar uygulamaları. Şahsi ve grup zümre, bölge, ideoloji, filozofun vs. yaklaşımla Yaradanı yok sayarak. Yaradan var da bize karışamaz, karışmaz diyerek. Uygulamalar yapan Beşer yaklaşım uygulamalar. 

Birisinde,
Kula kul değil Allah'a kul. 
Diğerinde
Hakim olan anlayış. Kula kulluk uygulama idaresi. 
Birisinde hakimler Hakimi'nin vahyi kurallarına.
Rasulü  Hz. Muhammet sav. örnekliğinde siyaset idare. Bunun temel almaları. Amentü ilkeleri ile özetlenmiş ki. Her bir ilkesi ayrı bir yazı veya dizi yazılar konusu. 

Diğerinde hakim olan tanrılaşmış hümanist insanın fikirleriyle. Kula kul insan uygulamaları. Vahyi ilkelerden aktif veya pasif konumda uzaklaştığı oranda savrulan anlayış.

Hakim olduğunu sanan kul da. Mutlaka ölümüyle sonuçlanan hayat. Öldüren Allah. Nefsinin uygulamalarıyla hakimiyetinin olduğunu sanan oyalanma savrulma durumları.

Kişısel veya tüzel kişilik iktidarı. Müslim ve gayri müslim, veya gayrı müslimin İslam düşmanlığına dönüştürmüş. Sözlü yazılı tavır ve şiddetle değişik yaklaşımlar, uygulamalarıyla. Gavurlaşmış kişilik yaklaşımlarını gayrı müslimden ayrı değerlendirimesi de başka bir yazı konusu. 

Hayat veren ve  Yaradanımızın huzuruna. 
İnanan da çıkacak inanmayan da. İkiside doğduğu gibi kesin ölecek. Hayatında iyi veya kötü. Yani vahye ve vahyi tebliğ eden ve yaşayan Rasulün sünnetine uyan veya uymayan tercihlerinin sonucu ecrini görecek.
Ecir, yapıp ettiklerine göre. Ya mükafat huzur yada acı ve pişmanlık verecek.

İnanan, inanmayan, inandığını sananlar açısından.
Detayları dilimizin döndüğünce yazabilme dileğiyle. Genel anlamda şimdilik zihinden dökülenlerle,

Ne diyelim. Azabından fazla Rahmeti bol olan Rabbimizin merhametine rahmetine sığınarak. Mağfiretini arzumuzla, huzuruna kabul edenlerden olması dileğimizle. 

Mehmet Ali Turhal
01 Ocak 2025
Serdivan / SAKARYA