Ahlak mı? Siyaset mi?

Derler ya 
Fetvayı müftüye sor.
Aldığın fetvayı birde içindeki müftüye sor. 
Bu babından
Diyanet işleri başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez hocamızın videosunu gönülden dinledik. Birikimlerinden, icraatlarından süzülen emek ve değerlendirmelerine. 
Diyanet işleri başkanımıza önce saygı ve teşekkürlerimizle.

Sosyal olaylar içinde. Siyaset ve ahlak ayrıştırması  sınırlandırması nasıl yapılır, ne kadar başarılı olunur bilemiyoruz. Bu ayrıştırma ne kadar doğru olur ayrı bir konu. 

Siyaset ekonomi, Siyaset güvenlik, Siyaset bilim, Siyaset spor. Siyaset sanat. Vs.vs.bakarsak. birbirinin karşıtı yaparsak. Buradan nasıl bir sonuç çıkar. Ne sonucu olacak. Hıç bir iyi sonuç  çıkmaz  kaos çıkar değerlendirmesi üzerine. Biraz daha düşünelim.

Eski Diyanet İşleri Başkanının Prof Dr. Mehmet Görmez videosuydu sanırım. Yapay zeka ürünü falan paylaşımları ihtimalini de dikkate alarak. Değerlendirelim tabii.

Siyaset yoluyla yıkıldık diye düşünüldüğünden. Ümmet bütün çareyi de siyasetin gücünü önceleyerek. Önce ahlak ve maneviyat yerine. Önce Siyaset dediler kişisel değerlendirmesinden sonra. Daha ileri giderek. Önce güç ve iktidar dediler gibi bir söylem. İçin.

Bazı siyasi ikdidar sahiplerinin kapleri yarılıp içine mi bakıldı bilemiyoruz tabii.  İhtiyaca göre öncelik bir kabahat değil ihtiyaç ve gereklilik konuları bir kenarda dursun. Ayrı bir yazı konusu da. Sonrasında.

İlmi kemal ve ruhi donanımdan önce güç ve makama talip oldular. Subjektif yargısı.

Acaba sosyal şartların da mecburiyeti. Bunun gereği öncelik yok mu idiyle birlikte değerlendirmek gerektirmiyor mu konusunu bir kenarda tutalım. 

Siyaset dışı alanların. İlim, düşünce, ahlak, sosyoloji, felsefe ve sanatın gücünün siyasetin gücünden üstün olduğunu unuttular. Bu yargıya nereden vardı bilemiyoruz tabi de. Yargılanmış hüküm vermiş, ve siyasetin öncelenmesi yapıldığını tekrarla. Pekiştirme edebiyat parçalamış. Pekiştirme edebiyatına devam etmiş. Siyaset gücü elde edilince bütün bunların çözüleceğini sandılar gibi kişisel bir yargıda da bulunmuş.  

Siyasetin gücünü elde ettikten sonra. Fikir düşünce, kültür eğitim sanat ne olacak dediler kararı. Tartışılabilir de.  Bu İslam dünyasının her yerinde bu çelişkiler oldu gibi geniş alanda bir yargıdan sonra.

İslam medeniyetinin geleceğini güçlü bir ahlaki seferberlik gördüğünü ifade ediyor. Bunun siyasal iktidarla noktalanması gerektiğini görmeden söylüyor. Ve sonra. 

"Gücün ahlakından çok  ahlakın gücüne inanmalıyız." 
" Her akıllı ahlaklı değil, her ahlaklı akıllıdır." Tesbitinde bulunduktan sonra. 
Aklı önceleyenleri değil ahlakı önceleyenleri örneklemeyle.
"Düşünüyorum o halde  varım değil. Ahlaklıyım o halde varım." İle noktayı koyar. 

Ayrıştırma ve karşıtlık üzerinden edebiyat parçalama mı, zihni karıştırma mı yoksa.  Retorik yapma mı diyorlar bir durum.

İnsanın aklına farklı sorular geliyor.
Düşünüyorum o halde varım. Varlığını hissettiren içe dönük ferdi bir düşünce eylemi. Bunun üzerine Ahlaklıyım o halde varım. İçe dönük ferdi ahlak oluşum sürecini ifade eden bir düşünce, zihin üretimi faaliyeti. Yani ikiside içe dönük ferdi durum ifadesi. Günümüzdeki ifadesini bulan  "kalbim temiz" anlayışına gider mi bilemeyiz de.

Aklak derken kasıt ne. İslam ahlakı mı? Soykırımcı siyonist ahlakı mı? Seküler, kapitalist, laik, faşist, sosyalist. Lgbt, Liberal aklak mı? Belirsiz bir aklak kavramı.
Bu açıdan vararak ahlaksız bir inşa. Var mı sorusu da ayrı bir yazı konusu.  

Diyelim ki İslam dünyası ve medeniyetinden bahsediliyor. Ve bunların ahlakından bahsediliyor. O halde bunların kendilerine seçtiği liderleri bu ahlaktan mahrum bir insan mı oluyor!

Siyasetle ahlak neden karşı olsun. Felsefe, sanat, düşünce vs. Bahis konuları hakim siyasetin dümen suyunda. Veya bunların siyasi iktidarı da denilebilir. Tabi dümeni ne kadar büyükse o oranda. Dümen suyu olur. Gelişir serpilir. İktidara gelmiştir. İktidar siyasetini dümen suyu boyutunda uygulayabilmektedir. De.

İktidar ve siyasetinden. Dini siyaseti ahlakı bilimi ayırmak mümkünmüş gibi. Yeni ihtiyaçlar için yeni siyaset ve orkestra şefliğinde. Kültür medeniyet. Ve alt dalların geliştirilmesi. 

Bunu da İslam ahlakı anlayışıyla yapılması ise.
Burada bahsedilen siyaset. Beşeri anlayışta bir Siyaset mi. Vahyi anlayışın  Rasul Hazreti Muhammad sav.in uygulamaları örnekliğinden alınan Siyaset mi. Eğer bu Siyaset ise. Aklakla siyasetin karşıt olması mümkün değil.bunun dışında uygulana Kendi siyaset ahlakını oluşturmuş demektir. 

Söylenenlere göre. Ülkemizdeki batının ferdi ahlak dayatmasının. Sosyal ahlak ötelemesinin. Müslümanların siyasi iktidarının ve sosyal ahlakının engellemesinin. Uygulanmasının yapıldığı. Bundan kurtulma çalışmalarının yapıldığı bu günlerde. Bu da ayrı bir yazı konusu da.  Bu noktadan bakıldığında, batı sözcülüğü mü yapılıyor. Tam anlaşılmıyor.

Veya 
Ayrılmış olduğu diyanet işleri başkanlığı makamından ayrılmasının sorumlusunu. Bu günkü siyasi iktidarı görüyor da. Nefsi hal. Bedel mi ödetiyor. İşlerim yarım kaldı mı diyor. Zihni karışıklıklaramı sebeb oluyor bir de bu açıdan bakmak lazım. 

İslam bir bütün. 
Bu bütünlük içinde. Ferdi ve sosyal hayat içinde ahlak anlayışında. Ne var  ne yaşanıyor ve yaşanması gerekir ise. Bütüncül bakış gerektirir.  

Muslümanın ekonomik sosyal güvenlik adalet eğitim ve siyaset vs. iktidarıyla da bir bütündür. 
Ahlak vahyi siyasetin karşıtı değildir. Vahiy ve sünnet anlayışındaki iktidar siyasetinin bütünlüğü halidir. 

Bunun. 
Batının Osmanlı canlanıyor. Türkiye güçleniyor. Durdurmak lazım denildiği günlerdeki iktidarın siyasetinin uygulandığı günlerde yapılıyor. Olması. Müslümanların daha özgür olduğu. Bu özgürlüğünü inançları doğrultusunda kullanabilirlerse. Daha güzel günlerin geleceği. İktidarın siyasetinin de vahyi ahlaka talip. Taban desteği gereği vahyi anlayışa yaklaşabileceği şartlarının yaşandığı bu günlerde. 

Ahlak ve siyaset karşıtlığı şeklindeki bir yaklaşım uygun olmamıştır. Halkı, özellikle müslümanları veya müslümanlara sıcak bakan kesimleri. Tam da batı kafalardan kurtulma karmaşalarını yaşarken. Hali hazır siyasi iktidara mesafeye zorlanmış. Tuzakların en güzelini yapana sığındığımız rabbimiz bilir. İfademizle.

Özgür ülkenin, iktidar ve siyaset anlayışında özgürce paylaşılmış.
Bu videoya kanaatlerden bir kanaat diyelim
Beceriksiz kifayetsiz. Müslümanlara zulmeden ve halen diş bilmeyen muhteris kindar kesimlerin iktidarına zemin hazırlanmıştır. 

Tek hak din islam. Hayatın tümünü kapsar. Ahlak iktidar ve siyasetiyle bir bütündür. Karşıt hale getirilerek bölünemez. 

Mehmet Ali Turhal
18 Şubat 2025
Serdivan / SAKARYA