Zehirli Eleştiriler, Şeytani Keyifler

İyiliği Görmeyen, Nankörlüğe Teslim Olan Bir Zihniyetin Anatomisi

“İnsan cahildir, nankördür.”
Nur yüzlü büyüklerimiz böyle der.
Bir de eklerler: “İnsanoğlu çiğ süt emmiştir; her şey beklenir ondan.”

Bu söz, ön ergenlik yıllarımda uzun süre zihnimi meşgul etti.
İnsanın içinde hem iyilik hem kötülük potansiyelinin bulunduğunu fark ettim.
İyi niyetle düşünürken bile, çiğlik edebileceğimizi anladım.
Demek ki bu söz, bir uyarıydı:
İyiliğe niyet ederken bile insan olmanın sınırlarını,
yani “çiğliğini” unutmamak gerekiyordu.

---

Kendini Tanımayan, Rabbini de Tanımaz

“Çiğliğini unutma.”
“Çiğ süt emdiğini hatırla.”
“Hayatı tanı, kendini tanı, Rabbini tanı.”
“İyileri, kötüleri, dostu, düşmanı tanı.
Dostlarını bu bilinçle seç, kıymetlerini bil.”

Mevlânâ ne güzel söyler:
“Ham idim, piştim, yandım.”
Hamlığını gider ki etrafına lezzet veresin.
Kötü hallerini yak ki hakikate eresin.

---

Tabiatın Diliyle Hikmet

Bu öğretiyi yalnız büyüklerimiz değil, tabiat da anlatır aslında.
Meyve veren daldan,  yapılan kuş yuvasından.
Uçan arı, günlük ömürlü kelebek,
süzülen bulut, çakan şimşek,
toprağı havalandıran solucan,
içinde nice âlem barındıran dağlar, ağaçlar…
Hepsi birer hikmet, birer nasihat taşır.

Bir çocuğun gülümsemesi,
bir dostun selamı,
yarım elmayla alınan bir gönül...
Rasûlullah’ın sünneti olan Es-Selâm üzere yaşamak,
barışın, bereketin ve nezaketin özü değil midir?

---

Haddini Bilmek, Nankörlüğü Tanımaktır

Ama ne yazık ki,
Allah, kitap, peygamber, millet, bayrak, vatan ve devlet diyerek
gecesini gündüzüne katan insanların çabasını görmeyen,
haddini bilmeden huzuru bozan bir kesim hep var olmuştur.

Kendince “eleştiri” adı altında,
fitneye ve fesada hizmet edenler…
Bir kere olsun “Allah razı olsun, gayretlerini bereketli kılsın” diyemeyenler...

Açız der, ama tokluktan rahatsızdır.
Eğitim elindedir, bilgi cebindedir.
Ama niyet ne? Şikayet niye?

Yapılanı görmezden gelir, yapılmayanı bahane eder.
Yapılmak isteneni engeller.
Bu, nankörlüğün ta kendisidir.

---

Kıymeti Bilinmeyen Emek, Nankörlükle Gölge Altında Kalır

“Mavi Vatan”dan “savunma sanayii”ne,
sağlıktan altyapıya kadar yapılan hizmetleri yok sayıp
“Yol mu yiyeceğiz?” diyerek alay etmek,
sonra da trafikten şikayet etmek —
Kentsel dönüşüme jarşı çıkıp, her yer veton diyerek suçlayıp konut iş yerlerinin planlı yapımını engelleyip. Konut eksikliğinden kiralardan şikayet etmek.
Ahmaklıktan öte bir gaflettir.
Kitle psikolojisi, Şirazi kaybı klinik vaka mi desek ne desek. Ümitsiz vaka şizofrenik durum diyenleride dikkate almak lazım gibime geliyor. Gerçekten habis bir ur'a dönüşmüş ise.  Erbabına sorup, teslim etmek gerekiyor. 

Gazze’de kan duruyor,
Filistin’de soykırımın ateşi sönmeye başlıyor.
Bu, Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın
siyasi ve diplomasi dehasının bir neticesi.
Ama bazıları bunu bile görmez,
görse de sevinmez. Merdivenin ilk basanakkarında tökezletmek isteyerek. Menfaat devşireceğini mi düşünüyor ne? Yazık.

Kraldan çok kralcı, gâvurdan çok gâvur kesilenler...
Kinle, hasetle, ihanetle hareket edenler...
Zihnen işgal edilmiş, kalben kararmış bir nesil görüntüsü.

---

Zehirli Eleştiriler, Şeytanı Keyifler

“Biz sadece eleştiriyoruz.” derler.
Ama o eleştirinin içinde zehir gizlidir.
Altın tepside sunulan bir zehir...

İyiliği, refahı, hürriyeti dillerine dolayıp
bunları zaten isteyen bir iktidarı yok saymak,
milleti onursuzlaştırmak,
şeytani bir keyifle aldatmak...
İman zayıflığının, zihin işgalinin bir sonucudur bu.

Yalan, hakaret, kibir ve alay...
Ne yüzleri kızarır, ne utanırlar.
“Biz ne yaptık ki?” derler.
Tam bir Siyonist felsefe mirası gibi düşünür,
ona göre yaşarlar.

---

İyilere Engel Olmak, Geleceğe Zarar Vermektir

Bu tutum, iyilere ve hizmet edenlere engel olmaktır.
Huzuru kaçırmak, bereketi yok etmek,
dostu üzmek, düşmanı sevindirmek demektir.
Kendilerine de, memlekete de, geleceğe de yazıktır.

“İktidar şeytan taşlamaktan iş yapamıyor” denilince,
işte tam da bu yüzden haklı oluyor.
İstişare zorlaşıyor, tepkiler büyüyor, birlik bozuluyor.

Yapana da bir faydası yok.
Ecrin azalır, azap yükün artar.
İman ehlindensen imanın zayıflar,
değilsen imana girişin zorlaşır.

---

Son Söz

Peygamberimizin istiğfarını, şükür dualarını görünce,
kendi halimize bakınca insan mahcup oluyor.
Hangi hâlde olursak olalım;
bilmediklerimizle, yapmadıklarımızla,
haddimizi aşarak söylediklerimizle yüzleşmeliyiz.

Çünkü…
İnsan cahildir, nankördür.
Ama hatırlarsa, pişerse, yanarsa; gerçekten tövbe ederse. Hiç günah işlememiş gibi olur. İnşaallah, işte o zaman kurtuluşa erebilir.

Kurtuluşa duamızla. Yapılan iyiliklere, gayretlere, hizmetlere nankörlük
Vebaldir, vesselam.

Mehmet Ali Turhal  
15 Ekim 2025, 
Serdivan / Sakarya