Osmanlı Artık Canlanmayacak Diyenler 

Nereden başlamalı bilemiyoruz. 
İman ve hayat. 
Hayat ve mücahededen mi başlamalı. 
Müşlümanın gaflet hali. Bulunduğu rahatlığını, Rabbinin istediği gibi. Rasulünün yaşadığı gibi.
İman ilkeleriyle hayatını bütünleştirme durumu meselesi varken.
Bu ilkeler doğrultusunda psikoloji ve sosyolojiden mi başlamalı.

Kişisel hayat. Aile. Kişi girişimciliği. Kişilerin oluşturduğu komşuluk, apartman, mahalle sosyolojisi. 
Kişisel etkinlik, şirket dernek, kooperatif, kültür merkezi, vakıf, işletme gibi gibi. Kamu idaresi, devlet ve devletler arası ilişkiler açısından mi başlamalı.

İslam iman ilkeleri merkezli. Yeniden yapılanma niyet gayret ve bu konuda. Dava uğrunda kurbuyet anlayışında bir hayat inşa çalışmasından mi başlamalı. Veya 

Bu çalışma yapılırken. Güvenlik meselesi hayatta kalma neselesi. Yaşayan insan ve İman davası. 

Bunu her müşlüman. Kendi kabiliyet, mizaç, bilgi düzeyinde değerlendirir ve değerlidir. Bunu bilerek.

Kendini ve sosyolojiyi bilerek. Dinde zorlama yoktur ilkesiyle birlikte düşünüp. Yetkili olduğu çobanlık yaptığı ve ilişkide olduğu kişilerle ilişkilerinde. Özellikle devletin üst yönetiminin sahip olduğu bilgileri bilmeden.  Herhangi bir meslek konusunda bilgiyi gerektiği kadar bilmeden. Meslek icraları ve idareciler hakkında konuşmalarda çok dikkatli olmak lazım diyerek mi başlamalı.

Bu ayrı bir yazı konusu ama. Osmanlı artık canlanmayacak diyenler. İsteyerek ve bilerek  yapanla bir tarafa. Bilmeyerek destekleme durumuna düşenler. Küçük menfaatler için bu tür tavırlar. İnanç değerlerine aykırı çıkarcılık yaklaşımının bedeli. Seküler, modern dünya kafası. Bu günlerde vereceği zaarar çok ağır olur. Özellikle memleketi için hizmet üretmeye çalışan insanları. Çalışamaz duruma düşürmek. 

Osmanlı artık canlanmayacak diyenlerin dümen suyunda konuşarak. Kendi bindiği dalı kesiyor olmasının ödeteceği bedel. Kendinin ya sakatlanmasına yada canına. Altında kalan başka canların üzerine düşerek. Diğer canlara zarar verip. Telafisi olmayan zararlara sebep olabilir. Bir aşırı bağımlılıktan  krize girmiş insanın. Bilinçsiz anlık çılgınlığı. İnsanlık için değerli bir insanın canına veya işine mani olarak. Geri dönüşü olmayan zarar da verebilir. Bu kendinin basit önemsiz küçük gördüğü lüzumsuzluğundan da kaynaklanabilir. Özellikle bu günlerde. 

Dünyanın yeniden şekillendiği bu günlerle daha birlik ve beraberlik içinde olma noktasında. Daha sorumlu hatta tam sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Dedikten sonra. 

Osmanlı artık canlanmayacak diyenler ne demek istiyorlar. Bunun bir tesbitini yapmak lazım. Şöyle düşünülüyorsa. 

Dünyada bağımsız. Kendi kararını. İslam İman ilkelerini dikkate alarak. Hilafet birliği içinde. İdare ve hayat anlayışı. Halinde bir devletin.

Siyonist devletin durumuna engel göründüğünden. Ortadan kaldırılması ve siyonist devletin kurulması lazım diye düşünülerek. Dünya Savaşı çıkararak. Küfür tek millet anlayışının örnekliğini göstererek. Osmanlıyı içten ve dıştan birlikteliklerle yıkanlar ile.

Bugün Osmanlı artık canlanmayacak diyerek Osmanlı düşmanlığı yapanlar. Osmanlıyı yıkanlarla aynı zihniyette olanlardır. Bunlar bugün. 

Aynı kafada. 
Bağımsız. Gelişmiş. Kendini savunabilir. Tarım ekonomi, teknoloji, bilim, sanat. Hukuk, ticaret edebiyat tarih. Her alanda Türkiyeyi Osmanlı yerine koyarak. Türkiye hiçbir alanda kalkınmamalı diyenler. Hissiyat diyelim. Batıdan, özellikle İngiliz. Amerikalı. Vs. Devletlerden destek alarak. O gün Osmanlıyı yıkanlar ile bugün de aynı zihniyette kişilerdir denilebilir.

Kör bir taassup ve kin ile. Bir tarafgirlik kör bakışla. Milletin Adamı Recep Tayyip Erdoğan kini ve hasedinden, menfaatperestliğinden körleşme hali. Çok, çok  gerekli. Hele bu süreçte geçiş günlerinde. 

Buna 
O hiçmi hata yapmıyor. 
Hiç mi eleştirmeyin. 
Bunu kendi aramızda konuşuyoruz.
Hataları hiçmi konuşmayalım gibi. 
Zamansız, faydasız, hadsiz, bilgisizlik durumuna bakmadan. Bu tavrının hangi zararlara sebep olduğunun farkına varmadan. Güya bilgiç tavırlar had bilmezlik ile. Kifayetsiz muhterisler. Zararın bedelini kendileri de daha şiddetli görebileceklerinin farkına varmalı. Sorumluluğunu hissetmeli. Sonuç diyelim.

Korunması gereken beş değer yaklaşımımız. Can, akıl, din, mal, nesil (Onur)  değerlerimizi korumak savunmak. Öncelik sırasını dikkate alarak. Bu beş değerin birbirleri  ile ilişkilerini de dikkate alarak hareket edip. Sorumluluk duygusuyla haraket etmeli. 

Tarihimiz tamam da. 
Osmanlıyı yıkanlar ile. Bugün memleketimiz ve devletimiz hakkında kötülük düşünüp. Kendi nefret çukurunda temsil ile.  Osmanlının yerine koyarak. Osmanlı artık canlanmayacak diyenler. Aynı şer kişiler. Dünya barışının sığınağı Osmanlıya düşmanlık eden. Osmanlıyı içtençten dıştan yıkanlarla. Osmanlı ruhunun canlanmasını istemeyen. Kökümüzü koparmak isteyen. Dilimizi budağımızı kurutmak isteyip. Gavura koltuk değneği olmayı marifet sayan. Kişiliklere çok çok  dikkat etmek. Hatta onları engellemek haddini bildirmek. Gereklilik hatta zaruret diyelim.  Durumdan vazife insiyatif alınarak. Her vatandaşımızın öncelikli sorumluluğudur. Şimdi birbiriyle uğraşma yarışma yerine. Saldırganlarla, kötülerle uğraşmak gerekir iken.

Şunu bilelim. Allah dinini koruyacaktır. Her zaman her halükarda koruyacaktır. O halde bizim vazifemiz. 
Bu dini kendi şartlarında kim yaşıyor, yaşamaya uğraşıyor. Bulunamadıysa  kendisinin yaşamak gayretine girerek. İslam bayrağı altında yer almalı. Kalırsak gazi. Ölürsek şehit duygusuyla. Şahadeti hedefleyenlerden olmalıdır. 

Mehmet Ali Turhal
16 Haziran 2025
Serdivan / SAKARYA