Sakarya'da Serdivan'da Jüstinyanus ve Benne Hıll Rüzgarı. Nedense Adlarından Aldığı Tam Gazla Esiyor, Estiriyor Da. Nereye? Tarih Yazma Yerine Tarih Yapılıyor Da. Neye Hizmet?

Mehmet Ali TURHAL Şair & Yazar Zihinden Dökülenler

22-02-2026 12:23

Sakarya'da Serdivan'da Jüstinyanus ve Benne Hıll Rüzgarı. Nedense Adlarından Aldığı Tam Gazla Esiyor, Estiriyor Da. Nereye?
Tarih Yazma Yerine Tarih Yapılıyor Da. Neye Hizmet?

 
"İsmi koyan geleceği de  kuruyor. "
           Mehmet Ali Turhal

Allah (CC.) Adem As.a İsimleri öğretti. Kendine ve diğer varlıklara karşı onu farklı şekilde sorumlu yaptı. İsimleri öğreten Rabbimiz en güzel şekilde yarattığını  kuluklla  şereflendirdi.

Buradan kıyasla 
Şimdiye kadar hiçbir kaynakta ,Sakarya'daki Beşköprü'nün isminin Justinyanus veya Justinianus denildiğine rastlanamamasına rağmen.  Nedense birileri kendinden menkul bir yerden Justinianus Köprüsü diye adlandırmış. Beşköprü ismini halk arasında anılan bir yanlış kullanım der gibi öteleyerek küçümsemış. Bu küçümseme denilebilecek şekilde resmi kurumlarında dahil, nereden yönlendirildiği anlaşılamadan, dijital ve yazılı basında da tekrarlanarak. Kafalar karıştırılmış. Zihinler bulandırılmış. Bulanık suda balık avlamak diyelim. Sinsi isımlendirmenin alt yapısı kurulmuş. En sonunda. Sakarya'da TTB (Türk Ticaret Bankası) müzesinde Resmi kayıtlara geçerek. Resmi isimlendirmesi gerçekleştirilmiş.  Şahsım adına maddi ve manevi olarak davacıyım. Halkımızında bu konuda şikayetlerine şahidim. Davamında gereği yazıyorum. BEŞKÖPRÜ BEŞKÖPRÜ'DÜR diyorum.  Bu ismin dışında, Beşköprü'ye sinsice yamanmış tabancı isimleri asla kabul etmiyoruz. 

"Adapazarı güneybatı yakınında daha doğrusu kentin o yanda hemen bitişiğinde bulunan. Justinianus dönemi yapıtı çok görkemli köprüye önceleri Latince Pons (köprü) deniliyordu ve köprünün kendine özgü başka bir adı yoktu. Sonradan Pons'un Latince'de "köprü" denek olduğunu bilmeyen Rumlaşmış halk bu sözcüğü bir öz ad olarak algılayıp köprüyü, "Pons Köprusu" anlamında Pontogephrya diye anmaya başladı; daha geç dönemde o ad Pontogephrya'ya (Beşköprü'ye) dönüştü. Oysa köprü şu yada bu biçimde beş parçalı olmadığı gibi beş kemerli de değildir. ( oniki büyük kemerlidir) Karayolları Genel Müdürlüğü'nce 1995 yılında onarılan köprünün taşıt trafiğine kapatılmış ve köprünün her iki ucuna üçer basamak yapılmıştır."
Httbs://sakarya.ktb.gov.tr/TR-340117/tarihi-Justinianus-koprusu.Html

Gibi anlatımlarla sanki birbirinin kopyası farklı kaynaklardan paylaşımlarla. Son yıllarda bazı gafıllerin gafilliklerinden faydalanılarak.  Beşköprü isminin yanlışlığı izah edilmeye. Gözden düşürülmeye. Sanki yaptıranın ismi verilmesi lazım imiş gibi, yeni bir isme gerek olduğu gibi bir imaj. Subliminal mesaj mı deniliyor ne işte o yapılmaya çalışılmış hissyatımız oluşuyor.

Buradan kıyasla bir isimlendirme daha ifade edelim. 

Suriye'nin başkenti Şam'dan bir arapça âşkım adlı kafe restorant ismiyle birlikte Yanına, altına hatta tek başına. Türkçe aşkım yazılmış. Arapça kelime ve Türkçe kelime birleşerek. Tıpkı Rumca köprü köprü gibi.  Âşkım aşkım olmuş. Şam'da, Şam'ın Etiler'i denilen yerde Türkçe kelimeyle Aşkim rüzgarı esiyor. Bunu Fulya Öztürkun CNN 21 Şubat 2026 da. Canlı yayınındaki programında görebilirsiniz. Milletimizin Biladü'ş Sam'daki kardeşlerimizin sıkıntılı dönemlerde yanında olunmasının. Batılılar gibi sömürgeci olmayıp. Dünyada birlikte Adilce bir yaşamı sürme kararlılığını. Milli medeniyet anlayışımızın bir sonucu olduğu. Gönül sınırlarını ifadesi olduğu da bilinmektedir.  Aynı şekilde.

Rumca köprü yanına. Zamanın kültürü tabii gelişim, gönülden iletişim  gerçekliği. Anlaşılır bir ifade ile Rumca köprü yanına. Türkçe köprü eklenmiş.Atalarımız köprü rüzgarını estirmişler. Bu köprü köprü ifadesini. Yollar kavşağı ve köprüye de birlikte değerlendirmiş dönüştürmüş. Çağrışım ve kabullerle O günün anlaşılabilir bir iletişim. Yaşayanlara hitap eden bir anlayışta. Köprü Köprü, Beşköprüye dönüşmüş. Milli kültürümüzün içinde tabii gelişen isimlendirmeyle bir kelime kazandırmış. Hatta bir mahallenin bölgenin ismi haline getirmiştir. 

Canlı organizma geleneğimiz içinde anlaşılabilir bir dil ve oluşumdan Beşköprü kabulüyle.  Akan gelenek ve milli kültür ırmağın yönünü. Ne oluyor da. Roma'ya, Bizans'a,  batıya döndürülüyor. Kime yaranılıyor anlaşılır değil.
Acaba önce Beşköprü'nün adını Rona imparatorun adıyla anıp, dönüştürüp sonrada. O bölgeye Roma imparatorunun tekfurlarının isimlerini mi verecekler. Jüstinianusun yaptırdığı köprü civarında. Tekfurları kültürlerini yaşıyorlardı.  Burada onların da tekfur hakimiyet hakları ve kültürlerini taşıma hakları var denilirse. Tarihte kalmış tekfurlar ve halk neden canlandırılıp. Beşköprü ismi üzerinden halkını Justinianus köprü çevre düzenlemesi ve isimlendirilmesiyle milli kültür ötelenip. Orada yaşayan  Beşköprü'lüler oradan sürülecek veya Tekfurların hayat kültür anlayışımın dayanılarak. Milli kültürümüz dönüştürülecek mi. Filistin'de siyonist oluşumu gibi. Beşköprü'de de akim bir son mu hedefleniyor.  
Bunu yapanlar, sebeb olanlar. Onu da neden yapmasınlar veya sebep olmasınlar ki!

Onyıllar, asırlar, neredeyse binyıllar önce. Rumca Köprü'den Beşköprü'ye dönüşür iken. 

Bugün Suriye'de  Şam'da lüks bir Kafe Restoranda Arapça isimi "Aşkim" yanında. Türkçe aşkım yazılırken. 
Ne oluyor da bu güzel ülkemizde. Bir ezik okumuş entel seçilmiş de olsa. Bu durumdan kendini inancıyla kültürüyle ifade etmekten çekiniyor. Beşköprü olanTürkçe kelimeden gocunuyor. Değersiz görüyor. Atalarını gelişmemiş, Romalıların hakkını yiyen. Aralarını doğru kelime ile. O alan ve köprüyü çevresini tam ifade edemeyen cahiller olarak mı görüyor. Bu durumu yanlış görüyor. Bir de bu halleriyle Justinianus isimlendirmesiyle gururlanıyor. Hazin durum ki, bu yavancı isme ısrarla devam ediliyor. Tabelalar asılıyor.zihinler karıştırılıp, gözler alıştırılıyor. Yine de biz bu durumu iyimser ifadelerle  değerlendirmeye çalışalım. 

Bu yabancı ve yalancı imaj isimlendirme durum.
Kompleksin. 
Zihin işgali sonucu. Türkçe ve milli kültür değerleriyle yabancıkaßmış. 
Kendi dili üzerinden düşünememek mi ki diyerek. 
Asırların yıprattığı insan dimağımızın geçiş sürecinin aksaklıkları, ablikosyonları olarak değerlendirelim. 

Lüzumsuz ifadeler, modern bilim kılıflı batıya hayranlık psikolojisiyle. Yabancı isimler koyarak kendini görünür kılmak. Veya neresiyse bilemiyoruz tabiii. 
Biryerlere göbek bağı, karın ağrısı, yaranmak isteği mi gibi durumlar mı var gibi hisler yaşanıyor, akla getiriyor. 

Sosyal medyada sunni yapılan belkide beşinci kol faaliyeti gizli isimlendirmeler uzerinden ve  yıkıcı tarih anlayışı mı bilemiyoruz tabi. Gelinen sonuç gösteriyor ki. 

Şeytanın zehiri altın tepside sunduğu gibi. Beşköprü'yü yapan Roma İmparatoru falan diyerek. O halde ismi Justinianus olsun hatta olmalı gibi bir sonuçla. Bir saptırma ile. Romalılar yaptırmış onların devamı bir halk da burada yaşıyor diyerek. Onları bu durumu nasıl anlatırız diyerek. Sankii hakları, hakkı teslim gibi göstererek. Göremediğimiz bu halk nereden geliyor gösterilmeden de.  Hak yerini bulsun kılıfında bir şeytani aldatmaca ile. Isimlendirme yapılmış.

Tarihi kanıt olarak resmi kayıtlarda bòyle bir isim göremedik. İmparator Jüstinyanus köprüye kendi ismini vermemiş. O zamanın  devleti de bu ismi koymamış olmasına rağmen. Kraldan fazla kralcılık. Roma imparatordan fazla sahtekar imparator olunmuş. Bu isim resmi kayıtlarda görülmemiş olmasına rağmen. Resmi kayıtlara Sakarya'da TTB müzesinde isim konularak resmileştirilmiş. Bu güne kadar bu isimle ilgili resmi bir kaynak yok derken.  Artık bak Resmi kaynak. İsim Sakarya'da  TTB müzesinde var denilme fırsatı verilmiş. Bu yanlışın düzeltilmesi gerekmektedir. 
Roma imoaratoru Justinianus'un çocuğu mu bu imanlı necip milletin çocuğu musun diye bir soru sorulursa ne denir bilemiyoruz. 

 Justinianus Köprüsü olarak kayıtlara itiraz olarak. Müzenin ziyaret defterindeki kayıtlı. İtirazımıza rağmen bu isimde. Müze müdürünün bu isim. Bilim kurulu kararı diyerek sorumluluğu üzerinden atması üzerine.  Zamanın müze müdürüne yeni bir bilim kurulu daha kurulup bu isimlendirmenin yanlış olduğunu. Hatta bilim kurulu yapabilecek. İslam tatihi proföseri,  Prof Dr. İhsan Süreyya Sırma ve  milli değerlere değer veren hocalarımızdan bir bilm kurulunu teklifi de sözlü olarak ifade etmeme rağmen. Sinirke tamam tamam, görüşmemiz sonlanmıştır diyerek makamından adeta kovulmuş. Bu isimde ısrar edilmiştir. Bu isme Bekediyelerde sahip çıkarak.  Yoltarifi ve cevre düzenlemesi ilan panoları ile ilan edilir olmuş. Justinianus isimiyle çevre düzenlemeleri cesaretini siz verdik yapıyoruz gibi şeylerle. Ne akılsa sahiplenmiş.  Dilde ve çevrede kültür katliamıyla, kötü dönüşümünde devam eden rüzgarı. Bu isimler üzerinden halen estirilmektedir.

 

Bu isimlendirmeye de. Peygamberimizin doğumundan on yıl önce yapılmış gibi. Hadiste İstanbul'a Konstantin denilmiş. Sanki İstanbul ismi yanlış olmuş gibi. Oranında Konstantin olması gerekir. Halen yaşayan Roma vatandaşları var. Sonra onlar ne derler gibi. Justinianus denilmesinde de bir sakıncası yok. Bu isimlendirme doğru. İstanbul demek yanlış gibi bir imaj çizilerek. Zehir altın tepside sunulur aldatmacası. Buna benzer bir vaziyet. Dini duyguları da kötü yorumlarla alet edip, kullanarak saptırarak. Dini de alet etmede sakınca görmeden kullanılarak. 

Dininden, kültüründen, medeniyetinden. İman ilkeleriyle düşünülememiş zihin yapısıyla.  Milli tarihimize uygun tarih yazıp yapılması gerçekleştirilmemistir. 

Tarihteki Romal'ıların haklarını teslim etmek haklarını savunan hakka girmemek üzere. Güya doğru hak kılıfında tarih yazacağım derken. Kendi milli kültür ve tarihine saldırarak. Roma tarihi ve kültürünün gerçek yüzünü. Çirkin, batıl halini göremeden. Roma çocuğu gibi gorevli hisle olacak yeşerterek, inşa edecek duruma düşmek. Veya istemek çok acı bir şey. Daha acısı bunu doğru düşündüğünü sanarak, hakikat sanarak savunulması. Acı üzerine acı diyelim. 

Tarih yazmak farlı. Tarih yapmak daha farklı birşey.
Mesela, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bu günün tarihini.  Milli değer ve medeniyetimize uygun yaparken. Halen yapmaya devam etme gayretinde iken. Milletin adamı milletiyle birlikte bedelini de öderken. 
Terör saldırıları, darbeler, kalkışnalar, 15 Temmuz işgal hareketi gibi yaşanmışlıklarla. Yapılan  saldırılarda şehitler verirlir iken.
Milletin Reis'inin yakın tarihini ve bu gününü hakkıyla yazan. Veya çarptırarak yazan tarihçilerin olduğu gibi. Özenti, hatta modernist zihin işgali mankurt kafayla, tarih anlayışıyla yazmanın çok farklı olduğu gibi.

Sakarya Şehir isminin tarihindeki çarptırmalarda da olduğu gibi. 
Sakarya'da Beşköprü tarihini yazmayı bu babdan değerlendirir isek. 

Beşköprü tarihini dürüst yaznak farklı. 
Beşköprü tarihini olumlu olumsuz tarafıyla yapmak farklı.
Beşköprü üzerinden. Jüstinyanus Köprüsü diyerek. Bu güne kadar olmayan ismiyle isimlendirerek. Milli tarihe muhalif Tarih yapmak. Roma Tarinini bizim milli kültürü haline getirmek gafletirle farklı bir şey. Beşköprü'yü Romalılar yapmış. Milli kültürümüz içinde de milletimiz bu güne kadar. Bu köprüye bakmış, korumuş yaşatmış diyerek tarihini yazmak farklı. Bakarsın Justinianus yazılı tişörtler, kamyon yazılarıyla, montlar giyinmeye başlamış. Tekfurkarıyla Justinianus çevre düzenlemesiyle okuşacak, mahallesinde. Caddeleri doldurmuşlar havalı havalı yürüyorlar. Allah muhafaza.

Bu isimlendirmeyi yapan gafletlilere demeyelim de. Görünmeyen ama yönlendirerek ismi hazırlayanların veya yöneticiler ve vatandaşlar arasında bu ismi sosyal hayatta pişirenlerin niyetleri hakkında şüphelenmek hakkımız. O il ve belediye ve bakanlık görevlileri de dahil sorumlularına belki ihanet ettiler denilemez de. Bunların iş yoğunlugu yetışme ortamı gibi. Bu şekilde oluşan iş yapma usul ve entel kaprislerine yakıştıramayız ama. Cahalet ve gafletin sonuçları denilebilir. Daha nazik nasıl anlatilabileceğini de tam bilemiyoruz. 

Bir deli kuyuya taş atar. Kırk akıllı çıkaramaz durumuna dönüşüyor. 

Buna benzer bir misal daha verelim. Serdivan'da. Güzel bir girişim ve eser. Serdivan
Selale Park'ını yapan Serdivan  Belediyesi. Adını kocaman bir sekilde parkın üzerine SERDİVAN diye yazarak. Şelale Parkı Eserini yapmakla, hakkettiği imzayı da bu şekilde attıktan sonra ki. Serdivan Selale Parkı ismini gönülden kabullendik. 

Bu Serdivan Şelale Parkının isimlendirmesinde.
Ne tür bir gelişme, gaflet,  kullanım, dönüşüm oldu ki.  Anlaşılamaz bir durum. Sedivan'da kalabalık bir trafik gecişlerinin yaşandığı. Enek, hiznet uretimi güzel caddesinde. Göze  çarpan görünür haliyle  Serdivan Şelale Parkı ismiyle oluşan eserinin ve hizmetinin. 

Nasıl oldu. Nasıl bir durum yaşandı ki. Gaflet mi? Öngòrüsüzlük mü?
Serdivan Belediye'si kendi eliyle Benne Hill midir nedir ismine dönüştürmüştür. 
Bu isimle BenneHill Şelale Çekim platosu gibi isimlendirmeler. Park girişinde park adlandırması olarak gördüğümüz. BENNE HILL ŞELALE ismine dönüşmüş. Bu yazıyı yazar,  yapar veya  yaptırılır. Buna zemin hazırlanır vaya bu oluşumun farkına varılamaz. Bu Serdivanlıların kaynakları ve seçtiği kişilerin yaptığı eserin adı. Yabancı bir dille ve o kültürün yaşandığı bir parka  dönüştürecek zeminler hazırlanır. 
Bu ifadede Benne Hill Çekim platosunda. Yabancı isme sanırız hayranlık duygulan ifadesi bir dille.
İçimizi sılatan bu görünür ismine ilave.
İnternette bazı yerlerde. 
Benne Hill Selale ismi bazı yerlerde Benne Hill kafe restorant denilerek. Hiç Bir Türkçe kelime dee kalmamış haliyle. Yabancı Dil ifadesiyle  modernleşmiş olmakla gururlanıp, veya yabancı dille ifade edilmesiyle. Memnun olmamız ve bu tür bir hizmet ifade ve isimlendirme anlayışına  şükretmemiz mi isteniyor. Yoksa dikine tıraş. Milleti, Serdivan halkını ahmak yerine mi konuluyor. Anlaşılır gibi değil. Bu isimler gözümüze ve gönlümüze çok çirkin geliyor. 

Sen eseri hizmeti nice emrklerle masraflarla bir kıymet üret. Sonra al götür sekülerr anlayış ve reklamlarına, görünülürlüğüne teslim et. Milletin emekkerini berheva et. Sonra da  neden böyle hizmetler takdir edilmiyor diyerek. Vatandaştan beklentilerimize neden olumlu dönüş olmuyor. Cevap verilmiyor de. Burada birşeylerin dönüşüp değişmesi lazım. Herhalde Reisi'ne layık anlayış ve temsiline ayak uydurabilmek lazım. 

Yoksa bilinçli bir gayret.  İman yoksunluğu, milli kültür düşmanlığı mı var. Bu duruma teşneleri görememe mi var. Tabi bu aşırı yorum olur da.  Biz buna gaflet ve cehalet diyelim. Ne yaptığını bilemeden, seküler zihin ürünü diyerek yine de olumlu taraftan bakalım.ki. Öyle.

Cumhur başkanımız milli kültür ve milli değerler üzerine titrer iken. Atadığı Sayın 
Milli Eğitim Bakanımız Prof Dr. Yusuf Tekin bey milli kültürümüzü canlandırmaya uğraşıyor iken. 

Milli kaynaklarla üretilen değer parklar ve çevre isimlendirmelerini.  Bu tür yabancı isimler ile isimlendirmeler üzerinden oluşturması. Muhalefet belediye başkanlarına bile yakışmazken. Reis'in partisinin belediye başkanlarına ise hiç, hiç yakışmıyor.

Herhalde. 
Re'sen milli kültür ve tarih denetim ve müfettişleri kadrosu mu  oluşturup. Belki de memleketin başka yerlerdeki belediyelerde de mevcut olabilir. Her yeri bilemiyyoruz tabi. Böyle bir denetim, bilgilendirme, yönlendirme,  denetleme mekanizmasına ihtiyaç var gibimize geliyor. 

Onca vatandaş konuşmalarına rağmen. Bir makam, ünvan, varlık ve güç zehirlenmesi kişilikler. Her alanda bir sıkıntı hali.  Söylenenleri duyamama  idrak edememe. İşi parti sloganlığı holiganlığıyla işi götürme durumu hissediliyor gibi. 

İçi boş. Makamlılık havası. Ziyaret ve görünülüklerle işlerin tanıtılabileceği. Bu tür bir iletişimle sonuç alınabileceğini sanmak.  Gönül bağı ve  propoğanda yapıldığı oluşturulduğu sanılmakta. Veya icraatların meyvesinin alındığını sanılmakta gibi bir his. Dost acı söyler babından.  Bilinmeli ki. 

Kötülük ve cehaletin,  yetersizliğinden veya gerekli sorumluları yerleştirilememekten olsa gerek.  

Hayali,  gerçeklikten uzak, yapmacık tavırlarla, geçici mış gibi iletisimle hedeflemeler.  Bazı kişiliklerin vesveseleriyle boş reklam ve gösteriş ve tanitım çalişmasını. . Bu tür işleri yapan kişiliklerden daha güzelini. Şeytan elbette dağa güzelini yapar. Ve bu gibi kişiliklere her zaman şeytan galip gelir.

 Çok dikkat etmek lazım.  İradeyle doğru bilgi yaklaşımlarla şeytanlardan, şeytanlaşmışlardan uzaklaşmışlığı kararlılıklarla sağlamak gerektirir.

Bu gaflet ve İçi boş iletişim ve ziyaretler yerine. Şeytandan ve hilelerinden uzak. Gerçek istişareler ve işlere odaklanma. Doğru verimli. Maddi ve manevi üretime ve gelişmelerle ilgili söylenenleri duymaya açık olmalı.  İcraatlarda da öngörü kuvvetli olmalı. 
Mlli kültür ve değerler konusunda. Tanıma, duyma, dinleme ve icraat noktasında. Yeni bir anlayış ve seferberlik gerekiyor. 

Üst düzey hizmet içi eğitim. İnanç değerleri üzerine düşünülerek. Milli değerler üzerine bina edilen faaliyetler içinde bulunabilmek adına.
Bu konuda hiznet İçi eğitim ve denetim, yönlendirme, bilgilendirme yapısının kurulması şart gibime geliyor. 

Yoksa. Iyi yönden bakarsak diyelim de. Seküler zihniyet ve sekülerleşme son gaz devam ederse ki tabanda ve siyaset teknisyenlerinde. Genel haliyle öyle görünüyor..

Milli değerler üzerinden kullanılarak çarpıtmalarla.  Yükselen seküler hayat ve refah düşkünlükleri sonrası, gerçeklikten uzak tanıtımlarla  Araba duvara çok sert çarpabilir. Gelen gideni aratîr. Beterinden korusun dileklerimizle. 

Allah (CC) muhafaza.

Not.
İçimden gemeden istemeyerek. Tüm çabalarıma rağmen ifade edecek başka bir ortam ve çare bulamadığımdan. Sosyal sorumluluğum gereği Mecbur hissettiğimden. Mesele bağcı döğmek değil üzüm yemek maksatlı yazılmıştîr. Üzgünüm.


https://share.google/EGWTv7QQwqzWvzxAu

https://share.google/UmOtAuvelCZnwHCdg

https://share.google/ql1lju3HQ2Exo2HUR

https://share.google/uIdE38HSaR0xIpo5P

https://share.google/nG6LWS5w0duhetvVH


Mehmet Ali Turhal
21 Şubat 2026
Serdivan / SAKARYA

DİĞER YAZILARI Nur Cemal'de Huzur Bulacak 01-01-1970 03:00 Erunim MTTB Derneği Akıncıları. Yoncalı'da Geleneksel Bahar Buluşmalarında. Türkiye ve Dünya Gündemini Masaya Yatırdılar. 01-01-1970 03:00 Adapazarı İmam Hatip Lisesi Mezunları Yetmişnci Açılış Günü Buluşmaları Muhteşemdi 01-01-1970 03:00 Rumeli'den Anadolu'ya Mübadeleyle, Hazin, Mecburi Yolculukları. Mubadiller'ce. Serdivan'da Acı Hatıralarla Anıldı. 01-01-1970 03:00 Bazı Partiler ve Oluşumlar. Üzüm Yeme Yerine Bağcı Dövme Gayretinde.  01-01-1970 03:00 HASSAN ve MAZAA Çiftinin Düğünü. Sudan Geleneğinin Görkemi ve  Coşkunluğuyla Yaşandı 01-01-1970 03:00 "Modern Çağda Arınma Rehberi Konulu" Sakarya'lılar Doyurucu Bir Konferansta Buluştular.  01-01-1970 03:00 Hayrettin Ekiz Hocamız İzmir'de Hak'ka Yürüdü 01-01-1970 03:00 Cennet çiçeği. 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 Mardin'de 11.TİGİAD Toplantısında Sakarya İl Temsilciliği'ne Sebahattin Birinci Atandı.  01-01-1970 03:00 Çarşıdan Çarşıya Fark Var. Sakarya'lılar Hayır Çarşısı'nda Gönül Sattı Umut Kattı. Gazze'ye Umut Filosuna Bir Gemi de Sakarya'lı. YAPAR MI? YAPAR. 01-01-1970 03:00 " Oğlum. Günücü olma, iddaacı ol."                    Zeynep Turhal 01-01-1970 03:00 Dünya Şişti. Çook Şişti Çok 01-01-1970 03:00 Coşkun Gönlüm Durma Aşka Gidelim 01-01-1970 03:00 Tüyü Bitmemiş Yetimin Hakkı Derken! 01-01-1970 03:00 Kudüs Hilali Derneği'ne. Mehmet Ali Turhal'dan Anlamlı Ziyaret 01-01-1970 03:00 İLAYDER Derneği'ndeki Ramazan Bayramlaşması Üzerinden 01-01-1970 03:00 Mehmet Ali Turhal'ın İlayder Derneği'ne Bayram Ziyareti İzmit / KOCAELİ 01-01-1970 03:00 Ümmet Evimde Anlayışıyla Turhal Ailesi'nin Gençlerle. Sefdivan'da İftar Buluşması. 01-01-1970 03:00 Mehmet Ali Turhal'la, Onuncu Milli İrade Platformu İftarının Ardından 01-01-1970 03:00 Ercan Güneşin Evinde Sakarya Beşköprü'de. Ümmet Evimde iftarı gerçekleşti.  01-01-1970 03:00 Görünülürlüğüyle Meşhur (Fenomen) Prof. Dr. İlber Ortaylı Amel Defterine Yürüdü 01-01-1970 03:00 Memursen Konfederasyonu Kıymetli Yoneticilerime 01-01-1970 03:00 Akıncılar Akında 01-01-1970 03:00 Selamet Akıncıları Derneği Sakarya Şubesi Yönetimi'nin. Dostlarıyla İlk, Muhteşem Buluşması Gerçekleşti 01-01-1970 03:00 Yetmişli, Seksenli Yılların MTTB lilerinden. Eserleri Gençlerin iftar Davetine İcabet. 01-01-1970 03:00 Özgür Ülkemizde Özgür Kızlar İftarda 01-01-1970 03:00 Mehmet Ali Turhal Ailesi ve Gaye Vakfı, Komşular. Serdivan Kampüs Yolunda İftarda Buluştular. 01-01-1970 03:00 Serdivan'da, Afrika, Asya Gönül Coğraftamızdan Sudan'lılarla İftar  Buluşması 01-01-1970 03:00 İlayder'de Yılların Hasreti. Kocaeli Izmit'te Dostlar Buluştular 01-01-1970 03:00 Hoş Seda Gönle Düştü 01-01-1970 03:00 Güftesiyle, Bestesiyle Müzikal Tadında Hayat 01-01-1970 03:00 Adabilim Okulları Yedincioğul Şiir Akşamları'yla. Açıktan, Derinden, Harbiden Yapacağını Yaptı. 01-01-1970 03:00 Rasulullah'la Yarışma, Yarıştırma yerine Resulullah'a Uymak 01-01-1970 03:00 Yeniden Yeniden Yeniden 01-01-1970 03:00 Güya Demokratik, Seküler Dünyada ve Körfezlerde Pis Kokularla Gelinen Son Durum 01-01-1970 03:00 Cinslerin Ön İlişki Tabiliğinin Yozlaşmış Görünürlüğü 01-01-1970 03:00 Sevdiğine Sevdiğini Söylemek 01-01-1970 03:00 Allahın Kulu Güzel İnsan 01-01-1970 03:00 Salim Akıl, Gözü Tok İnsan. Müslümandır Müslüman. 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 Bölgesinde ve Dünyada, Artık Türkiye Gerçeği Var  01-01-1970 03:00 Bölgesinde ve Dünyada, Artık Türkiye Gerçeği Var  01-01-1970 03:00 Dünya Coğrafyasında Merkez Şehir İstanbul. Milli Tarihi Yürüyüşünden Başlangıç Meridyenine yolculuk 01-01-1970 03:00 Normalleşme ve Tabiilik 01-01-1970 03:00 Noel ve Miladi Yılbaşı Kutlamaları  01-01-1970 03:00 Teknolojik ARGE Atom Karıncaları. Mühendis Adayları. Sakarya'da İlgi Odağı Oldu. 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 1970-80 li yıllar, Erzurum MTTB Öğrencilik Günleri Anıldı. Bu Güne Yansımaları Dost Meclisinde Değerlendirildi.  01-01-1970 03:00 Dr. Abdurrahman Bayındır Hak'a Yürüdü. Sakarya Eşrafından. 01-01-1970 03:00 Düzce Fen ve Tennoloji Hafız Anadolu İmam Hatip Lisesi. İmanlarının Işığında. Hocaları ve Öğrencileriyle Ufkun Ötesine Yolcular. 01-01-1970 03:00 Takıştır İsmine Uygun, Sakarya'da Hediyelik Eşya Ticaretinde  Yeni Bir Soluk 01-01-1970 03:00 Sudan'a Saldırılar Devam Ederken Sakarya'da öğrencilerinin anlamlı Basın Bildirisi.  01-01-1970 03:00 Kan Davalarını Ayaklar Altına Aldık 01-01-1970 03:00 Biladü'ş Şam Yolculuğunda, Devrim Coşkusunu Hissetmek De Nasip Meselesi 01-01-1970 03:00 Karizmatik Lider Recep Tayyip Erdoğan'ın. Vatikan Devlet Başkanı 14. Leo'yu Türkiye'ye Davet Ziyareti Üzerine Bir Vatandaş Algısı 01-01-1970 03:00 Atomize Olmuşluktan Bütünselliğe Eğitim 01-01-1970 03:00 Duygu Yüküyle Öğretmenler Günü Ziyareti Sakarya'dan Arifiye'ye. 01-01-1970 03:00 Baldan Da Bıkarlar Oğul  01-01-1970 03:00 Erunim MTTB Türkiye Derneği Geleneksel Sonbahar Buluşması. Hararetli Yeni Fikirlere Sahne Oldu. 01-01-1970 03:00 Herkes Duysun Ömer Faruk Evde Kalmadı.Hem De Çok Güzel Bir Düğünle  Evlendi. 01-01-1970 03:00 Modernleşme. Sakarya Birlik Vakfın'da Enine Boyuna Iğşalandı Önemli bir konu ve mesele olan modernleşme  Kampüs Yolunda.  01-01-1970 03:00 Millet  Bahçesi'nde Millet Kıraathanesi'nde Hatıralar Canlanıyor 01-01-1970 03:00 Zeki Aslantürk Hocama Saygıyla, Rahmetle 01-01-1970 03:00 Kıymetli Kardeşim Dostum 01-01-1970 03:00 Uygulama İmam Hatip Liseleri ve Toplum Bozulmasından Şikayet 01-01-1970 03:00 Sakaryada MTTB li Gençler, Misyonlarını Vizyonlarını Yüklenmişler Yürüyorlar. 01-01-1970 03:00 Fethe Yolculuk Diyoruz. 01-01-1970 03:00 Okur Yazar Olmak 01-01-1970 03:00 Allahın Emri Peygamberin Kavlinde Aile 01-01-1970 03:00 Selamet Akıncılar Derneği Bursa'da  Toplandılar. 01-01-1970 03:00 Selamet Akıncılar Derneği Bursa'da  Toplandılar. 01-01-1970 03:00 Kıbrıs, Filistin, Türkistan davası. Vatan Davası. Dava, İman İslam Davası 01-01-1970 03:00 Bütünsel Bakış, Kişisel Duruş. 01-01-1970 03:00 Bursa Genç Davetçiler Davet Akademi'sine, Sakarya'dan Akıncıların Sürpriz Ziyareti 01-01-1970 03:00 Geyve'de Panayır Coşkusu Dorukta Yaşanıyor 01-01-1970 03:00 Gençlikten  Bir Gençlik Gençliğin Öncüllerine 01-01-1970 03:00 Zehirli Eleştiriler, Şeytani Keyifler 01-01-1970 03:00 “Taşları Yerinden Oynat” Söyleşisi ve Türk-İslam Sanatları Sergisi 01-01-1970 03:00 Bir Değerimizin. Ayet, Hadis, İcma, Kıyas ve Maslahat Üzerine paylaşımının Bereketlendirilmesi. 01-01-1970 03:00 Dünden Bu Güne Erdoğan'a Selam Olsun. 01-01-1970 03:00 Davasının Delisi, Arap Salih Efsanesinin Oğlu Muhammet Ali İle Esra'nın Bekarlığa Veda Cesaretleri. 01-01-1970 03:00 Filistin-Gazze için Küresel Kararlılık SUMUT Filosu'nun Umut Kahramanlıklarına Kimler Üzülüyordur 01-01-1970 03:00 Konya'dan Hızlı, Verimli STK Çalışmalarıyla. Erunim MTTB Derneği Heyeti Fırtına Gibi Esti Geçti 01-01-1970 03:00 Akşehir'de Nasreddin Hoca ve Darbe Mesel Hali 01-01-1970 03:00 Öğrencileri, Sevenleri. İmam Hatip Lisesindeki Mustafa Karabulut Hocalarına Vefalarını. Bugün Hayırla Anarak Gösterdiler. 01-01-1970 03:00 Köklerimizden Temel Bir Kök. Söğüt. 744. Söğüt Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenliklerine Muhteşem Katılım 01-01-1970 03:00 Haz Hız Ayartı Çağında Da. Mülkün Sahibi Allah'tır 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00 Kavramlarda Anlam Bütünlüğü 01-01-1970 03:00 Kazdıkları Çukura Düşmek 01-01-1970 03:00 Razı Olan. Sükun Bulan. 01-01-1970 03:00 Devlerin Aşkı Bir Başka Olur 01-01-1970 03:00 Sendikacılık ve Kavramlar 01-01-1970 03:00 Maarifte Marifet. Öğretmenlikten Muallimliğe Onur. 01-01-1970 03:00 Sakarya Seferileri Kocaeli Buluşmması 01-01-1970 03:00 Memur-Sen Hak Arayışı. Ankara'da Kararlı, Seviyeli, Onurlu Duruş 01-01-1970 03:00 Akıncı Beylerinin Kalbi. Kongırelerinde Yeni Umutlarla İstanbul Eyüp Sultan'da Attı 01-01-1970 03:00 Türkiye Güzele, Geleceğe Dönüşerek Geliyor 01-01-1970 03:00 Toplu Sözleşme Masasında işveren teklifine. Sakarya Memur-Sen İl temsilciliğinden itiraz çığlığı. 01-01-1970 03:00 Bende Özledim 01-01-1970 03:00 Dursun Ali Özkan kazasıyla dostlerının yüreklerini hoplattı. 01-01-1970 03:00 Emekli Sakarya Müftüsü İlyas Serenli Hocanın Duygulu Günü. 01-01-1970 03:00 Gazze Retoriği Yapmaktansa. Gazze İçin Hiç Değilse Üzülmek Daha İyi. 01-01-1970 03:00 İktidar ve Bir İstişare Örnekliği 01-01-1970 03:00 Sakarya Seferisi Konya Seferinde 01-01-1970 03:00 Vahiy devlete inmedi diyenler ve İman kardeşliği. 01-01-1970 03:00 Filistindeki çaresizlik üzerinden algı. Menfaat devşirmek istemedeler. 01-01-1970 03:00 Ulurmakta Ulular 01-01-1970 03:00 Mutluluğa Adım Adım. 01-01-1970 03:00 "Dünden Bu Güne Filistin" Temalı Konferansın Ardından 01-01-1970 03:00 İklim Yasasının Üzerine Kurbağa Hikayesi 01-01-1970 03:00 Akıncı Beyleri Akınlarıyla, Bolu'da Coştular 01-01-1970 03:00 Zihin, Akıl, Rasül Muhamned SAV. Vahiy, 01-01-1970 03:00 Sakaryada Akıncı beylerinden anlamlı buluşma. 01-01-1970 03:00 Nefes Kesen Finalle Necip Fazıl Öğrenci Yurdunda Futbol Şöleni! 01-01-1970 03:00 Şahadette Bir, Birlik. 01-01-1970 03:00 Sosyal Medyada Yeni Yüz. ASB Ajans. 01-01-1970 03:00 Vermek, Almak, İstemek 01-01-1970 03:00 Osmanlı Artık Canlanmayacak Diyenler 01-01-1970 03:00 Sakarya Selamet Akıncıları Yine Coştular 01-01-1970 03:00 Kocaeli İlayder'de Bayram Coşkusu. 01-01-1970 03:00 Afrika Seyahatinde, Yönetmenim Birinci bey, Bir şey mi oldu sandım. 01-01-1970 03:00 Etki Tepki Dengesi 01-01-1970 03:00 Beşköprü'den, Emirdağ'a. Emirdağ'dan Eyüp'e. Eyüp'ten Ayasofya'ya. Ayasofya'dan Reis'e İstanbul Fatihlerine, Mirasçılarına Selam. 01-01-1970 03:00 Bolu, Göynük'te Akşemseddin Hazretlerini Anma Günü 01-01-1970 03:00 Sakarya' da Eğitim, Kültur ve Sendika dünyasının acı kaybı. 01-01-1970 03:00 Sıfır Altı Yaş Çiçeklerini Yetiştirme Ocağı 01-01-1970 03:00 Göçün iki yüzü. Kazanım mı? Kayıp mı? Kıyasıya münazara edildi. 01-01-1970 03:00 Göç ve İman 01-01-1970 03:00 Erunim MTTB Türkiye Derneğinin Yönetimi Kurulu Toplantısı. Fikir fırtınalarıyla devam ediyor. 01-01-1970 03:00 Doğu Türkistan Panelinde Yürekler Dağlandı. 01-01-1970 03:00 İmam Hatipler, Gürol ÜN Hoca ve Düzce. 01-01-1970 03:00 Bu Memlekette Birileri Var 01-01-1970 03:00 Güzellikleri Görmede Doygunluk Doruğunun Yaşandığı Mekan 01-01-1970 03:00 Kütahya'da MTTB Bahar Toplantısı 01-01-1970 03:00 Erunim MTTB Türkiye Derneği Bahar buluşmaları toplantısı. 01-01-1970 03:00 Sakarya'da Dr. Özkan Özhan 01-01-1970 03:00 Barut Hasan, Atmaca Hüseyin Birisi Konya'da. Torosların yiğidi. Diğeri Sakarya'da.. Dostlarının iş bitiricisi. Gerçek hayat hikayesi. 01-01-1970 03:00 Agumba'ların Acı Kaybı. 01-01-1970 03:00 Erzurum Anılarımız, Mefkürelerimiz Canlandı 1979 lu yıllar. 01-01-1970 03:00 Serdivan Kitap Fuarının Ardından 01-01-1970 03:00 Fılıstin-Gazze'de Soykırımcı Siyonist İsrail Devlet Terörüne Çığlık 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Gruplarında Paylaşım Zamanları Üzerine Bir Deneme 01-01-1970 03:00 Sakarya Seferisi Yazarlar, Nazarların Odağında, Serdivan Kitap Fuarında 01-01-1970 03:00 Serdivan Kitap Fuarı'nda İnadına Alışveriş 01-01-1970 03:00 Prof Dr. Mehmet Görmez hocamız. Doğruya Doğru. Kar satan adam hikayesi 01-01-1970 03:00 SAÜ Cami Külliyesi'nde Ramazan Bayramı Coşkusu 01-01-1970 03:00 Prof Dr. Mehmet Görmez Hocadan Bir Metafor 01-01-1970 03:00 Küfre Müdahale Ne Zaman 01-01-1970 03:00 Yeni Kızılelmalar Doğuyor 01-01-1970 03:00 "Kes Ulan Kes!"i Söyletmek İstemeyen, Getirmeyen Sabır. Sabır Değildir. 01-01-1970 03:00 Fahri, Tuna'da 01-01-1970 03:00 Var Olmak, Aile Olmak, Birlik Olmak, 01-01-1970 03:00 Kardeşiz. 01-01-1970 03:00 Öncül Gerekliliği. 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya ve Çifte Ştandart 01-01-1970 03:00 Hendek'te Zulme Karşı Bir Gün. 01-01-1970 03:00 Ahlak mı? Siyaset mi? 01-01-1970 03:00 Yaşanacak Güzel Günlere Yeniden Merhaba. 01-01-1970 03:00 Şükür, Ümit-Korku, Zulüm Büyüklerin anlattığından anladığımız. 01-01-1970 03:00 Aşk, Tencere Kapak 01-01-1970 03:00 Kahvede Emlak İşleri 01-01-1970 03:00 Müslüman Her Halde Müslümandır. 01-01-1970 03:00 Eşref-i Mahlukat. Yaradan'ının Ayeti Hazreti İnsan 01-01-1970 03:00 Nostalji Tasfirler. 01-01-1970 03:00 Düzce Belediyesi logosu 01-01-1970 03:00 ABD'deki Yangına Bakışlar. 01-01-1970 03:00 Gazzeye Selam BOYKODA Devam 01-01-1970 03:00 Özü Sözü Doğru Güzeller 01-01-1970 03:00 Dil ve Irk 01-01-1970 03:00 Karışık Kafa 01-01-1970 03:00 İnanan, İnanmayan, İnandığını Sanan 01-01-1970 03:00 Meyve olunca dibine düşer. 01-01-1970 03:00 Armut Dibine Düşer 01-01-1970 03:00 Emekli Memur-Sen. Şairler, Yazarlar, Ozanlar, İlahiler Gecesi. 01-01-1970 03:00 Mithat Paşa İstasyon Cami'de Sabah 01-01-1970 03:00 Mehmet Ali TURHAL; Genç Olanlar, Genç Kalanlar. İnsan, yaratılışı gereği Doğar büyür öür. 01-01-1970 03:00 Birlik Akademi Güz Dönemi Kapanış Töreni 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Kirliliğine İbretlik 01-01-1970 03:00 Sakarya'da Mevlana ve Aşk 01-01-1970 03:00 01-01-1970 03:00