Dil ve Irk
Geniş konu. Neresinden tutulup . Nesinden bahsedilmeli. Hele bir başlayalım. Başlangıçla bizi zihinden dökülenler nerelere götürür bakalım.
İnce fikirli Fahrettin İnce beyefendi. Değerli bir mütercim. Müslüman kürt kardeşim. Kendine has özgün fikirleriyle gönlümüzde taht kuran. Kıymetli yazıların, kitapların yazarı. Bir makalesini dinledim. Ben de bir Türkmen ırkından. İslam Türk milletinin bireyi. Dini İslam olarak kurulmuş devletinin. Şartlar öyle icap etmiş kalkmış. Ayasofya Cami misali yeniden. Dünyada bağımsız İslam milleti için zaman ne gösterir bilemeyiz.
Müslüman kürt kardeşimizin acılı derin. Atlatılması çok zor. Belkide izlerinin hiç silinemeyeceği. Bedenen, madden, ruhen büyük yaralar almış. Umudunu da kaybetmemiş. Bizler de farklı yerlerde hem yakınlarımızda hem de şahsımda. Buna benzer ama farklı şekillerde yaşamış şahit olmuş biri olarak.
Dertler paylaşıldıkça azalır. Sevgi paylaşıldıkça çoğalır babından. Derdiyle derdimi paylaşmak dertleşmek istedim. Ne kadar başarabilirim bilemem.
Zor dönemler yaşandı. Dünya hayatı mücadele yeri. Bugün de kısmen dertler yaşanıyor olsa da. Çözüm güzelliğinde sınır nasıl çizilebilir bilemem. Daha iyisi için yaraları tedavi ederek. İfade ettiği gibi. Zamanlamaya da dikkat ederek birlikte yürümek. Her hal ve şartta da yürütmek lazım.
Derdimizi, derdinizin üzerinden bir dert de biz paylaşalım. Dertlerimizle ortaklaşalım.
İlk okula altı yaşında yazılmışım. Onüç on beş onsekiz yaşlarında sınıf arkadaşlarım vardı. İlk Okuldan mezun olur olmaz evlenen arkadaşlarım oldu.
Ortaokula onbir yaşımda yazıldım. Dersi derste öğrenen iyi bir dinleyici öğrenciyim. Bizi kimseye muhtaç etmeyen. Çok çok çalışkan. İman eri bir babam vardı. O dönemde okuyanlardaki aklaki bozulmaları görmüş olacak herhalde. Babamın istememesine rağmen. Çok büyük zorluklarla kendi çabamla orta okula yazılmış. Kardeşlerim de arkamdan gelmişti. Her neyse.
Yazın çalışıp kışın okuyan biri olarak Pazarda sokakta abiye, ablaya alışmış dilim. Şiddetle uyarı neticesi. Orta okulda hoca demeyi çabuk öğrendim.
Almancayı asla istemiyordum. Bana senin yabancı dilin almanca olacak, oldu dediler.
İlk bir veya bir buçuk ay derslere tam devam ettim. Almanca hocamız. Ce.Şı.hoca. Derste cevap veremeyen yabancı dile gerekli önemi göstermeyenlere. Bir Avrupa hayranı Alman ve almanca sever olarak. Mutlaka size almanca öğreteceğim der. Soru sorar. Bilmeyenleri tahtaya çıkarır. Parmakların ucuna cetvelle vurarak uğundurur. Arkadaşların bağırmalarını. Yerlerine oturduklarında yüzleri morarmış halde ellerini oğuşturmalarını. Teneffüste oflama puflamalarını. Acılar içinde söylenip kızgınlıklarını unutmuyorum.
Herhalde bizlerden önceki dönemlerde sadneya hapishanesi gibi uygulamalar mı vardı bilemem.
Hiç cetvel yemememe rağmen içime korku yerleşti. Okula devamsızlık hakkı yirmi gün idi. O hocanın dersini olduğu her günde. Yarım gün olmak üzere okulu kırdım. O yarım günü dışarda geçirmek benim için ayrı bir işgence idi. Ondokuzbuçuk gün devamsızlık ettim. Okumayı istiyordum. Almancadan yine sınıfı geçtim ama ticaret dersine hiç devam edemediğim için. İkmal gününüde unutmuş, babamla pazara gitmişim. O korku yüzünden bir yıl kaybettim.
Türkiye'de bir Avrupa dili öğreneceksin zulmü. İhtiyacı olan. Avrupada ticaret yapacak olan. Herhangi bir meslekte. Ekip çalışması gereği Avrupa'daki bir çalışma yapacak olan vs.vs. Öğrensin de
Öğrencinin anlama seviyesi ne olursa olsun. Ana sınıfı da dahil İngilizce veya bir başka dille eğitim. Nasıl bir zulüm.
Irkı Türk, Kürt, Arap, Abaza. Avrupa batı hayranlığı. Hıristiyan Avrupa. İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Latince. Dinlerine İlk adım dilleri. Hiç değilse müslümanın soykırımcı, sömürge bakanlıkları olan Avrupalılara karşı. Müslümanların zihni karışır. Öğrenemedikleri yabancı dil dolayısıyla horlanır. İşe yaramaz bir ırk pozisyonu propoğandasıyla beslenir. Bizden adam olmaz duygusu yerleştirilmeye uğraşılır. Savaştıklarına karşı haklarını talep etmeleri, mücadeleleri törpülenir vs.
Türk denilince Avrupada müslüman hatırlanır.
Kürt denilince müslüman hatırlanır. Tarinin cilvesi Osmanlı hanedanı müslüman Türk ailesi olması gereği olacak. Türk milleti denildiğinde batı da buna İslam milleti diyor. İslam medeniyeti içinde inceleniyor.
Devleti Ali Osmaniyi Jön Türkler. Irkçı yönelişler. Önce Arap müslüman, Kürt müslüman, Türk müslüman diyerek. Her birinin arasına mesafeler koydurarak. Hatta Türk ırkından bile olmayan, fitne türkçüler. Kışkırtması, halkı birbirleriyle çatıştırmaları gayretleri. Bilinen halen de yapılmaya çalışılan yaşanmışlıklar
Irkçı Kürt Türk'e. Irkçı Türk Kürde. Irkçı Arap hem Kürde hem Türk'e. Irkçı Türk ve Kürt Arapları. Ötekileştirir olmuş. Nefret tohumları ekilmiş. Birbirlerine saldırır olmuşlar da. Bir de, ırkçı pers kafa farisilere dokunmayan Jön Türkler, ırkçı Kürtler.
Nedense.
Irkçı Kürtlere, ırkçı Araplara ve ırkçı Türklere birşey olmamış. Birbirlerine, daiş pkk yardımlaşması gibi, bibirlerini beslemeleri misali. Birbirlerine hiç dokunmamış. Irkçı zalimler kendi şartlarında bir hakimiyet alanı bulmuş, servete makamlara konmuş.
Arada ezilen. Samimi müslüman.
Türk Kürt Arap, Boşnaklar vs. katliamlara uğramış. Bazen bir alim bazen bir mühendis. Bazen siyasette liderlik kabiliyeti olan. Türk, Kürt, Arap kişiler suikastlere uğramış. Köylerde, şehirlerde, ülkelerde soykırımlar, katliamlar yapılmış.
Plan nerede yapılıyor sa. Oyun nerede kuruluyor, pişiriliyor sa bilmem ama. Bu zehirli aş. Her ırktan müslümalarını zehirlenmiş. Cahillikten, neme lazımcılıktan, ön görüsüzlükten, enaniyetten büyük bedeller ödenmiş. Terör, fakirlik, onursuzluk getirmiş. İşgal edilmiş vatan duyguları yaşatmış. Küçülmüş de küçülmüşüz.
Bu ırkçılık zehiri. Sosyal ablikasyonlara sebep olmuş. Sen çok eziyet ettin, ben çok eziyet gördüm yarışı. Planı yapan, ırkçılık aşını pişiren. Siyonist ırkçılar kadar olamasa da. Onlara nispet edercesine ırklar arasında. Zehirli aşları dağıtanların. Havuç sopa oyunlarıyla, gavur aşı yenilmiş. Tuzaklarına düşülmüş.
Bazen kültür, bazen dil, bazen yer gök ismi neyse ayrımcılık konusu edilmiş. Gayri müslimlerin isimleri konulurken, kimse ilgilenmezken. Kötücül zehirleyiciler bunu da teşvik etmiş.
Hatırlıyorum.
Üniversitede bazı dindar hocalarımızın kitaplarını. Dili ağır anlamıyor, okuyamıyordum. Mesela Prof. Dr. Sabahattin Zaim hocamızın çalışma ekonomisi kitabını. Kan ter dökerek okumuş, çok zorlanmıştım. Hocamız köklerine tutunmaya direniyor. Gençlerde oluşmuş olan dejenerasyonu engellemeye uğraşıyordu.
Kürt diline mi?
Türk diline mi?
Daha çok zülm edildi? Pek emin değilim.
Türklerin alfabesi değişti. Kavramlar değişti. Türkçe neredeyse tamamen dönüştü. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu. Kadir Mısroğlu gibi üsdatları dinlemek lazım. Yeni nesli kültürel olarak yok edecek. Yeni bir yabancı dil gibi konulmuş oldu diyenlere bir bakıp. Buna da Türklerin türkçesi dendi dersek. Geçmişini değil, babasını bile anlamaz olmuş. Geçmişine ve medeniyetine yabancı. Her on yıl hatta beş yılda bir yeni nesil doğmuş. Yeni bir yabancı dil üretilmiş.
Farklı sınıflar farklı bölgeler, asriler köylüler. Hatta farklı ideolojiden gençler, farklı diller kullanır olmuş. Kürt dili Türk Dili tartışması hengamesinde. Gelişmeler saklanmış. Birbirini anlayamaz, hatta birbirlerine düşman olunmuş.
Yasak olduğu dönemler de bile. Müslüman Kürt kardeşlerim. Kenarda köşede kürçe konuşabilir. Annesiyle babasıyla anlaşabilirler, anlayabilirler. Türkler ise bozulan değişen yeni dilleriyle, bunu da yapamadılar.
Bir başka açıdan.
Dil kendini ifade etme aracı. Kuş dili. Karınca dili. Matematik, fizik, tıp dili vs. Dil içinde diller gereklidirler de. Her dil ifade etme, tarafların anlaşması açısından gereklidir de. Kavganın aslı bundan ibaret değil
Kemik ırkçılarda mesele
Ne Türk, ne Kürt, ne Arap dili değil. Onu yaşatmak vs.hiç değil. Bunun üzerinden kavga çıkarıp saltanatlarını vs vs.lerini sürdürmek.
Peki müslümanların ortak kaybı. Ne?
Bahis konusu ırk ve dil ise.
Irklar birbirleriyle tanışmak bilinmek yardımlaşmak için yaratılmışlar ise. Benim ırkım senin ırkından üstün demek. Siyon veya ben Adem'den üstünüm diyen şeytan tavrı. Peki üstünlük diye bir kavram var ise ne ola.
Vahye en güzel uyan kavim en üstündür diyelim. Herkes ırkından değil, yapıp ettiklerinden sorumludur. Allah'u alem diyerek ırk meselesini noktalayalım.
Bu konuda armudun sapı, üzümün çöpü kavgasına girilir. Detayda tartışmalar yapılırsa. Öncelikler kaybolur. Kötücül plancıların yapmak istediği. Zehikeyici aşılarını satın almış. Onlarla mücadele yerine. Birbirimize lüzumsuz uğraşmış olup. Kötülerin değirmenine şu taşımış oluruz.
Hangi ırktan olursak olalım. Müslümanların ortak kaybı. Kardeşlikleri dostlukları, ve dilleri. Ama hangi dilleri.
Müslümanların ortak dili demişken.
Araplar anadan Arapça bilir. Ebu cehil de Arapça bilir idi. Demek ki her Arapça bilen müslüman olamıyor.
Peygamberimizin kullandığı arapçadaki vahiy dilini. Kuran dilini anlamıyor olabiliriz.
Rabbim bu dili Arapça ile ifade etmiş. O halde o dildeki inceliği vahiy dilini, kuran dilini. Allah Rasulünün anladığı gibi anlamalıyız. Arapçadan anlamaya uğraşmalıyız.
Müslümanların en önemli kaybı bu. Arapçadaki müşterek anlamamız gereken vahiy, kuran dilini anlayamayışımızdır.
Peki Arapçayı içinden vahiy dilini anlamıyor kavramlarını yaşayamayacaksak ne yapacağız. Önce bu dili öğrenmeye uğraşacağız.
Gayret ettik olmadı veya şartla müsait olmadı.
Vahiy diline vakıf olanların.
Vahiy diliyle ifade edebildiği kadar her ırkın dilinden müslüman kardeşlerimize ulaşmaya uğraşılmalı. Bunun dışındaki dil kavgalarına ne diyeyim. En hafif ifadeyle, asla öncelik değil diyebilirim.
Vahiy dilinin öğrenilip, anlaşılıp, yaşanması. Bize vahyin imkanlarını. Bilgi, bilim, ilim, estetik, sanat, ahlak.
Akıl, Hikmet ile arifan üretken, onurlu insan olmayı sağlar. Kelime'i Şahadet ile müslüman yapar. Elhamdülillah.
Vahiy dilini diğer dillere aktarma ve kitapları o ırklara ulaştırma konusunda.
Bursa'da Mesut Kumru ve arkadaşları kardeşkerimizin. İşi zamanından çok ilkesiyle çalışan gayretlerini. Kuran'ı Kerim'i ve İslamı anlatan kitapları. Diğer dillerden insanlara, müslümanlara ulaştırma gayretlerinden. Burada bahsetmeden geçemem.
Mesele hangi halde önceliklerimiz olmalı. Bugünkü zulümleri ortadan kaldırmaya uğraşan. Milli birlik ve dünyada birlik, gayreti içinde olan. Bunun için.
Allah'tan başkasına boyun eğmem diyen.
Tek Millet, tek Bayrak, tek Vatan, tek Devlet diyerek birliği oluşturan. Bundan alınan güçle.
Dünya beşten büyük. Dünyada refah ve adalet mümkün diyen. Yani
Milli birlik üzerine.
İslam Türk Birliği. Buna dayanarak dünya islam birliği. Ve dünyada adil yönetim paylaşım yapma, kurma çabasında diye inandığım. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Reis'den teşekkür ve saygıyla bahsetmesek. Haklařı kalır olmaz.
Irk ve dil derdi olanların.
Derdimden dertlerine paydaş olabildimse.
Niyet hayır akıbet hayır olsun duasıyla.
İyinin de iyisi var. Eldekilere Maşaallah. Olana Elhamdulilah.
Daha iyisine birlikte gayretle İnşaallah.
Mehmet Ali Turhal
08 0cak 2025
Serdivan / SAKARYA