Filistin Konvoyu Sakaryaya Meltem Gibi Geldi. Gönüllerde İz Bırakarak Esti Geçti

Bazı yolculuklar vardır, kilometrelerle ölçülmez. Onlar gönülden gönüle kurulan köprülerle anlam kazanır.
Srebrenitsa'nın acısını yüreğinde taşıyarak yola çıkan Uluslararası Filistin Konvoyu da öyle. Gönülden gönüle köprülerle anlamlı anları imza attı.

Bosna-Hersek'ten başlayıp birçok ülkeyi geçerek Sakarya'ya ulaştığında, bu şehir sadece bir konvoyu değil; vicdanı, kardeşliği ve ortak insanlık sorumluluğunu karşıladı. 

Filistinde Siyonizmin eseri yapılan katliamlar ve soykırımın tekrar ediliyor olması düşündürücü, çok vahim acilen çözülmesi gereken bir mesele. Bilge Kral Aliya'nın dediği gibi " unutulan soykırım tekrarlanır" ifadesi ne yazık ki siyonistler elinde halen Filistinde gündemde.

Gündemde olan bu katliama sessizlikte ayrı bir zulme ortaklık. Tebi sessizlik çaresiskikten ileri gelmiyorsa. Yapabileceği varken kötü huy korkaklık, tembellik, rahat düşkünlüğü, tamahkarlık gibi gibi bazı sebeplerden ileri geliyorsa zulme ortaklık anlamı taşıdığı söylenir. Hiç değilse

Filistin Konvoyu Aktivusti "Boykotçu Amca" namıyla tanınan  Abdürrezzak Demircan'nin sırtındaki yazısı. En etkili yöntemlerden biri olan 

"BOYKOT
Almazsan ölmezsin. 
Alırsan ölürler" ilkesine uyarak boykot yapılabilir. Aktivist kardeşimiz önemine binaen bu anlayışı yazıbolarak sırtında taşımaktadır. İmani Vicdani veİnsani bir harekettir. 

Kocaeli sınırında karşılanan konvoy, Sakarya Gar Meydanında yapılan miting ile noktalanan günün ertesinsinde.
Gar Meydanı'ndan Millet Bahçesi'ne uzanan yürüyüş boyunca dikkat çeken en önemli husus; coşkunun vakarla birleşmesi, kararlılığın ise sükûnet içinde sergilenmesiydi. Meydandaki anlamlı  sloganlardan kardeşlik heyecandan çok, sorumluluk hissediliyordu.

Millet Bahçesi'nde Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, dünyanın farklı ülkelerinden gelen aktivistlerle Sakarya halkını aynı ideal etrafında buluşturdu. Çocukların merakı, gençlerin gayreti, hanımefendilerin gönülden hazırladığı ikramlar ve gönüllülerin fedakârlığı, bu buluşmayı yalnızca bir organizasyon olmaktan çıkarıp bir gönül seferberliğine dönüştürdü.

Irklar farklıydı, diller farklıydı. Ülkeler farklıydı, ama dert ortaktı. Lübnan, Suriye, Filistinde Gazze'nin Batı Şeria'nın Kudüs'ün acısı herkesin yüreğinde aynı ağırlıkta hissediliyordu.

Filistin konvoyunun yolculuk boyu eğitim kalitesiyle. 
Yetim ve öküzlere yaklaşımı. Çocuklara durumlarını hissettirmeyecek şekilde davranışları. Yolculukta onlara hayvan sevgisi. Kedi köpek tavşan kuş gibi hayvanları yetim çocuklarla buluşturma gayretleri  
Filistinli akraba ve kardeşlerine mektuplar. Balonlar üzerine yazılan mesajlar. Nuot kağıtlarına düşülen notlar
Kocaman bezimsi panoyu andıran şeyin üzerine imzalar mesajlar hatıralarla. Filistinli kardeşkerimiz sizinleyiz gönderileriyle etkinlikler yapılıyor.

Bir ağaç altında. Bir konvoy aracı gölgesinde. Bir kaldırım taşı üzerinde. 
Beş yıldızlı otellerde, barda pavyonlarda akçakça pazarlıklarla çürüyen. Ahlaken vicdanen müflis kişiliklere inat. 
Söylenen ağıtlar ilahiler umut türküleri kahramanlık türküleri. İmanlarının yansıması emek ve gayretlerle

Sakarya halkı ve Filistin Konvoyu hem yaßıyor hemde tohum atıyorlar, emekleriyle aşklarıyla gönülden davalarını savunmalrıyla sulamaya devam ediyorlardı.

Programın hafızalarda yer eden anlarından biri ise halk ile konvoyun aynı karede buluşması oldu. Gazeteci-yazar Mehmet Ali Turhal'ın, Filistin Konvoyu gönüllülerinin tribünün önüne alınarak Sakarya halkıyla birlikte bir aile fotoğrafı çekilmesi yönündeki teklifi ilgi gördü. Ortaya çıkan kare, meydandaki birlik ve kardeşlik ruhunu en güzel şekilde yansıttı.

Bu anlamlı buluşmada Sakarya'ya gelerek kürsüde konuşan İlknur Gürpınar, daha önce Filistin yardım filosunda birlikte yol aldığı bazı arkadaşlarını yeniden görmenin sevincini paylaşırken, halkla aktivistlerin aynı fotoğrafta buluşmasının oluşturduğu atmosferden duyduğu memnuniyeti Aktivistlerde de olduğu gibi Mehmet Ali Turhal ile birlikte kısa değerlendirmeler yapıldı. İlknur Gürpınar Filistin Konvoyu ve halk buluşmasındaki kaynaşmışlık butünleşmişlikle.
Meydanı dolduran alkışlar, yalnızca bir fotoğraf karesini değil, ortak vicdanın buluşmasını selamlıyordu. 

O karede yalnızca insanlar yoktu.halk ile konvoyun, misafirler ile ev sahipliğinin, dua ile gayretin birleşmesi vardı. 

Kimse yalnız alkışlayan değil, seyreden dinleyen değildi; herkes aynı davanın sorumluluğunu paylaşmaya çalışan bir gönüllüdür. Sessizce hizme eden gönüllüler "Ben bu davanın ne kalabilirim?" sorusunun cevabını kendi imkanlarıyla veriyordu. 

İşte Sakarya böyle büyüdü. Sakaryaya vurulmaz perçin ifadesini. 
Binalarında değil vicdanıyla, yollarıyla değil, gönülleriyle, kalabalıklarıyla değil, ortak dert taşıyan insanlarıyla Sakarya'ya küfrün perçin vuramatacağını gösterdi.

Sakaryalılar konvoyu uğurladı, araçlar gitti aktivistler gitti, meydanlar parklar boşaldı. Geriye kalan değer önemliydi. 
Bir hatıra bir sorumluluk...
Ve her şeyden önemlisi , insanlığın henüz ölmediğini dair yeniden tazeleyen bir umut. Sakaryalı biliyordu ki Allahtan umut kesilmez. 

Dünyanın en uzun karayolu sivil tolum kuruluşu konvoyu olan Uluslararası Filistin Konvoyu üç gün boyunca sürdürdüğü eğitimler, istişareler ve etkinlikler dikkat çekiciydi. Herkesin söz alabildiği, fikirlerini paylaşabildiği, birbirini dinlediği bu anlayış; ortak hedefe yürüyen insanların birbirinden öğrenerek güçlendiğini gösteriyordu.

31 Mayıs 2026 da karşılanan Filistin Konvoyu 02 Ağustos 2026 tarihinde konaklamasını tamamlayı. Ertesi gün 09. 00 da kutlu yolculuğuna uğurlandı. Üç gün boyunca gördüğüm manzara klasik bir organizasyonun çok ötesindeydi. 

En çok da insanları birbirlerine sıcak bakışları güven telkin eden vakarlı kararlı duruşları dikkatimi çekti. 
Sakarya da bu Filistin Konvoyu seferine gönlünü kattı. Resmî kurumlarıyla, belediyeleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla ve vatandaşlarıyla misafirlerini bağrına bastı. Evlerinden hazırladıkları ikramlarla gelen hanımlar, hizmet için koşan gençler ve dua eden büyükler, bu kardeşlik ikliminin sessiz kahramanları oldular.

Konvoy yoluna devam etti. Ancak geride sadece hatıralar bırakmadı; Sakarya'nın vicdanında yeşeren bir kardeşlik duygusu, paylaşılmış bir sorumluluk ve unutulmayacak dostluklar bıraktı.

Sakarya halkıyla kucaklaşma. Haberleşme fikir alışverişi istişare, dugu ve gaye bütünlüğüne. Yeni kurulan dostluklar da ayrı bir bereketti.

Yolunuz açık olsun güzel insanlar.
Taşıdığınız yük yalnız Filistin'in yükü değil insanlığın yüküdür. 

Rabbim çıktığınız Filistin'e doğru kutlu yolculuğu bereketlendirsin, adaletin merhametin, özgürlüğün hakim olduğu günleri bize göstersin. Allah yardımcınız olsun. Rızasına vesile kılsın.

Çünkü bazı yolculuklar gidilen yollarla değil, dokunulan gönüllerle hatırlanır.

Mehmet Ali Turhal
04 Ağustos 2026
Serdivan / SAKARYA