Göç ve İman
İnsanların yerlerinde başka yerlere bir sebeple intikaline göç dersek.
İnsan ve insanlığı ilgilendiren dünyada yaşanan. Kişisel ve uluslararası boyutu olan bir kavram. Buradan çıkarım.
Bulunduğu yer var.
Başka yere intikali var
Bir şekilde.
Yani ekonomik, sosyal, siyasal, kulültürel, iklimsel vs. nedenlerden başka bir yere göç var.
Kişisel ve sosyal bir olgu olarak. İsteğiyle veya zorla göç etmelerini de içine alan bir yanı var.
Gözümüzle gördüğümüz bu yaşanan vakıaları. Nasıl değerlendirmeli. Nereden bakmalı
Nasıl sınırlandırmalı.
Kimlerle nasıl gerçekleştirilmesi veya engellenmesi sağlanmalı konusu da var.
Dünyadaki uygulamaları da dikkate alarak. Uygulamalara göre. Göç kavramının olumlu tarafları olduğu gibi olumsuz taraflarında anlamalı. Gerekli müdahalelerle bir hale yola konmalı da diyerek.
Göç gibi bir olguyu red etmek. Yok saymak inkar etmek anlamsızdır
Göç vardır.
Mesele. Göçün varlığı değil. O varlığa bakış. Ve bakışa göre uygulamanın doğruluğu ve yanlışığıdır.
Burada göç gerçeğine.
Ferdi ve uluslararası boyutuyla.
Nası bakalım. Nasıl uygulayalım.
Göç hakikatini. İstesekte istemesekte yaşayacağımıza göre. Hakikate uygun hakça Nasıl gerçekleştirilecek anlamaya çalışalım.
Bunu yalnızca.
Olan olumlu olumsuz olaylar üzerinden. Retorik yani demogojisini yaparak. Uyumsuzluk ötekileştirme şiddet vs.vs. örneklikleri üzerinden kavga konusunu yapmak. Yanlışlık tabi.
Göç gerekli gereksiz gibi kesin yargı ifade eden.
Haklı ve haksız. Lüzumlu ve lüzumsuz gibi göç yakkaşımlarını. Ayrıştırmak netleştirmek lazım.
Meseleye çözüm getirilemeyerek. Sürekli göç olgusu suyunu bulanık tutmamalı. Bu durumun devamı. Verimsiz fikri ve irade uygulama planlarının sonucu. Büyük kayıplar olur. Hem beşeri he üretim hem boşa giden. İnsan ve ülke kaynakları açısından büyük kayıplar getirir.
Fikri olanların konuşması da gerekir. Mesela, şöyle yapsak.
Bir birine karşı taraf olmuş. Holigan anlayışla, takım tutar gibi. Retorik yaparak. Bulunulan yere göre doğruları yanlış yanlışları doğru diyen tutucu bir anlayışlardan uzak. Kısır çekinmeden konuyu çıkarsak.
Meseleye müslüman olarak baksak.
Ne kadar bakabiliriz uygulayabiliriz ayrı konu.
Zihinden dökülenler yazarı olarak. Zihin bağajımızı bir silkeleyelim. Yerin el verdiğinde ne kadar neler dökebileceğizi deneyelim.
Müslüman inanan insan.
İnancını Kelime'i Şahadeti kalp ile tasdik, dil ile ikrar eden insan.
Amentü ilkekerinde de olduğu gibi gayba da sanki görmüş yaşamış gibi inanan bir insan. Bu her kişinin durumuna göre. Kendini değerlendireceği bir geniş mevzu.
Gayb derken. Mesela Sanki cenneti cehennemi görmüş. Ona göre şu anda yaşıyor bir hal ile, kesin iman etme diyerek anlatmaya çalışalım. Buradan da Ahiret inancımızın hayatımıza yansımasını görmeye çalışalım.
İrsitet devri, genlerimize işlemiş. Adem Atamız cennetten dünyaya gelmiş. Cenneti özleyen bir hayat. Oraya yolculuk. İrsi intikal ile içimize işlemiş bir durum.
Amentüde soyutlanan iman ilkeleriyle düşündüğümüzde.
GÖÇ gerçekliği ile bağı. Müslümanı derinden etkiler ve yaşatır.
Nasıl diyelim.
Hakim olan Allah'ın bize tanıdığı sınırlar ve özgürlük çerçevesinde.
Göç kaderdir.
Bu kaderi. İnsana isabet eden boyutuyla. Olumlu olumsuz haliyle değerlendirerek. İrade gösterek. Kazalar gerçekleştirmektedir.
Kaza ve kader anlayışımız. Bize sorumluluklar da yükler.
Bu sorumlulukların olumlu olumsuz ifası ecrini. Takdirle. Bu dünya ve ahirette adil bir şekilde alacağımıza inanıyoruz. Küllü adaleti anlayabilme derecesi ve ferdi ve ictimai sorumluluğumuzu gerçekleştirme iradesinde bulunuruz.
Göç gerçekliğini bu iman çerçevesinde değerlendirip, yaşamaya gayret etmeli diye bir sonuç çıkar.
Ezelden Ebede bir durumda. Dünya durağında insan.
Adem atamızın. Göçü.
İnsanın ana karnından dünyaya göçü.
Yaşadığı aileden. Cocukların kurduğu yeni ailelerle. Yakın mekan uzak mekan göç etmesi.
Göçler sonucu.
Yeni aile mekanlarına göç.
Yeni mahallelere göç
Yeni köy ilçe şehirler kurarak oluşan göç.
Teknolojik. Sanayi, sağlık eğitim, güvenlik. Kişisel yetenek icrası gerekliliği. Gibi gibi. Çok geniş alanda ve farllılıklarda. Ve hayatın içinden fıtrat zarureti göç. Kabusların, katliamların zulumlarin yaşandığı inkardan. Sukunetin, huzurun yaşandığı imana göç.
Kaderimiz olan göç gerçekliği. Yaradanın büyüklüğü ve iradesi.
Mekkeden medineye. Kainatın efendisinin hicreti. İlk inananların Habeşistan'a mülteci olması. Hukuk önüne çıkmaları.
Göç konusunda. Güvenlik ekonomik kültürel bila bila. yönleriyle İman ilkelerini, vahyi anlayışla. Her alanda Allah Rasulünün uygulamaları. Anlaşmaları. Küfrü, zulmü, siddet ve saldırganlığı. Ihaneti uzaklaştırmaya. Kardeşlik müessesesi ve diğer uygulanslarla.
Yepyeni, iman ilkelerinin yaşandığı toplum ve dünya inşası.
Pratiğe de dökülmüş olması.
Salat ve selam üzerine olsun. Yaradanımıza bu göç nimeti ve rasül örnekliği ile. Yol göstericiliğine hamd olsun.
Göç yasaklanması ve inkarı abestir.
Göç gerçektir, vardır, gereklidir.
Göç hakikatini ve kişisel ülke ve uluslar arası boyutuyla.
Rasül òrnekliğinde yeniden değerlendirilip incelenmesi gerekir.
Vahiy ilkelerinin hatatımızda uygulama boyutuyla göç gerçekliğinin. Yeniden değerlendirilerek.
Memleketimizdeki dünyaya òrnek olacak uygulamalara ilave. Yeni göçler ve bu konudaki gelişmeleri de değerlendirerek.
İlahi adaletteki muradın göç konusunda. Bize ne tür sorumluluklar yüklediğinin tesbitiyle. Yeniden yeniden göç konusunun ilahi iradeye uygun yaşanmasını sağlamalıdır.
Göç kaderdir.
Kaza ve kader inanç ilkemiz anlayışında.
Kader içinde yaşanan. Kader içinde kader olan kazalar.
Ahiret inancımızın canlı tutar.
Göç konusunda yapıp ettiklerimiz. Yapmamız gerekip te yapmadıklarını.
Bizleri ya cennetlik yada cehennemlik yapar.
Göç kaderimizdir.
Toprak üstünden toprak altına göç ederken.
Son durak masallardan ana vatan. Aslı vatan toprağına göç.
Göç kervanı hayatımızı. Çennete yolculuk aşaması göç ten göçe göçlerde. Hak, hakikat üzere tutabilmek, kalabilmek duasıyla.
Mehmet Ali Turhal
13 Mayıs 2025
Serdivan / SAKARYA