Kazdıkları Çukura Düşmek
Büyüklerimizden dinledik. Küçükten öğrendik.
Ebu Cehil Peygamberimizin yolunun üzerine çukur kazışı. Kendince tuzak arayışı.
Bunun Allahın yardımı gelip, farkedilmesiyle. Tuzak çukurdan uzaklaşan peygamberimizin yönelışıni engellemek için olacak heral.
Kazdığı çukurun unutturulnası, unutmasıyla. Halininin gafleti tuzağ kurduğu kişiye doğru yönelerek. Hareketlenmesiyle çukuruna kendisi düşer..
Hilesi ayağına dolanır.
Peki kimi suçlar. Hilesine düşmeyen Rasülü suçlar. Ona kızar. Kendim ettim kendim buldum demeyinim tavrı.
Hak ve hakikatle uğraşabilmek körlüğü. Böyle bir kişilik tavrı gerektiriyor herhalde.
Kötülük hile. Kendine ve milletine hayırı olmayan işlerle uğraşıp. Ardından da yeni Türkiye Yüzyılı hedefini gerçekleştirmeye çalışan insanlarla. Farklı şekillerde ve hilelere uğraşarak ve tuzaklar kurma çalışmalarına usanmadan devam ederlerken.
Gazoz kapağı, tuvalet terliği olsa bile seçeriz. İzmir Körfezinin kokusunu bırak. Bokunu bile yeriz. Yine de. Bu şartları oluşturanları seçeriz diyerek. Hem kendi tuzaklarına düşerlerken. Hem de zarar görmelerine rağmen. Çektikleri sıkıntı ve gördükleri zarardan dolayı da. Hizmet ehli özellikle müslümanları suçlamaktadırlar.
Bunlar da güya kötücül dava gayreti. Vaadkerle uslendikleri sorumluluklarını ise. Al İzmiri vur İstanbul'a. Ankara'daki yapılacakların da engelleyip. Yapılamaması da ayrı konu. İnsan bu. Demekki insan yaşadığı kötülük çukuruna da alışabiliyormuş demekki. İzansızlık mi bilmemezlik mi diyelim. Onu da yaşanacak tek yol sanmaları gibi bir şey.
İnsanın eksiklerini görüp. Bunları tamamlayan yardımlaşan birlikte hayat paylaşmanın nimet olduğunu bilmeden.
Haklıya hakkı teslim eme de olmayınca. Hakın üzerini örtmeye çalışılırken. Yakaladıklarında ve çaresizliklerinde
Arlanma, utanma da yok tabi.
Ne var.
Hakikati gereği gibi örtemediklerinden dolayı.
Hakikati savunanların. Konuşna fırsatını, iş hizmet üretimlerini engelleyemediklerinden dolayı üzülürlerken. Üzgünlük tavrı. Her haliyle durumlarına yansır. Hiç değilse dokunan iyiliğe. Lluşan huzura sevinemez. Münafık kesim ise. Tavırlarında duygusal tezahürlerini de saklamayı öğrenmişlerdir. O ayrı bir durum ve sorun.
Bir kesim var ki.
Hakikati savunanları
Önce.
Küçük görme den başlayarak
Alay etme
Muhatap almak istememe.
Uzaklaşma.
Yalnızlaştırma
Hakikat savunucularıyla destek adına konuşanlarını da engelleme.
Sonunda.
Şiddetini artırarak.
Tuzaklar kurma, zarar verme verdirme. Ve nihayetinde.
Yok etmrk için fırsat kollama. Bunun için yorulmak bilmeyen gayretle çalışmalar.
Böyle utanmaz. Şiddete dönük olacak şekilde hak düşmanı. Kötücül olabilmelerini. Güçlü olmak sanmaları ve bu halleriyle de övünmeleri ayrı bir yazıklık durum.
Normal bir insanın hayal edip anlatabileceği bir şey değil tabi. Buna rağmen. Hakikat gayretlilerine tuzak kuranlar. Nihayetinde. Er veya geç. Az hasarlı çok hasarlı. Yaygın ve dar hasarlı. Kurdukları tuzaklara. Kazdıkları çukura kendileri düşmek durumunda kalırlar. Bütün çabaları boşa gittiği gibi. Çektikleri acı sıkıntı ve kırgınlıkları da cabası. Huzursuz bir hayat zor iş zor hayat.
Ne diyelim
Hakkı tanıyalım.
Şeytanı tanıyalım. Nefsi dizginleyelim.
Hak üzerine olup. Şeytandan uzak duralım.
Buna rağmen mümkün mü?
Hayır tabi.
Rabbimizden ihsanına hidayetine. Dua ve gayretlerimizle. Allahtan dileyelim. O halde. Tuzak kuran hesabı insan değil. Salih amel üzere harbi olmalı diyelim.
Şeytanın hilelerini bilip uzaklaşnamıza gayretlerimizin yetmeyeceğini bilerek. Ondan da Allaha sığınarak. İnsan ne yaparsa kendine yapar anlayışıyla. Şeytandan ve şeytana uyanlardan uzak kalabilmek duasıyla.
Mehmet Ali Turhal
03 Eylül 2025
Serdivan / SAKARYA