Genç Olanlar, Genç Kalanlar.
İnsan, yaratılışı gereği
Doğar büyür öür.
Ebedi hayata doğumdan itibaren yürüyen.
Bedenen farklılaşmakarını, tecrübe birikimlerini, fikri üretimlerini bilebildiğimiz kadar biliyoruz. İnsanın bir vechesiyle de imanının dereceleride farklılıklar gösterdiğini. Hayata yansıtmada farklılıklarını da farklı şekillerde hissediyoruz.
Bu konuda Beyhaki ve Bursevi hazretlerinde olduğu gibi. İmanın şubeleri hakkındaki yazlan kitapların varlığını da biliyoruz.
Hayatın içinde bir yerlerde bir şekilde. Gençleri ve yaşlıları katagorileştirip. Birbirinin karşıtı, engelleyicisi gibi bir durum oluşuyor.
Buradan
Bilerek bilmeyerek. bir karmaşa oluşuyor veya oluşturuluyor. Bu da toplum huzurunu. Yetkinlik değerlendirmesini engelliyor.
Bunun verimlilik açısından engellenmesiyle birlikte, imanın yansımasının gerçekleşememesini de izah ederken.
Delil itibarıyla izahta gerekçe sunarken kasıt farklılaşıyor.
Gençlik, yaşlılık, yetkinlik değerlendirmesi yerine.
Bu araçlar amaca dönüşüp. Yapılan kişisel hatalarla, birbirinin karşıtı hale geliyor. Gayeden sapmalar gerçekleşiyor.
Bütünlük kardeşlik huzur. Yetkinliklerin değerlendirilmesi imkanı kayboluyor.
Yaşlılar ve gençler karşı karşıya getiriliyor. Bazıları bunu kuşak çatışması diye de kavramlaştırıyor Yaşlılar sanki hiç genç olmamış, gençliğin ne olduğunu bilmiyormuş gibi. Ya da çatışmaları gerekiyormuş gibi. Ya da gençken bir yetkinliği olamazmış gibi yorumlamalar ortaya çıkıyor.
Genç olanlar, genç kalanlar.
İmanlarını kişisel ve sosyal alanda yetkinlikleriyle yansıtmalarında genç tutanlar. Mesela. Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali gençken müslüman. Yaşlı iken halife oluyor. Yani yaşlı iken geçleri engellemiş mi oluyor. Tabi hayır. Aslında genç kalmış duygularıyla gençlerin önünü açıyorlar. Hz. Ebubekir'in Gençlik ve Yetkinlik tecrübeleri şahadetiyle birlikte kendine Sıddık ünvanını veriyor.
Bireysel olarak düşünüldüğünde genç ve yaşlıların yanlış kararlarını. Gençlik ve yaşlılık karşıtlığına dönüştürmemek lazım.
Yetkinlik önemli. Bunun gençte veya yaşlılarda olmasının bir önemi yok. Önemli olan bu yetkinlik nimetinin olması, değerlendirilmesi.
Vahiy ilkeleri.
Allah Rasulünün uygulamaları çerçevesinde.
Kişisel hal, yaşlı veya genç yetkinlik. İhtiyaç görebilecek yerde değerlendirilmesi. Bunu da. Rabbin istediği şekilde Rabbinin verdiği yetkinlik nimetini, lütfunun bilinciyle kullanarak. İbadete dönüştürülmesi.
Kıymetli olan bu diye düşünüyoruz.
Dünya tarlasındaki hasadıyla. Ahiret ambarının doldurulması anlamına geliyor. Bu hasat gençken yapılmış yaşlıyken yapılmış. Önemli olan yapılmış olması iki halde de kıymetli olması.
Genç olanlar, genç kalanlar.
Biri geçmişin. Biri geleceğin. İkisi de birbirinin Rablerinden duası. Elhamdülillah.
Mehmet Ali Turhal
20 Aralık 2024
Serdivan / SAKARYA