Milli Değerimiz Ahbab Kavramı ve Depremin Enkazında Kötücül Zihniyet
"Asrın felaketi" olarak nitelendirilen deprem, yalnızca şehirleri değil, milletimizin yüreğini de derinden sarstı. Böylesine büyük bir felaket karşısında devlet, millet, belediyeler, güvenlik güçleri, sağlık çalışanları ve samimi sivil toplum kuruluşları imkânlarını seferber ederek canla başla mücadele etti. Dünyanın birçok ülkesinden daha geniş bir coğrafyayı etkileyen bu afette, eksikler elbette tartışılabilir; zararsız atlatılamatacağı kesin. Ancak gösterilen büyük gayreti yok saymak da vicdanla bağdaşmaz.
Bu noktada Doğan Dağ Bey'in "Hepiniz Oradaydınız" başlıklı yazısını yeniden gündeme taşımasını önemli buluyorum. Unutulmaya yüz tutmuş bazı iddiaların yeniden hatırlatılması, kamu vicdanının canlı tutulması bakımından kıymetlidir. Kendisine bu hassasiyeti için teşekkür ediyor, emeğinin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Deprem günlerinde dikkat çeken hususlardan biri de, "Nerede bu devlet?" söyleminin organize bir biçimde yaygınlaştırıldığı yönündeki tartışmalardır. Henüz arama kurtarma çalışmaları devam ederken devlet kurumlarını, kamu görevlilerini ve samimi yardım kuruluşlarını itibarsızlaştırmaya yönelik girişimlerin olduğu iddiaları toplumun hafızasında yer etmiştir.
Recep Tayyip Erdoğan gitsin de ne olursa olsun kindarlığı. Bütün yapılan başarılı çalışma ve gelişmelere rağmen. Bu tür yanlış oluşumlara da sebep olmadadır.
Şayet gerçekten böylesi organize kötücül faaliyetler söz konusu olmuşsa ki öyle giòrünüyor, bunların bütün yönleriyle araştırılması hukuk devleti olmanın gereğidir. Çünkü bir milletin acısını siyasi veya ideolojik hesaplara malzeme yapmak, hangi gerekçeyle olursa olsun kabul edilemez.
Bu nedenle yürütülen soruşturmaların, "aldatıldık" benzeri ifadelerle geçiştirilmesi kamu vicdanını tatmin etmeyecektir. Beklenti; delillerin titizlikle değerlendirilmesi, sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesi ve hiçbir şüphenin karanlıkta bırakılmamasıdır.
Milletimizin ortak beklentisi adaletin eksiksiz tecelli etmesidir. Aksi hâlde yalnızca bir soruşturma eksik kalmış olmaz; toplumun adalet duygusu da yara alır. Böyle bir hayal kırıklığının sosyal ve toplumsal yansımaları olabileceği de göz ardı edilmemelidir.
Deprem, birlik olma zamanıdır. Acıları büyütmenin değil, dayanışmayı güçlendirmenin zamanıdır. Fakat dayanışmaya kasteden, milletin yarasını istismar eden her türlü girişim de hukuk içinde mutlaka aydınlatılmalıdır. Devleti ve milleti küçük gösterme ve depremin olduğu zamanda yapılan çalışmaları aksatmanın bedelinin karşılığı verildiği millet vicdanında da gerçekleşmelidir. Güçlü devlet, güçlü millet ve güçlü adalet ancak bu şekilde birbirini tamamlar.
Mehmet Ali Turhal
29 Temmuz 2026
Serdivan / Sakarya